bük ile cümle

bük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Nguyện mắt chúng_nó bị tối , không còn thấy , Và hãy làm cho lưng chúng_nó hằng run .
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Niechajże im będzie stół ich przed nimi sidłem, a szczęście ich na upadek.
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Obscureçam-se-lhes os olhos, para que não vejam, e faze com que os seus lombos tremam constantemente.
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Oscurézcanse sus ojos para no ver, y haz que siempre tambaleen sus lomos
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Otemné naj njih oči, da ne vidijo, in daj, da ledja njih omahujejo neprestano.
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Să li se întunece ochii, şi să nu mai vadă, şi clatină-le mereu coapsele!
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Tulkoon heidän pöytänsä heille paulaksi, ansaksi noille suruttomille.
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Ας σκοτισθωσιν οι οφθαλμοι αυτων δια να μη βλεπωσι και την ραχιν αυτων διαπαντος κυρτωσον.
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!Да се помрачат очите им та да не видят; И чреслата им направи непрестанно да се тресат.
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!תחשכנה עיניהם מראות ומתניהם תמיד המעד׃
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!‎لتظلم عيونهم عن البصر وقلقل متونهم دائما‎.
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!願 他 們 的 眼 睛 昏 矇 、 不 得 看 見 . 願 你 使 他 們 的 腰 常 常 戰 抖
Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut!願他們 的 眼睛 昏矇 、 不得看見.願你 使 他 們 的 腰 常常 戰抖
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››deres Øjne vorde formørkede, så de ikke se, og bøj altid deres Ryg!"
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››escureçam-se-lhes os olhos para não verem, e tu encurva-lhes sempre as costas.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››저희 눈은 흐려 보지 못하고 저희 등은 항상 굽게 하옵소서 하였느니라
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››la deres øine bli formørket, så de ikke ser, og bøi alltid deres rygg!
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Maak hun ogen zc dat zij niet meer kunnen zien. Maak hun rug voor altijd krom." (d)
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Må deras ögon förmörkas, så att de icke se; böj deras rygg alltid.»
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Nech sa zatmia ich oči, aby nevideli, a ich chrbát zohni navždy.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Niech zaćmione będą oczy ich, aby nie widzieli, a grzbietu ich zawsze nachylaj.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››potemne naj jim oči, da ne vidijo, in njih hrbet pripogibaj vselej“.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Que leurs yeux soient obscurcis pour ne point voir, Et tiens leur dos continuellement courbé!
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Que sus ojos se oscurezcan para no ver, y haz que su espalda se doblegue para siempre
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Să li se întunece ochii ca să nu vadă, şi spinarea să le -o ţii mereu gîrbovită.``
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Siano oscurati i loro occhi sì da non vedere, e fà loro curvare la schiena per sempre
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››soetkoot heidän silmänsä, etteivät he näkisi; ja paina yhäti heidän selkänsä kumaraan".
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Sötétüljenek meg az õ szemeik, hogy ne lássanak, és az õ hátokat mindenkorra görbítsd meg.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Ước gì mắt họ mù không thấy được , Và lưng họ cứ khom luôn .
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Ước gì mắt họ mù không thấy được, Và lưng họ cứ khom luôn.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Verblende ihre Augen, daß sie nicht sehen, und beuge ihren Rücken allezeit."
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Zatmětež se oči jejich, ať nevidí, a hřbet jejich vždycky shýbej.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››ας σκοτισθωσιν οι οφθαλμοι αυτων δια να μη βλεπωσι, και τον νωτον αυτων διαπαντος κυρτωσον.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››дано по някакъв начин възбудя към ревност тия, които са моя плът, и да спася накои от тях.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››да помрачатся глаза их, чтобы не видеть, и хребет их да будет согбен навсегда.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››Нехай оморочать ся очі їх, щоб не бачили, і хребет їх завсїди зігнутий.
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››תחשכנה עיניהם מראות ומתניהם תמיד המעד׃
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››لتظلم اعينهم كي لا يبصروا ولتحن ظهورهم في كل حين
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››願 他 們 的 眼 睛 昏 矇 、 不 得 看 見 . 願 你 時 常 彎 下 他 們 的 腰 。
Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!››願他們 的 眼睛 昏矇 、 不得看見.願你時常彎 下 他 們 的 腰 。
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor bol prekvapený náhlou rozruch za sebou, a to natoľko, že jeho malý končatín zohne pod ním.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor byl překvapen náhlou rozruch za sebou, a to natolik, že jeho malý končetin sehne pod ním.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor był zaskoczony przez nagłe poruszenie za nim, tak bardzo, że jego mały kończyn zgięty pod nim.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor foi surpreendido pela súbita comoção atrás dele, tanto que seu pequeno membros dobrado sob ele.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor se je zdrznil z nenadnim nemire za njim, tako zelo, da je njegov mali udi upognjeno dvojni pod njim.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.그레고르가 많이 있으므로 자신의 작은 그 뒤에 갑자기 소란에 의해 깜짝 이니까 팔다리 그 아래에 이중으로 굽습니다. 그것은 그러한 있던 그의 여동생
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Грегор був вражений раптовою хвилювання позаду нього, та так, що його маленька кінцівок зігнувшись під ним.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Грегор был поражен внезапной волнения позади него, да так, что его маленькая конечностей согнувшись под ним.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.גרגור נחרד ההמולה הפתאומית מאחוריו, עד כדי כך הקטנה שלו גפיים מקופלת תחתיו. זו היתה אחותו שהיה כזה
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.手足は彼の下で二重に曲げ。それはこのようにしていた彼の妹だ 急いで。
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Ellos pueden volar en el aire. Pueden doblar su codo hacia atrás.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Erano in grado di volare. O di piegare il gomito al contrario.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Họ có thể bay trên không, lật ngược khửu tay.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Ils peuvent voler dans les airs. Ils peuvent plier leurs coudes complètement.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.그들은 하늘로 날고, 팔꿈치를 완전히 뒤로 젖힐 수도 있었습니다.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Mereka bisa terbang di udara. Mereka bisa membengkokkan siku hingga ke belakang.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Mogli latać. Mogli wykrecić łokiec na drugą stronę.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Podiam voar no ar. Podiam dobrar o cotovelo para trás.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Pot să zboare în aer. Pot să-și îndoaie cotul complet.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Repülnek a levegőben. Vissza tudják teljesen hajlítani a könyöküket.

İlgili Sayfalar