Öğretmenin öğrenciler üzerinde büyük bir etkisi var.The teacher has a great influence on his pupils.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Alfred adı verildi.The baby was named Alfred after his grandfather.
Bebeğe büyükannesi tarafından bakıldı.The baby was taken care of by its grandmother.
Bu politika, fiyatlarda büyük bir yükselişe neden oldu.This policy resulted in a great rise in prices.
Gazetenin büyük bir tirajı vardır.The newspaper has a large circulation.
Yeni bina çok büyüktür.The new building is enormous.
Yeni film büyük bir başarıydı.The new movie was a big hit.
Bitki azar azar büyüdü.This plant grew little by little.
Çocuk büyük bir adam oldu.The boy grew up to be a great man.
Delikanlı, bir bilim adamı olmak için büyüdü.The boy grew up to be a scientist.
Çocuk büyük bir bilim adamı oldu.The boy grew up to be a great scientist.
Çocuk büyük bir potansiyele sahip.The boy is full of promise.
Oğlan, bitkinin büyümesini gözlemledi.The boy observed the growth of the plant.
Çocuk büyük bir bilgin gibi konuşuyor.The boy talks like a great scholar.
Kızın üzerinde büyük bir kırmızı şapka vardı.The girl had a large red hat on.
Küçük kız büyükannesinin bakımına bırakıldı.The little girl was left in her grandmother's care.
O araba o kadar büyük ki onu park etmek zordur.That car's so big that parking it is difficult.
Deneyler büyük buluşlara yol açtı.The experiments led to great discoveries.
Kaza haberi benim için büyük bir şok olduThe news of the accident was a great shock to me.
Oğlunun kazada yaralandığı haberi ona büyük bir şoktu.The news that her son was injured in the accident was a great shock to her.
Kaza, trafiği büyük bir karışıklık içine soktu.The accident threw traffic into great confusion.
Büyük annesinin anısına hürmeten çocuğa Sophia adı konuldu.The child was named Sophia after her grandmother.
Çocuk büyük bir devlet adamı oldu.The boy grew up to be a great statesman.
O, kısa süre içinde çok büyüdü.He grew a lot in no time at all.
Çocuğu idare etmekte büyük zorluk çekiyorum.I have great difficulty in handling the child.
O çocuğun büyük bir yeteneği var.That boy has a great talent.
Sanırım işi reddederek büyük bir hata yapıyor.I think he's making a big mistake by turning down the job.
Bu iş, büyük bir sabır gerektirir.The work calls for great patience.
Sektör, hükümetin finansmanına büyük ölçüde bağımlıdır.The industry is heavily dependent on government funding.
Ülke, ekonomisinin hızlı büyümesiyle tanınmıştır.The country is famous for the rapid growth of its economy.
Sel, yaşadıkları en büyük felaketti.The flood was the greatest disaster they had ever had.
Göl büyük ve güzeldir.The lake is large and beautiful.
Bu, bu konudaki en büyük sorundur.This is the biggest issue in this matter.
Sonuç olarak, o büyük bir tüccar oldu.As a result, he became a great merchant.
O oyun çok büyük bir başarı elde etti.That play was an immense success.
O oyun büyük bir başarıydı.That play was an immense success.
Plana karşı oy kullanman büyük cesaret.It is very brave of you to vote against the plan.
O planda büyük dikkatsizlik var.There is big oversight in that plan.
Paranın büyük bir kısmı harcandı.The greater part of the money was spent.
Büyük bina gökyüzüne dokunacak gibi görünüyordu.The huge building seemed to touch the sky.
Kurbanın yanlışlıkla büyük miktarda zehir aldığı düşünülüyor.The victim is thought to have taken a large quantity of poison by mistake.
Büyük zorluklar onun başarı yolunda duruyor.The great difficulties stand in the way of its achievement.
Firma ihracattan büyük kazançlar elde etti.The firm has made large profits from exports.
Şirketin büyük şehirlerde şubeleri var.The company has branches in all large cities.
Şirket büyük bir zarar yaşadı.The company suffered a great loss.
Şirket büyük kayıplar yaşadı.The company suffered big losses.
Şarkı büyük bir liste başıydı.The song was a big hit.
Ev bizim için çok büyük, bunun da ötesinde o çok pahalı.The house is too big for us, and what is more, it is too expensive.
Evin umduğumuz kadar büyük olduğunu sanmıyorum.I don't think the house is as big as we hoped.
Müzisyen hem Japonya hem de Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük ilgi görüyor.The musician is enjoying great popularity both in Japan and in America.
Film büyük bir başarıydı.The film was a great success.
Film büyük bir heyecan yarattı.The movie created a great sensation.
Film ona büyük popülerlik kazandırdı.The movie gained her great popularity.
Film iki büyük aktristi baş rolde oynattı.The movie costarred two great actresses.
Bu hareketin, kadınların davranışları üzerine büyük bir etkisi vardı.This movement had a great impact on the behavior of women.
Doktor çocuk hastalıkları üzerine büyük bir otoritedir.The doctor is a great authority on children's diseases.
Büyük politikacı 1963'te vefat etti.The great politician passed away in 1963.
Büyük bilimci onuruna bir ödül verildi.A prize was given in honor of the great scientist.
O radyo, bir kibrit kutusundan daha büyük değildir.That radio is no bigger than a matchbox.
Böyle dergilerin çocuklar üzerinde büyük bir etkisi var.Such magazines have a great influence on children.