bütçe ile cümle
bütçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Devletin bütçesi yoktu.De regering had geen geld.
Devletin bütçesi yoktu.El gobierno no tenía presupuesto.
Devletin bütçesi yoktu.Guvernul nu avea niciun buget.
Devletin bütçesi yoktu.Il governo non aveva fondi.
Devletin bütçesi yoktu.정부의 예산지원은 없었습니다.
Devletin bütçesi yoktu.Le gouvernement n'avait pas de budget.
Devletin bütçesi yoktu.O Governo não tinha orçamento.
Devletin bütçesi yoktu.Pemerintah tidak memiliki dana.
Devletin bütçesi yoktu.Rząd nie miał pieniędzy.
Devletin bütçesi yoktu.Vláda nemala žiadne prostriedky.
Devletin bütçesi yoktu.Vláda neměla žádné prostředky.
Devletin bütçesi yoktu.Η κυβέρνηση δεν είχε προϋπολογισμό.
Devletin bütçesi yoktu.Правителството нямаше бюджет.
Devletin bütçesi yoktu.У правительства не было денег на это.
Devletin bütçesi yoktu.Уряд не мав грошей.
Devletin bütçesi yoktu.לממשלה לא היה תקציב.
Devletin bütçesi yoktu.والحكومة لا تملك أي ميزانية.
Devletin bütçesi yoktu.世界でも稀に見る質と規模の
Devlet tarafýndan üniversite için ayrýlmýþ bütçeden finanse edilir.Er wird aus dem staatlichen Budget für die Universität nanziert.
Devlet tarafýndan üniversite için ayrýlmýþ bütçeden finanse edilir.Il est nancé par le budget de l’État a ecté à l’université.
Devlet tarafýndan üniversite için ayrýlmýþ bütçeden finanse edilir.Se financia a través del presupuesto del Estado destinado a la universidad.
Dipnotlar: '2001 ve 2002 rakamları taahhütlere dayanmaktadır (bütçe).Fodnoter: Hallene for 2001 og 2002 er baseret på forpligtelser (budget).
Dipnotlar: '2001 ve 2002 rakamları taahhütlere dayanmaktadır (bütçe).Fotnoter: 'siffrorna för 2001 och 2002 grundas på åtaganden (budget).
Dipnotlar: '2001 ve 2002 rakamları taahhütlere dayanmaktadır (bütçe).(Pozycja 1 i 2)
Dipnotlar: '2001 ve 2002 rakamları taahhütlere dayanmaktadır (bütçe).Vodatki za leti 2001 in 2002 temeljijo na obveznostih (proračun).
Dış denetçi olarak Sayıştay’ın rolü, bütçenin bir bütün olarak mali yönetimini değerlendirmektir.A Számvevőszéknek mint külső ellenőrnek az a szerepe, hogy a költségvetési gazdálkodás egészét értékelje.
Dış denetçi olarak Sayıştay’ın rolü, bütçenin bir bütün olarak mali yönetimini değerlendirmektir.Compete ao Tribunal, enquanto auditorexterno, avaliar a gestão financeira do orçamento no seu todo.
Dış denetçi olarak Sayıştay’ın rolü, bütçenin bir bütün olarak mali yönetimini değerlendirmektir.Dem Hof obliegt als externer Prüfer die Bewertung des Finanzmanagements für den EU-Haushaltinsgesamt.
Dış denetçi olarak Sayıştay’ın rolü, bütçenin bir bütün olarak mali yönetimini değerlendirmektir.Le rôle de la Cour en tant qu'auditeur externe est d'évaluer la gestionfinancière du budget dans son ensemble.
Dış denetçi olarak Sayıştay’ın rolü, bütçenin bir bütün olarak mali yönetimini değerlendirmektir.Rettens opgave som ekstern revisor er at vurdere denfinansielle forvaltning af budgettet i dets helhed.
