Ana içeriğe geç
Sözlük

büyü ile cümle

büyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Babam büyük bir miktar para bırakarak öldü.My father died, leaving a large sum of money.
Babamın odası çok büyüktür.My father's room is very big.
Babamın ve annemin orada büyük bir çiftliği var.My father and mother have a big farm there.
Odam seninkinin iki katı kadar büyük.My room is twice as large as yours.
Odam seninkinden üç kat daha büyük.My room is three times as large as yours.
Benim odam onunkinden 2 kat daha büyük.My room is twice as big as his.
Şapkam Jim'inkinden daha büyüktür.My hat is bigger than Jim's.
Kızım tüm eski elbiselerini büyüdüğü için giyemedi.My daughter has grown out of all her old clothes.
Bir sonraki yaz tatilinde büyükbabamın beni oraya götürmesini isteyeceğim.I'll ask my grandfather to take me there during the next summer vacation.
Büyüklerime saygılı olmam öğretildi.I was taught to respect my elders.
Yorumunu büyük ölçüde kabul ediyorum.I agree with your interpretation to a large extent.
Büyük ebeveynlerimin enerjilerine sık sık şaşırıyorum.I am constantly amazed at the energy of my grandparents.
Büyük bir köpeğim var.I have a big dog.
Büyük babamın evine hiç gitmedim.I've never been to my grandfather's house.
Büyüdüğüm zaman bir pilot olmak istiyorum.I want to be a pilot when I grow up.
Şimdiden büyükannemin yüzünü unutuyorum.I am already forgetting my grandmother's face.
Büyükannemi izleyerek yünü nasıl öreceğimi öğrendim.I learned how to spin wool from watching my grandmother.
Karaokeyi seviyorum fakat büyük bir şarkıcı değilim.I love karaoke, but I'm not much of a singer.
Bunun üç katı kadar büyük bir kutu istiyorum.I want a box three times as large as this.
Bu iş için büyük bir sevinç hissediyorum.I feel a great joy for this job.
Sanırım bu sözlüğün bana büyük yardımı olacak.I think this dictionary will be of great help to me.
Ben bu küçük kasabada büyüdüm.I grew up in this small town.
Ben golfün büyük bir hayranıyım.I'm a big fan of golf.
Ben nehri görmeye gittim, onu büyük ölçüde şişmiş buldum.I went to see the river, which I found greatly swollen.
Sorunların büyüklüğünü fark etmemiştim.I hadn't realized the magnitude of the problems.
Sorunu büyümeden halletmeyi zaman içerisinde öğreneceksiniz.You'll learn in time that a stitch in time saves nine.
Paltomu büyük bir mağazadan ısmarladım.I ordered my overcoat from a department store.
Başlangıçta büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty at the beginning.
Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir besteci olduğunu düşünüyorum.I think Beethoven is as great a composer as ever lived.
Ben ona büyük güçlükle bir yanıt verdim.I gave an answer to him with great difficulty.
İstasyonda biletimi bulurken büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty in finding my ticket at the station.
Ben resim yapamam ama kız kardeşim büyük bir sanatçıdır.I can't draw, but my sister is a great artist.
Büyük haritayı masanın üstüne yaydım.I spread the big map on the table.
Geçen yıl büyük bir ameliyat geçirdim.I underwent major surgery last year.
Şimdi yaklaşık babam kadar büyüğüm.I am about as big as my father now.
En büyük görünen delikanlıyla konuştum.I spoke to the boy who seemed to be the oldest.
Dün büyük bir balık yakaladım.I caught a big fish yesterday.
İlk trene binmek için büyük bir acelem vardı.I was in a great hurry to take the first train.
Büyüdüğüm evi hatırlıyorum.I remember the house where I grew up.
Haftada iki kez büyük babamı ve annemi ziyaret ederim.I visit my grandparents twice a week.
Büyük araba süren insanlara karşıyım.I'm against people driving big cars.
Büyük bir pul kolleksiyonum var.I have a large collection of stamps.
Büyük babamın öldüğü yılda doğdum.I was born in the year that Grandfather died.
Büyükbabam tarafından bana Robert adı verildi.I was named Robert by my grandfather.
Büyükannem tarafından oldukça sevilirim.I am well loved by my grandmother.
Büyükannemi çok severim.I love my grandmother very much.
Büyük annem tarafından yetiştirildim.I was brought up by my grandmother.
Büyükannemi hayal meyal hatırlıyorum.I have a dim memory of my grandmother.
Ben büyük annemin yüzünü tam olarak hatırlamıyorum.I don't remember my grandmother's face accurately.
Büyük bir siyah köpeğim var.I have a big black dog.
Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.I don't like visiting big cities.
Ben çorbayı büyük tencerede pişiririm.I cook soup in a big pot.
Geçimini sağlayacak büyük bir ailem var.I have a large family to provide for.
Büyük bir aileye bakmak zorundayım.I have to support a large family.
Osaka'da doğdum ama Tokyo'da büyüdüm.I was born in Osaka, but brought up in Tokyo.
Osaka'da doğdum ama Tokyo'da büyütüldüm.I was born in Osaka, but was brought up in Tokyo.
Ben büyük bir şehirde yaşıyorum.I live in a big city.
Tokyo'da doğdum ve büyüdüm.I was born and brought up in Tokyo.
Büyük bir mirasa kondum.I came into a huge fortune.
Sanırım o, zamanın en büyük sanatçısı.I think he is the greatest artist of the time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod