Ana içeriğe geç
Sözlük

büyü ile cümle

büyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Büyüdükçe daha inatçı oldu.He became more obstinate as he grew older.
O asla büyük iş kayıplarının üstesinden gelemeyecek.He will never get over his huge business losses.
O işi için büyük bir coşku gösterir.He shows great enthusiasm for his work.
Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.He left an immense fortune to his children.
Ölmeden önce büyük bir servet biriktirdi.He amassed a large fortune before he died.
O, benden büyük miktarda para talep etti.He demanded a large sum of money from me.
Ülkesinin üstünde büyük etkisi var.He has a great influence on his country.
O,genç olduğu için,geçimini sağlayacak büyük bir aileye sahip.Young as he is, he has a large family to provide for.
Onun büyük elleri var.He has big hands.
Onlara biraz büyü göstererek çocukları eğlendirdi.He amused the children by showing them some magic.
Etrafındakiler üzerinde büyük bir etkisi vardı.He had great influence on those around him.
Küçük odasında büyük bir masası var.He has a large desk in his small room.
O, küçük bir köyde büyüdü.He grew up in a little village.
Onun eski bir kamyoneti ve büyük, hırpalanmış bir biçme makinesi vardı.He had an old pickup truck and a big, battered mower.
Ogawa'dan iki yaş büyüktür.He is two years older than Ogawa.
Onun büyük bir gıda stoku var.He has a large store of food.
Şu ana kadar yaşamış en büyük şair.He is the greatest poet that ever lived.
O, dünyanın şimdiye kadar yetiştirdiği en büyük bilim adamı.He is the greatest scientist that the world has ever produced.
Dünyadaki en büyük bilim insanları arasında sayılıyor.He is numbered among the greatest scientists in the world.
O, dünyadaki en büyük bilimcilerden biridir.He is one of the greatest scientists in the world.
Büyük bir bilim adamı oldu.He grew up to be a great scientist.
Güzel bir beyefendi olmak için büyüdü.He has grown up to be a fine gentleman.
O, büyük bir insan oldu.He grew up to be a great person.
O, büyüyen bir işe iki yüz dolar yatırım yaptı.He invested two hundred dollars in a growing business.
O, ölümünden sonrasına kadar büyük bir yazar olarak tanınmadı.He wasn't recognized as a great writer until after his death.
Büyük bir çoğunlukla seçimi kazandı.He won the election by a large majority.
Büyük babası tarafından eğitilmiştir.He was educated by her grandfather.
O, onun büyük babasının resmi.He is the picture of his grandfather.
O, büyükbabasından korkuyor.He is afraid of his grandfather.
O, büyük babasına tapar.He adores his grandfather.
O, büyük babasına benziyor.He resembles his grandfather.
Büyük annesi tarafından yetiştirildi.He was brought up by her grandmother.
Onun büyük bir hayal gücü var.He has a rich imagination.
O, oldukça büyük bir servete sahiptir.He has a fairly large fortune.
Oğluna büyük bir servet bıraktı.He left his son a large fortune.
O büyük bir hızla yürüdü.He walked at a quick pace.
O büyük kayıplara tahammül etti.He suffered great losses.
Birçok yönden büyük.He is great in many ways.
Enstitüye büyük miktarda para bağışladı.He bestowed a large amount of money on the institute.
O büyük olasılıkla başarısız olacak.He will probably fail.
O, büyüdüğünde doktor olacak.He is going to be a doctor when he grows up.
O büyük bir bardak bira ile susuzluğunu giderdi.He satisfied his thirst with a large glass of beer.
O büyük bir alabalık yakaladı.He landed a big trout.
O, büyük bir ev ve iki arabaya sahipti.He possessed a large house and two cars.
O, büyük bir demet çiçek taşıyarak geldi.He came bearing a large bunch of flowers.
O büyük bir firma tarafından bir katib olarak alınmıştır.He was taken on by a large firm as a clerk.
O büyük bir şehir hastanesinde çalışıyor.He works in a big city hospital.
O, büyük bir arabada geldi.He arrived in a big car.
O, kollarında büyük bir kutu tutuyordu.He was holding a large box in his arms.
Onun büyük bir coşkusu vardır.He has great enthusiasm.
Onun büyük bir ailesi vardır.He has a large family.
O, büyük bir aileyi geçindirmek için çok çalıştı.He worked hard to support a large family.
O, büyük ailesini geçindirmek için sıkı çalışıyor.He works hard to support his large family.
O, büyük ailesini beslemek zorundaydı.He had to feed his large family.
O büyük bir dinleyiciye hitap etti.He addressed a large audience.
Sonunda büyük bir girişimi başardı.He accomplished the great undertaking at last.
O büyük bir yiyicidir.He is a big eater.
Büyüyünce tenisçi olmak istiyor.He wants to be a tennis player when he grows up.
Büyüdüğünde bir tenis oyuncusu olmak istiyor.He wants to be a tennis player when he grows up.
Büyüdüğünde bir doktor olacak.He will be a doctor when he grows up.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod