Ana içeriğe geç
Sözlük

büyü ile cümle

büyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Büyük haberi ona söyledim.I told him the big news.
Onu büyük bir bilim adamı olarak görüyorum.I consider him a great scientist.
Onu büyük bir yazar olarak düşünüyorum.I consider him a great writer.
Onun güzelliği tarafından büyülendim.I was fascinated by her beauty.
Ben genellikle kıyafetlerimi büyük mağazadan satın alırım.I usually buy my clothes at the department store.
Maalesef ben büyük bir müzisyen değilim.I'm afraid I'm not much of a musician.
Beni partiye davet etmeniz büyük nezaket.It is very kind of you to invite me to the party.
Beni akşam yemeğine davet etmeniz büyük incelik.It is very kind of you to invite me to dinner.
Onun birden istifade etmiş olması, bizim için büyük sürpriz.To our great surprise, he suddenly resigned.
Tek oğlum Tom'a büyük babamın ismini verdik.We named our only son Tom after my grandfather.
Dinamitle büyük bir kayayı havaya uçurduk.We blew up a huge rock with dynamite.
Zaman büyük bir şifacıdır.Time is the great healer.
Bir hindi, bir piliçten biraz daha büyüktür.A turkey is a little bigger than a chicken.
Fiyat artışları reel ve nominal büyüme oranları arasındaki farkı açıklar.Price increases explain the difference between the real and nominal growth rates.
Toplum üzerinde bilimin etkisi büyüktür.The impact of science on society is great.
Toplumun bireyler üzerinde büyük bir etkisi vardır.Society has a great influence on individuals.
O, genç olduğu için, hasta büyük annesine özveriyle hizmet etti.Young as she was, she devotedly attended on her sick grandmother.
Liderler, ekonomik büyümenin önündeki engelleri ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.Leaders are trying to do away with impediments to economic growth.
Büyü, ilkel toplumda önemli bir rol oynar.Magic plays an important part in primitive society.
Büyü bozuldu ve domuz, bir adama dönüştü.The spell was broken and the pig turned into a man.
Bu hafta sonu büyükbabamı ziyaret edelim.Let's visit my grandpa this weekend.
Kitaplar o kadar değerliydi ki onlara büyük bir titizlikle bakıldı.So valuable were books that the greatest care was taken of them.
Kıza büyükannesinin anısına Elizabeth adı verildi.The girl was called Elizabeth after her grandmother.
Küçük bir araba büyük olandan daha ekonomiktir.A small car is more economical than a large one.
Küçük bir köy büyük bir şehre dönüştü.A small village grew into a large city.
Küçük işletmeler genellikle büyük bir şirket tarafından sömürülürler.Small business are often absorbed by a major company.
Romancı büyük bir okuyucu kitlesiyle konuştu.The novelist talked to a large audience.
Çocuk eski elbiselerine sığmayacak kadar büyüdü.The boy has grown out of all his old clothes.
Bir fil çok büyük bir hayvandır.An elephant is an enormous animal.
Fil en büyük kara hayvanıdır.The elephant is the largest land animal.
Şangay dünyanın en büyük kentleri arasındadır.Shanghai is among the largest cities in the world.
Gemi büyük bir buzdağına çarptığında yolcular kamaralarında uyuyorlardı.The passengers were asleep in their cabins when the ship hit a huge iceberg.
Mürettabat büyüktür.The crew is large.
Bitkiler büyür.Plants grow.
İş güvenliği büyük bir endişe haline geldi.Job security became a major worry.
Yiyeceklerin büyümeyi nasıl etkilediğini biliyoruz.We know how food affects growth.
81 yaşındaki büyükbabası onunla gurur duyuyor.The new venture was financed by a group of entrepreneurs.
Shinjuku'da birçok büyük mağazalar ve süpermarketler vardır.There are many department stores and supermarkets in Shinjuku.
Gazeteye göre, Boston'da büyük bir yangın vardı.According to the paper, there was a big fire in Boston.
Gazeteye göre dün gece büyük bir yangın vardı.According to the newspaper, there was a big fire last night.
Gazeteye göre, dün gece büyük bir yangın vardı.According to the newspaper, there was a big fire last night.
Gazeteler Nagoya'da büyük bir yangın olduğunu söylüyorlar.The papers say that there was a big fire in Nagoya.
Gazetelere göre, kasabada büyük bir yangın vardı.According to the papers, there was a big fire in the town.
Bir insanın kalbi yaklaşık yumruğu kadar büyüktür.A man's heart is about as large as his fist.
Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.One's lifestyle is largely determined by money.
İnsanlar onu büyük bir bilgin olarak düşünüyorlar.People thought him to be a great scholar.
İnsanın ruhu gökyüzünden daha büyük ve okyanustan daha derindir.The soul of man is larger than the sky and deeper than the ocean.
İnsan çevresel değişikliklere uyum sağlamak için büyük bir kapasiteye sahiptir.Man has a great capacity to adapt to environmental changes.
Hayatta büyük zevk insanların yapamayacağını söylediği şeyi yapmaktır.The great pleasure in life is doing what people say you cannot do.
Dünya yüzeyi büyük ölçüde sularla kaplıdır.Water makes up most of the earth's surface.
Bufaloların büyük boynuzları var.Buffaloes have big horns.
Dünyadaki en büyük ikinci ülke hangisidir?What is the second largest country in the world?
Beyzbol stadyumunun üzerinde büyük bir ışık yayılmıştı.A great light was diffused over the baseball stadium.
Sadece soyadınızı büyük harflerle yazın.Write only your family name in capitals.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Richard adı verildi.The baby was named Richard after his grandfather.
Hayatımın en büyük hatasıydı.It was the biggest mistake of my life.
Bazı öğretmenler, öğrencilerinin üzerinde büyük bir etkiye sahiptirler.Some teachers have a great effect on their students.
Aomori ilinin ekonomisi büyük ölçüde elma yetiştiriciliğine bağlıdır.The economy of Aomori Prefecture depends heavily on apple growing.
Orada büyük bir sedir ağacı vardı.There used to be a large cedar tree there.
Burada büyük bir park vardı.There used to be a large park here.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod