böylesine ile cümle
böylesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Böylesine muhteşem bir hikaye.Such an amazing story.
Ve bunun gibi antikor lekelemeleri böylesine bir soruyu anlayabilmek için kullanılabilir.And antibody stainings like this one can be used to understand that sort of question.
Eğer bu böylesine bir zorlu yokuşsa, neden şimdi çıkılmaya çalışılıyor?So, if this is such an uphill climb, why do this now?
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.It's difficult to witness something so overwhelming.
Nasıl böylesine haince fakat bir o kadar da yaygın bir şeyi yapabiliyoruz?.How can we affect something so insidious, yet so pervasive?
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.To run such a large website and such a large tracker technically.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.I do this because it's great fun to run a large site.
Her zaman böylesine kolay değildi.It wasn't always easy.
Ve düşündüm, hayallerimi böylesine kolay vazgeçilebilir kılan neydi?And I wondered, what made my dreams so easy to dismiss?
Böylesine zor bir zaman geçirirken bile bundan yakınmıyor.Even when he is having such a hard time he won't complain
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır. Böylesine sıradan nesneler.It's the real that we touch -- the door, the window, the threshold, the bed -- such prosaic objects.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.It was amazing how everyone was so empowered and now asking for their rights.
Onlar böylesine aşırı hızlı uyum sağladılar.They adapt so extremely quickly.
Bahse girerim, böylesine küçük bir alanda bu kadar olayın meydana geldiğini düşünmemiştin.I bet you didn't think there was so much going on in such a small amount of space.
Onu böylesine kolay bir nezaket olurdu gömmek için!To bury him would have been such an easy kindness!
İşte Zimbardo'ya göre, bu iki grup arasında geçiş yapmak böylesine kolaydır.That is how quickly it can happen according to Zimbardo.
Neden bir adam böylesine tuhaf bir şeye inanacağınızı varsaysın ki?Why would a man assume that you would believe something bizarre like this?
Nasıl oldu da bazı şeyler bizim için böylesine değişti?So how did things get so different for us?
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.And at first I was shocked to find myself inside of a silent mind.
Böylesine kötü dersleri gerçekten iyi öğreniyoruz.We learn these really bad lessons really well.
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.They asked me, what did you do that you have changed so much?
Bugüne kadar O'nun böylesine yalnız olması içimi acıttı durdu...I was always sad and sorry about her being alone.
Orası böylesine güzel bir yerdir.It's such a beautiful place.
- Hayır, gerçekten böylesine aptal.- No, she really is that stupid.
İşte bu yüzden bu devasa yalnız evrende böylesine iyimseriz.Which is why in this vast and lonely cosmos we are so wonderfully optimistic.
Böylesine yapıcı bir zıtlaşma için neler gereklidir?So what does that kind of constructive conflict require?
Böylesine değişen karşılaştırmalar mantıklı kararlar vermeye çalışırken başa bela olur.This problem of shifting comparisons can bedevil our attempts to make rational decisions.
Eskiden böylesine fakir ve bunalımlı olan bu alana gelmeyi gerçekten istiyorlar.They really want to come to this area that used to be very poor and depressed.
Böylesine derin soluk alma.Don't breathe in so deeply
Böylesine sefil ve zavallı oluşuma katlanamıyorum.I can't stand that I'm so miserable and pathetic
Neden bu küçük adalar böylesine ilginç ve eşsiz bir hayatla kutsanmışlardı?Why are these small islands blessed with such strange and unique life?
Yada ekonomi fosil yakıtlara böylesine dayandıramayız.Or basing our economy on depleting fossil fuels.
Böylesine harika bir okula gidiyorsun.You attend such a great school!
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.This is why politics is so tribal.
İşte aşırı gidenlere, yaptıkları iş böylesine süslü gösterilmiştir.In the same way, attractive have been made their deeds to the prodigals.
Artık çalışanlar da böylesine çalışsınlar.For this the toilers should strive."
Allah, böylesine en büyük azapla azap edecektir.In which case he will be punished by God with the severest punishment.
Bütün kazandıklarıyla her bir nefsin üzerinde böylesine hükümran olan başka kim vardır?Who is it who stands (watch) over every soul for what it does?
Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır o.So Gehenna shall be enough for him -- how evil a cradling!
Böylesine, cehennem yeter. Gerçekten ne kötü yataktır o!So Gehenna shall be enough for him -- how evil a cradling!
Böylesine "Allah'tan kork!" denilince benlik ve gurur kendisini günaha sevkeder.and when it is said to him, 'Fear God', vainglory seizes him in his sin.
Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.the squanderers are brothers of Satan, and Satan is unthankful to his Lord.
Böylesine, çılgın alevli cehennem yeter.Hell is a sufficient Inferno.
Allah gazap etmiştir böylesine, lanetlemiştir onu; çok büyük bir azap hazırlamıştır ona.And God will be angry with him, and will curse him, and will prepare for him a terrible punishment.
Sapmışa gelince, böylesine de ki: 'Ben uyarıcılardan biriyim. Hepsi bu!"And whoever goes astray, then say, “I am one of the warners.”
Allah, böylesine baştan çıkmış fasıklar güruhuna hidayet etmez.God does not guide the immoral people.
Böylesine, cehennem yeter.Gehenna (Hell) shall be enough for him.
Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar.Do not be a wasteful spender. Squanderers are the brothers of satan.
"Böylesine çeşitli bir topluluk..." diye bahsediyor Fisher."It's such a melting pot," Fisher says of the group.
Öylesine baskı altındayken böylesine bir kararlılık bir parça da olsa teselli veriyor.In moments of so much repression, determination like this is a relief.
Rodeheaver, "Bize böylesine iyi askerler gönderdiğiniz için teşekkür ederiz."Thank you for sending us such good soldiers.
Yönetmen Igor Mirkoviç gözyaşları içinde seyircilere, böylesine bir beğeni beklemediğini söyledi.Director Igor Mirkovic tearfully told the audience that he hadn’t expected such appreciation.
Euripides'in ettiği böylesine bir ifade, oyun kurgusunun ana temasını oluşturmaktadır.This bold statement by Euripides is the absurd premise upon which the whole play depends.
Ancak bu hedef doğrultusunda bir daha asla böylesine somut bir zafer elde edemeyecekti.However, he would never again achieve such a tangible victory toward this goal.
Tom, böylesine iyi bir teklifi reddedemezdi.Tom konnte ein derartig gutes Angebot einfach nicht ablehnen.
Geçmişte komünist ülkelerde de böylesine büyük oteller yapılmaya çalışıldı.Früher wurden wiederholt in kommunistischen Ländern gewaltige Hotels errichtet.
Böylesine delice bir keşmekeş içinde cephe hattı gözden kaçtı.In einer unübersichtlichen Kurve kam es zur frontalen Kollision.
Böylesine yüce bir mertebeye erişebilen kişi de elbette olağanüstü bir kişidir.Wer aber dies als Almosen erlässt, dem ist es eine Sühne.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Wie schmählich ließ er sie sitzen, wie gestaltete sich danach ihr Ruin?
Kitabın böylesine bir dünya başarısını elde edeceğini Goethe de tahmin edememiştir.Goethe n'avait pas prévu que son livre aurait un tel succès.