Tom'un büyüdüğü yer hakkında bütün bildiklerini bize anlat.Tell us everything you know about where Tom grew up.
Tom'un büyüdüğü yer hakkında bildiğin her şeyi bize anlat.Tell us everything you know about where Tom grew up.
Kalabalık, dakikalar geçtikçe daha da büyüdü.The crowd grew larger minute by minute.
O, anne babasıyla birlikte büyüdü.He grew up with his parents.
Tom küçük bir balıkçı köyünde büyüdü.Tom grew up in a small fishing village.
Tom'la aynı blokta büyüdük.I grew up on the same block as Tom.
Hepiniz büyüdünüz.You're all grown up.
Sen büyüdün, Tom.You've grown up, Tom.
Buralarda büyüdün, değil mi?You grew up around here, didn't you?
Siz nerede büyüdünüz?Where did you guys grow up?
Tom büyüdüğü yer hakkında yalan söyledi.Tom lied about where he grew up.
Tom Boston'da büyüdüğünü söyledi.Tom said he grew up in Boston.
Kendi kararlarımı alacak kadar büyüdüm.I'm old enough to make my own decisions.
Tom, büyüdüğünde ne olmak istiyorsun?Tom, what do you want to be when you grow up?
Onlarla büyüdüğüm için İsveç yemeklerine çok düşkünüm.I am very fond of Swedish food because I grew up with them.
Onun burnunda küçük bir sivilce büyüdü.On his nose grew a small pimple.
Benim bütün oğullarım büyüdü.My boys are all grown up.
Boston büyüdüğüm yerdir.Boston is where I grew up.
Umutsuz büyüdüm.I grew desperate.
Vay, sen gerçekten büyüdün.Wow, you've really grown up.
Bu benim büyüdüğüm yer.That's where I grew up.
Tom bakımsız koşullarda büyüdü.Tom grew up in squalid conditions.
Bu benim büyüdüğüm evdir.This is the house I grew up in.
Tom Mary'nin büyüdüğü evi görmek istiyor.Tom wants to see the house Mary grew up in.
Tom büyüdüğünde bir polis olmak istiyor.Tom wants to be a policeman when he grows up.
Tom büyüdüğünde bir bankacı olmak istiyor.Tom wants to be a banker when he grows up.
Bu büyüdüğüm şehrin parçasıdır.This is the part of town where I grew up.
Büyüdüğüm zaman öğretmen olmak istiyorum.When I grow up, I want to be a teacher.
Tom zengin bir ailede büyüdü.Tom grew up in a rich family.
Büyüdüğüm zaman Tom'la evleneceğim.When I grow up, I'm going to get married to Tom.
Kar taneleri büyük beyaz tavuklar gibi görününceye kadar gittikçe büyüdü.The snow-flakes became larger and larger, till they appeared like great white chickens.
Kar taneleri, en sonunda büyük beyaz kuşlara benzeyene kadar büyüdü de büyüdü.The snow-flakes seemed larger and larger, at last they looked like great white fowls.
Her gün gittikçe güzelleşerek büyüdü.She grew every day more and more beautiful.
Ben Şiraz'da büyüdüm.I grew up in Shiraz.
Büyüdüğünde anlayacaksın.You'll understand when you grow up.
Büyüdüğünde anlarsın.You'll understand when you grow up.
Bu büyüdüğüm yer.This is where I grew up.
Boston'da mı büyüdün?Did you grow up in Boston?
Onlarla birlikte büyüdüm.I grew up with them.
Onunla birlikte büyüdüm.I grew up with him.
Hem Dan hem de Linda ikisinin de büyüdüğü Londra'da yaşıyor.Dan and Linda live in London where they both grew up.
Dan bir Londra mahallesinde, büyüdüğü yerde, yaşadı.Dan lived in a London neighborhood, where he grew up.
Tom ve Mary hâlâ onların ikisinin de büyüdüğü Boston'da yaşıyorlar.Tom and Mary still live in Boston where they both grew up.
Ben küçük bir kasabada büyüdüm.I grew up in a little town.
Bu, Tom'un büyüdüğü ev.This is the house where Tom grew up.
Ben Kolombiya'daki Medellin'de doğup büyüdüm ve yaşıyorum.I was born, raised and live in Medellín, Columbia.
Tom askeri bir ailede büyüdü.Tom grew up in a military family.
Tom büyüdü.Tom got bigger.
Burası benim büyüdüğüm semt.This is the neighborhood where I grew up.
O, şehrin kaba kısmında büyüdü.She grew up in a rough part of the city.
O, kaotik koşullarda büyüdü.She grew up in chaotic circumstances.
Tutku yüreklerinde büyüdü.Passion grew in their hearts.
O, küçük samimi bir kasabada büyüdü.She grew up in a small friendly town.
Tom tutucu bir ailede büyüdü.Tom grew up in a conservative family.
Çok fazla maddecilikle büyüdün ve şimdi komşularını kıskanıyorsun.You grew up with too much materialism, and now you envy your neighbours.
Tom mutlu bir ailede büyüdü.Tom grew up in a happy family.
Tom büyüdüğü zaman ne olmak istiyor?What does Tom want to be when he grows up?
Fransızca konuşarak mı büyüdünüz?Did you grow up speaking French?
Meksika yemeği yiyerek büyüdüm.I grew up eating Mexican food.
Tom'un göz bebekleri büyüdü.Tom's pupils became dilated.