Dış denetçi olarak Sayıştay’ın rolü, bütçenin bir bütün olarak mali yönetimini değerlendirmektir.Rola Trybunału jako zewnętrznego kontrolerapolega na ocenieniu zarządzania finansowego budżetem jako całości.
Dış denetçi olarak Sayıştay’ın rolü, bütçenin bir bütün olarak mali yönetimini değerlendirmektir.Role externího auditu, kterou zastává Účetní dvůr, spočíváv posouzení finančního řízení rozpočtu jako celku.
Dış denetçi olarak Sayıştay’ın rolü, bütçenin bir bütün olarak mali yönetimini değerlendirmektir.Sodišče v vlogi zunanjega revizorja ocenjuje finančno poslovodenje celotnega proračuna.
Dış denetçi olarak Sayıştay’ın rolü, bütçenin bir bütün olarak mali yönetimini değerlendirmektir.Ulkoisena tarkastajana tilintarkastustuomioistuinarvioi talousarviota koskevaa varainhoitoa kokonaisuudessaan.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Als je een film wilde maken, had je heel veel materiaal en een Hollywood-budget nodig.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Dacã voiai sã faci un film aveai nevoie de o mulţime de aparaturã şi un buget de la Hollywood.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Gdy chciałeś nakręcić film, potrzebowałeś masy sprzętu i hollywoodzkiego budżetu.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Jos taas halusi tehdä elokuvan, tarvitsi valtavasti laitteita ja Hollywood-budjetin.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.만약에 여러분이 영화를 만들고 싶었다면, 수많은 촬영장비들과 헐리웃 자본 같은게 필요했었습니다.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Per fare un film, servivano una infinità di attrezzature e finanziamenti Hollywoodiani.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Se quiséssemos fazer um filme, precisávamos de toneladas de equipamento e um orçamento hollywoodesco.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Si querías hacer una película, necesitabas un equipo muy grande y un presupuesto de Hollywood.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Si vous vouliez réaliser un film, il fallait un équipement énorme et un budget hollywoodien.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Wenn man einen Film machen wollte, brauchte man massig Equipment und ein Hollywood-Budget.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Αν ήθελες να γυρίσεις μια ταινία, χρειαζόσουν μαζικό εξοπλισμό και χολιγουντιανό προϋπολογισμό.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Ако искахте да направите филм, ви трябваше огромно оборудване и холивудски бюджет.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Если вы хотели снять фильм, вам нужно было огромное количество оборудования и голливудский бюджет.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.אם רצית לצלם סרט, היית צריך המון ציוד ותקציב הוליוודי.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.إذا اردت ان تصنع فيلماً ، تحتاج كمية من المعدات وميزانية هوليوود.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.ハリウッドの資金 今は 必要なのは手のひらに収まるカメラと
Ek 2: Bütçe ve personel kaynakları temel rakamlarıBilag 2: Nøgletal for budgetog personaleressourcer
Ek 2: Bütçe ve personel kaynakları temel rakamlarıBilaga 2: Budget- och personalresurser
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.그리고 이러한 시기에 첫번째 희생양이 된 것은, 공공 투자부문일 것이라 생각됩니다.
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.Y una de las primeras víctimas de una economía en apuros es cualquier tipo de inversión pública, creo yo.
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.ואחד מהקורבנות הראשונים של זמנים כלכליים קשים הוא השקעה ציבורית מכל סוג, אני חושב
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.واحد من أول الضحايا لهذه الأوقات العصيبة كما أعتقد ، هو الدعم الحكومي بجميع أنواعه
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.まず影響を受けるものの一つが 公共投資だと思いますが 現在 しわ寄せを受けているのが
Eyalet bütçeleri büyük, büyük miktarlarA tagállami költségvetések nagy, nagyon nagy pénzek
Eyalet bütçeleri büyük, büyük miktarlarDe budgetten van de staten gaan over hele grote bedragen --
Eyalet bütçeleri büyük, büyük miktarlarLos presupuestos estatales son grandes sumas de dinero