büyüdük ile cümle

büyüdük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Elektrik konusunda oluşturduğumuz bu güven modeliyle büyüdük.Наша модель безопасности электричества — это то, с чем мы родились.
Elektrik konusunda oluşturduğumuz bu güven modeliyle büyüdük.Нашият модел за електричеството е нещо, с което сме се родили.
Elektrik konusunda oluşturduğumuz bu güven modeliyle büyüdük.המודל שלנו לגבי בטחון עם חשמל, הוא משהו שנולדנו לתוכו.
Elektrik konusunda oluşturduğumuz bu güven modeliyle büyüdük.نمودج الأمن من الكهرباء لدينا هو شئ ولدنا فيه
Elektrik konusunda oluşturduğumuz bu güven modeliyle büyüdük.私たちにとっては常識です 生まれたときから特に変化もしていません
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Am crescut învățând să-l aclamăm pe cel fără șansă pentru că ne vedem pe noi înșine în el.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Chúng ta lớn lên học cách đông viên những người khốn khổ vì chúng ta thấy mình trong họ.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Crecimos aprendiendo a animar a los desvalidos porque nos vemos en ellos.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Crescemos a torcer por aquele que não é o favorito porque nos vemos refletidos neles.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Dorastaliśmy ucząc się dopingować słabszych, ponieważ widzieliśmy w nich samych siebie.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Kita tumbuh belajar menyemangati mereka yang tidak diunggulkan karena kita melihat diri kita di dalam mereka.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.우리는 약자를 응원하는 법을 배우며 자라왔습니다. 왜냐하면 우리가 그들에게서 우리 자신을 보기 때문이죠.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Med odraščanjem so nas naučili naj spodbujamo neverjetnega zmagovalca, ker sami sebe vidimo v njih.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Me kasvoimme puolustamaan heikompaa, koska näemme itsemme heissä.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.När vi växte upp lärde vi oss att heja på den som låg under, för vi ser oss själva i dem.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Naučili jsme se fandit smolařům, protože jsme se v nich vzhlédli.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.On a grandi en apprenant à réconforter les opprimés parce qu'on se voit en eux.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Siamo cresciuti imparando a incoraggiare i perdenti perché in loro vediamo noi stessi.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Úgy nőttünk fel, hogy az esélyteleneknek szurkoltunk, mert magunkat láttuk bennük.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Vi voksede op med at heppe på underhunden, fordi vi ser os selv i dem.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Wij leerden te juichen voor de underdog omdat we onszelf erin herkennen.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Wir haben gelernt, den Außenseiter anzufeuern, weil wir uns selbst in ihm sehen.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Μεγαλώσαμε μαθαίνοντας να υποστηρίζουμε το αουτσάιντερ γιατί βλέπουμε τους εαυτούς μας σ' αυτούς.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Израснахме, учейки се да ободряваме подтиснатите, защото в тях виждахме себе си.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.Мы выросли, научившись подбадривать аутсайдеров, потому что мы видим себя в них.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.גדלנו כשאנו לומדים להריע למפסיד כי ראינו בו את עצמנו.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.تربينا وتعلمنا بأن نشجع وندعم ضحايا الظلم والإضطهاد لأننا نرى أنفسنا فيهم.
Ezilen kişiye gülmeyi öğrenerek büyüdük, çünkü aslında onlarda kendimizi gördük.それは 弱い者の中にこそ 自分の姿を見出すから あだ名と自分は別だと信じることに
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.Et nous pouvons voir que plus l'angle est grand, plus il est ouvert .
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.벌어진 크기가 클수록 각도가 크다는 것을 알 수 있습니다
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.Poďme si urobiť ešte jeden, chcem vám ukázať, čo nemáte robiť.
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.Vidíte že tento úhel je více otevřený
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.Така този е 150°.
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.これは、150度です。確認します。
Gerçekten parçalanabilir. Düşünebilirsiniz ki kan akar, plak büyüdükçe kan çevresinde türbülans oluşturur.תוכלו לדמיין את זרימת הדם, כאשר הפלאק גדל, זרימת הדם מתערבלת קצת ליד הפלאקים האלה
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Crecimos interactuando con los objetos físicos a nuestro alrededor.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Creștem interacționând cu obiectele fizice din jurul nostru.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Kita tumbuh berinteraksi dengan objek nyata di sekitar kita
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.우리는 실제 물건들이 상호작용하는 실세계에서 자라왔습니다.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Nós crescemos a interagir com os objetos físicos à nossa volta.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Nous avons tous grandi en interagissant avec les objets physiques autour de nous.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Siamo cresciuti interagendo con gli oggetti fisici intorno a noi.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Trong cuộc sống hằng ngày chúng ta tương tác với các vật thể quanh ta.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Úgy növünk fel hogy kölcsönhatásban vagyunk a körülöttünk lévő tárgyakkal.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Vi voksede op og interagerede med de fysiske objekter omkring os.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Vyrostli jsme v těsném kontaktu s objekty kolem nás.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Wir sind damit aufgewachsen mit den physischen Objekten um uns zu interagieren.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Μεγαλώσαμε αλληλεπιδρώντας με τα πραγματικά αντικείμενα γύρω μας.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Мы выросли, взаимодействуя с различными физическими объектами.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.Ние израстнахме, взаимодействайки си с физически обекти около нас.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.מילדותנו אנו באים במגע עם החפצים סביבנו.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.منذ نشأنا... و نحن نتعامل مع الأشياء من حولنا.
Hepimiz çevremizdeki nesnelerle etkileşimde bulunarak büyüdük.身の回りのモノに触れて育ってきました 私たちが日常生活で使うモノは
İş, temel bir akli beceriye ihtiyaç duyuyorsa, ödül büyüdükçe performans düşüyor.אבל ברגע שהמשימה דרשה מיומנות קוגניטיבית בסיסית, פרס גדול יותר הגיע לביצוע פחות טוב.
İş, temel bir akli beceriye ihtiyaç duyuyorsa, ödül büyüdükçe performans düşüyor.不思議ですよね?報酬が高いと成果が低くなる。こんなことがあり得るのか?更に面白いことに、
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Acum, chestia remarcabilă despre vasele sanguine este abilitatea de a se adapta oricărui mediu în care cresc.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Điều kỳ diệu của các mạch máu là chúng có khả năng thích nghi với bất kỳ môi trường phát triển nào.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Huikea seikka verisuonista on, että niillä on kyky sopeutua mihin tahansa kasvuympäristöön.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.혈관에 대해 주목할만한 것은 혈관이 자라고 있는 환경이 어떻든지 간에 적응할 수 있는 능력이 있다는 것 입니다.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.L'aspetto notevole dei vasi sanguigni è la loro capacità di adattarsi, in qualunque ambiente crescano.

İlgili Sayfalar