Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.그리고 저는 제가 자라났던 곳인 보스턴에 다시 오게 된 것을 자랑스럽게 생각합니다.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Også stolt af at være flyttet her til Boston, hvor jeg faktisk voksede op.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Ook trots dat ik hier naar Boston ben verhuisd, waar ik zelfs ben opgegroeid.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Szintén büszke arra, hogy ide Bostonba költöztem, ide, ahol egyébként felnőttem.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.También orgulloso de haber sido trasladado aquí a Boston donde crecí en realidad.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Επίσης περήφανος που έχω επανεγκατασταθεί εδώ στη Βοστώνη, όπου μάλιστα μεγάλωσα.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.А также тем, что переехал сюда, в Бостон, где я вырос.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Също така съм горд, че са преместих тук, в Бостън, където всъщност израстнах.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.אני גם גאה שהועברתי לכאן, לבוסטון, היכן שלמעשה גדלתי.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.و فخور أيضاً بإنتقالي هنا إلى بوسطن حيث ترعرعت في الواقع
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.私の誇りです イェーイ ボストン!
Ayrıca, evrim boyunca kadın kalçası küçülürken, bebek kafalarının büyüdüğünü dikkate almak lazım.진화과정에서 아이의 머리가 커질수록 여성의 엉덩이는 작아져 왔다는 것도 한번 생각해보세요. 구역질과 피로, 고통을 느끼며
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Aaron est né à Highland Park et il a grandi ici.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Aaron sinh ra và lớn lên tại Highland Park.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Bueno, nació en Highland Park y creció aquí.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.È nato e cresciuto qui ad Highland Park.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Han er født i Hghland Park og voksede op her.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Highland Parkban született és itt is nőtt fel.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.애런은 하이랜드파크에서 나고 자랐습니다
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Narodil se v Highland Parku a vyrostl tady.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Nun, er wurde in Highland Park geboren und wuchs hier auf.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Urodził się w Highland Park i tutaj dorastał.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Wel, hij werd geboren in Highland Park en groeide daar op.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Γεννήθηκε στο Χάιλαντ Παρκ και μεγάλωσε εκεί.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.Ну, он родился в Хайленд-Парк и вырос здесь.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.אהרון בא ממשפחה של שלושה אחים, כולם מבריקים בצורה יוצאת דופן.
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.حسناً، وُلِد في هايلاند بارك ونشأ هنا
[Babasý] Aaron, Higland Park'ta dođdu ve burada büyüdü.アーロンは3人兄弟の1人で、とても利発な子でした。
Bach'ın müziği, büyüdüğüm yer olan바흐의 음악이 인근
Bach'ın müziği, büyüdüğüm yer olanהמוזיקה של בך היתה מתמזגת
Bach'ın müziği, büyüdüğüm yer olanموسيقى باخ سوف تتمازج
Başınızı bir an kaldırın ve etrafınıza bakın, etrafınızdaki manzaranın nasıl da büyüdüğünü görün.고개를 들어 주변을 보며 전망을 살펴보라고 얘기해줍니다.
Başınızı bir an kaldırın ve etrafınıza bakın, etrafınızdaki manzaranın nasıl da büyüdüğünü görün.להרים את הראש ולהסתכל מסביב ולראות איך הנוף סביבכם גדל.
Başınızı bir an kaldırın ve etrafınıza bakın, etrafınızdaki manzaranın nasıl da büyüdüğünü görün.وان ترفع رأسك عاليا .. وان تنظر من حولك وترى المشهد العام الذي يحيط بك
Başınızı bir an kaldırın ve etrafınıza bakın, etrafınızdaki manzaranın nasıl da büyüdüğünü görün.周囲の風景の変化に目をやりなさい」 そうすることで 本当に前に進めるのです
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Asta este cu ce o parte din noi ua crescut si s-au obisnuit.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Chúng ta, những người ở một lứa tuổi nhất định đã lớn lên và quen thuộc với những điều này.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Das ist das womit diejenigen von uns in einem bestimmten Alter aufgewachsen sind und an was sie gewöhnt sind.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.É aquilo com que alguns de nós — com uma certa idade — cresceram e a que estão habituados.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Esto es aquello con lo cual algunos de nosotros de cierta edad crecimos y a lo que estamos acostumbrados.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Ez az, amivel mi, akik egy bizonyos korban vagyunk, felnőttünk, és amihez hozzászoktunk.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Hier zijn we, als we niet te oud zijn... mee opgegroeid. Dat zijn we gewend.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.거기에 익숙합니다. 그런데 이 미디어지형에는 흥미로운 비대칭성이 있습니다.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Ma qui si ha una strana asimmetria.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Media, przy których wielu z nas się wychowało.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.To so tisti mediji, s katerimi smo odrasli in smo jih navajeni.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Toto je něco, s čím ti z nás jistého věku vyrostli a na co jsou zvyklí.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Εμείς που είμαστε κάποιας ηλικίας, με αυτά μεγαλώσαμε και είμαστε εξοικειωμένοι.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.С това ние, хората на определена възраст, сме израстнали и свикнали.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Это то, к чему многие из нас привыкли, с чем мы выросли.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.אלו הדברים שהאנשים שבגיל המתאים גדלו איתם ורגילים אליהם.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.كبروا معه ، وتعودوا عليه ولكن هناك عدم توافق عجيب هنا
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.その中で育ち 慣れ親しんできたものです しかし ここには妙な非対称性があります
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Być może ona poprawić, jak ona dorasta," oficer żona powiedziała dobrej dobrodusznie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Có lẽ cô ấy sẽ cải thiện khi cô lớn lên", vợ của nhân viên cho biết naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ehkä hän paranee, kun hän vanhenee," upseerin vaimo sanoi hyvän- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Forse migliorerà come lei cresce," la moglie del funzionario ha detto good- umore.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Kanske hon kommer att förbättras när hon blir äldre", officerens hustru sade god naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Måske hun vil forbedre sig som hun bliver ældre," officer kone sagde farvel naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Misschien is ze zal verbeteren als ze ouder wordt," de officier zei de vrouw van goede gemoedelijk.