böylesine ile cümle
böylesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Quelles ont été les influences ayant pu l'amener à ce genre ?
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Premièrement, nous ne pourrons probablement jamais nous approcher assez près d’une telle ligne centrale.
Böylesine kötü ve kargaşa dolu bir ortamda önemli sorunlar meydana gelmiştir.Les difficultés rencontrés étaient alors énormes dans une zone aussi abrupte et sauvage.
Böylesine zengin kaynaklara sahip olmak Filip'e Yunanistan üzerinde daha etkili olma fikrini verdi.Philippe y voit l'occasion de pousser son influence en Grèce centrale de façon définitive.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Primero, apenas alguna vez nos acercaremos bastante estrechamente con una línea tan central.
Böylesine bir talihsizlik, Iole'nin de kalbinin yumuşamasına neden olur.Para que tú no llores: Irene sufre una profunda depresión.
Böylesine büyük bir ev almana gerek yoktu.Non avevi bisogno di comprare una casa così grande.
Böylesine geç bir saatte geldiğim için özür dilerim.Scusatemi per essere venuto a un'ora così tarda.
Anlamadığım şey böylesine güzel bir günde çocukların dışarıda oynamasına niçin izin verilmediğidir.La cosa che non capisco è perché in una giornata così bella non venga permesso ai bambini di giocare fuori.
Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu.Ciò provoca la rabbia della ragazza, che odia essere trattata come una bambina.
Böylesine bir talihsizlik, Iole'nin de kalbinin yumuşamasına neden olur.Tale sventura suscita la pietà di Iole.
Böylesine bir insana güvenilemez.На такого человека нельзя полагаться.
Böylesine geç bir saatte geldiğim için özür dilerim.Приношу свои извинения за столь поздний приход.
Ona böylesine kaba şeyler söylememelisin.Тебе нельзя говорить с ним так грубо.
Böylesine bir fırsatı es geçemem.Я не могу пройти мимо такой возможности.
Böylesine delice bir keşmekeş içinde cephe hattı gözden kaçtı.Со слабым криком человек на той стороне исчез.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.من الصعوبة بمكان حساب حد روش بدقة للأقمار المائعة بطريقة جبرية.
Böylesine inanılmaz bir şov!Um belíssimo show.
Tezat olarak, Batıda, böylesine bir taktik olasılığı hiçbir zaman düşünülmeyecekti.In het Westen werd dat gezien als tactisch niet handig.
Böylesine takdire şayan biriydi.Hij was een begenadigd tapdanser.
Böylesine inanılmaz bir şov!Wat een show!
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Toch is het moeilijk om een van deze de titel van hoofdplaats toe te kennen.
Böylesine olumsuz bir cümleyi çevirmeyeceğim.Een dergelijke negatieve zin zal ik niet vertalen.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Jakich win dopuścił się mój lud, że spotkała go aż taka kara?
Böylesine takdire şayan biriydi.Był postacią niezwykle szanowaną.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Men vad hade de för motiv och vad är det för väsen som jagar henne?
Tekrar bir araya gelmemizin böylesine muhteşem bir şey olabileceğini kim tahmin edebilirdi ki?Det torde vara osannolikt att något liknande skulle inträffa igen.
Böylesine inanılmaz bir şov!І який сценарій!
Peki “Yol” neden Beat Kuşağı için böylesine kutsal bir anlam kazanmıştır?Чому велику святиню перетворили на великий сором?
Böylesine inanılmaz bir şov!A fost un spectacol de-a dreptul uimitor!
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Cum a relatat autorul?, și care era abilitatea sa de a face asta?
Zaten filmin tanıtım sloganı şuydu: "Böylesine meraklı bir gerilim ancak 50 yılda bir görülür!"Sloganul filmului a fost "O aventură realizată în 65 milioane de ani".
Kitabın böylesine bir dünya başarısını elde edeceğini Goethe de tahmin edememiştir.Maga Goethe sem látta előre, hogy műve ilyen világsikert ér el.
Böylesine inanılmaz bir şov!Micsoda csodálatos show!
Batı Türklerinin devleti daha önce hiçbir dönem böylesine bir güce ulaşamamıştı. »Az Arab Szíriai Hadsereg soha nem tenne ilyet, és hadseregünk története során soha nem tettünk ilyesfélét.”
Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu.Ezen épp oly humánus, mint nemes erény okozta e két nő elfogatását.
Böylesine kitaplar onun için çok zordur.Az ilyenfajta könyvek túl bonyolultak neki.
Böylesine inanılmaz bir şov!Vau, mikä esitys!
Bu genç yaşta böylesine doğal yetenekli birini bulmak çok nadirdir." cümleleriyle yorumladı.Vain harvoin voi kuulla näin nuorta, jolla on näin kaunis ääni."
"Burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!Αυτό που φαίνεται ως η συμπαγής του βάση δεν είναι βράχος, αλλά αέρας".
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Hva representerer hun, og hvordan kom dit?
Böylesine yüce bir mertebeye erişebilen kişi de elbette olağanüstü bir kişidir.Blant dem som han oppmuntret i den retning, var den senere så kjente mann Ole Vig.»
Ölüm ötesi hayat, Türk televizyonlarında ilk kez böylesine çarpıcı biçimde resmediliyor.Et barmhjertighetsdrap blir for første gang vist på norsk fjernsyn.
Böylesine takdire şayan biriydi.Người đó là Cao Ngạc.
Böylesine takdire şayan biriydi.温厚な人柄であった。
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.地図を開けば、遺跡が一列に並んでいるように見える直線を見つけることはそう難しいことではない。
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?彼女をそこまで駆り立てたものは何だったのか。
Böylesine gürültülü bir yerde yaşamaktan nefret ediyorum.このようなうるさい場所に住むのはいやです。
Kitabın böylesine bir dünya başarısını elde edeceğini Goethe de tahmin edememiştir.歌德本人也没有预料到这本书会获得世界性的成功。
Böylesine takdire şayan biriydi.是個很有魄力的人。
Kitabın böylesine bir dünya başarısını elde edeceğini Goethe de tahmin edememiştir.גתה לא יכול היה לשער כי הספר יהפוך להצלחה חובקת עולם.
Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu."כזאת מכשפה, באשמתה הציתו בית כזאת אישה רעה.
Böylesine kötü ve kargaşa dolu bir ortamda önemli sorunlar meydana gelmiştir.בעקבות כך נוצר מצב בעייתי ושנוי במחלוקת.
Tekrar bir araya gelmemizin böylesine muhteşem bir şey olabileceğini kim tahmin edebilirdi ki?איך ידעת שזו הזדמנות טובה לעשות זאת?
Sen hiç böylesine iyi bir müzik dinledin mi?Слушал ли си някога толкова хубава музика?
Ölüm ötesi hayat, Türk televizyonlarında ilk kez böylesine çarpıcı biçimde resmediliyor.Na televiziji je prvi put prikazan na Prvoj srpskoj televiziji.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Po prvé, sotva sa niekedy dostatočne priblížime takejto centrálnej línii.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Zamysleli ste sa niekedy nad tým, aká sila ho formovala, čo ho vytváralo?
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Katere navade mora spremeniti in na kakšen način se bo tega lotil?
Böylesine takdire şayan biriydi.Vedno je bil tako vesela oseba.