Ana içeriğe geç
Sözlük

büyüdü ile cümle

büyüdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben o evde büyüdüm.I grew up in that house.
Dağlarda büyüdüm.I grew up in the mountains.
Ben ormanda büyüdüm.I grew up in the woods.
Bu evde büyüdüm.I grew up in this house.
Bu çevrede büyüdüm.I grew up in this neighborhood.
Bir nehrin yakınında büyüdüm.I grew up near a river.
Ben o mahallede büyüdüm.I grew up in that neighborhood.
Tom'un utancı büyüdü.Tom's embarrassment grew.
Tom'un kafa karışıklığı büyüdü.Tom's confusion grew.
Tom ve Mary birlikte büyüdüler.Tom and Mary grew up together.
Bu kavram burada çimlendi ve yurt dışında büyüdü.That concept germinated here and thrived overseas.
Tom hem Fransızca hem de İngilizce konuşarak büyüdü.Tom grew up speaking both French and English.
Evde Fransızca konuşarak büyüdüm.I grew up speaking French at home.
Sahil kenarında mı büyüdün?Did you grow up near a beach?
Sahil kenarında mı büyüdünüz?Did you grow up near a beach?
Büyüdüğüm evde kullanma suyu yoktu.The house where I grew up didn't have running water.
Burada doğup büyüdüm.I was born and raised right here.
Ben Boston'da doğup büyüdüm.I was born and raised in Boston.
Tom, çok çabuk büyüdün.Tom, you've grown so fast.
O, Almanya Demokratik Cumhuriyetinde büyüdü.She grew up in the GDR.
Tom ve ben birlikte büyüdük.Tom and I grew up together.
Tom ve Mary yakın büyüdüler.Tom and Mary grew closer.
Tom büyüdü ve artık kendi ayakları üzerinde durabilir.Tom has grown up and can stand on his own feet now.
O, Avustralya'da büyüdü.She grew up in Australia.
Oğlun şimdi oldukça büyüdü.Your son is quite grown up now.
Küçük oğlan çok hızlı büyüdü.The little boy grew very fast.
Tom bir göle yakın büyüdü fakat o iyi bir yüzücü değil.Tom grew up near a lake, but he isn't a good swimmer.
Ben yoksulluk içinde büyüdüm.I grew up in poverty.
Sen yoksulluk içinde büyüdün, değil mi?You grew up in poverty, didn't you?
O, yoksulluk içinde büyüdü.He grew up in poverty.
Mary yoksulluk içinde büyüdü.Mary grew up in poverty.
Biz yoksulluk içinde büyüdük.We grew up in poverty.
Onlar yoksulluk içinde büyüdüler.They grew up in poverty.
Bu ikinci yalanda, onun burnu birkaç inç daha büyüdü.At this second lie, his nose grew a few more inches.
"Ama nasıl bu kadar çabuk büyüdün?" "O bir sır!""But how did you grow so quickly?" "That's a secret!"
Tom Boston'da doğdu ve büyüdü.Tom was born and raised in Boston.
O, Almanya'da büyüdü.He grew up in Germany.
Büyüdüğüm şehir çok güzeldir.The city I grew up is very beautiful.
Biz ayrı büyüdük.We've grown apart.
Tom buradan uzakta olmayan küçük bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town not far from here.
Tom iki dilli büyüdü.Tom grew up bilingual.
Tom çok dilli bir ortamda büyüdüğü için şanslıydı.Tom was lucky to grow up in a multilingual environment.
Oğullarım büyüdü.My sons have grown up.
Tom derin dağlarda izole bir köyde büyüdü.Tom grew up in an isolated village deep in the mountains.
Tom büyüdükçe daha akıllı oldu.Tom became wiser as he grew older.
Tom küçük ve sakin bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town.
Tom onu son gördüğünden beri Mary'nin ne kadar çok büyüdüğüne şaşırdı.Tom was surprised how much Mary had grown since the last time he'd seen her.
Tom çok dilli bir ortamda büyüdü.Tom grew up in a multilingual environment.
Tom bir çiftlikte doğup büyüdü.Tom was born and raised on a farm.
Tom Mary'ye Boston'da fakir bir muhitte büyüdüğünü söyledi.Tom told Mary that he grew up in a poor neighborhood in Boston.
Büyüdüğümüz için oyun oynamayı bırakmadık; oyun oynamayı bıraktığımız için büyüdük.We don't stop playing because we grow old; we grow old because we stop playing.
Tom küçük bir köyde büyüdü.Tom was raised in a small village.
Tom kominist bir ülkede büyüdü.Tom grew up in a communist country.
Boston'da büyüdüğümü nasıl bildin?How did you know I grew up in Boston?
Tom şehirde yaşamayı sevmiyordu ve büyüdüğü çiftliğe geri taşındı.Tom didn't like living in the city and moved back to the farm where he grew up.
Ben asla bir çiftlikte yaşamadım ama ebeveynlerimin ikisi de çiftliklerde büyüdü.I've never lived on a farm, but both of my parents grew up on farms.
Boston'da büyüdün, değil mi?You grew up in Boston, right?
Ben Boston'da büyüdüm fakat karım Şikagoludur.I grew up in Boston, but my wife comes from Chicago.
Tom Avustralya'da büyüdü.Tom grew up in Australia.
Tom Avustralya'da küçük bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town in Australia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod