Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.A szűrőburok egyik problémáját a Netflix kutatói fedezték fel.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Dunque uno dei problemi di questa gabbia è stato scoperto da alcuni ricercatori di Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Een van de problemen van de filterbubble werd ontdekt door enkele onderzoekers bij Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Eines der Probleme der Filterblase wurde von Forschern bei Netflix entdeckt.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Jadi salah satu masalah dari gelembung filter ditemukan oleh beberapa peneliti di Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Jeden z problémov informačných bublín objavili výskumníci z firmy Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.필터 버블의 문제점 중 하나는 넷플릭스의 연구자들에 의해 발견되었습니다.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Netflixのデータアナリストたちに発見されました 発送待ち段階で妙なことが起こっていたのです
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Pewien problem w bańkach z filtrami odkryli naukowcy z Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Så en af problemerne med filterboblen blev opdaget af nogle forskere ved Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Så ett av problemen med "Filterbubblor" vilket upptäcktes av några forskare på Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Um dos problemas da bolha de filtros foi descoberto por investigadores na Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Unos investigadores de Netflix detectaron problemas con la burbuja de filtros.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Và một trong những vấn đề đối với bong bóng lọc đã được phát hiện bởi 1 nhóm các nhà nghiên cứu ở Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Ένα από τα προβλήματα με τη "φούσκα φίλτρων" ανακαλύφθηκε από μερικούς ερευνητές στη Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Итак, одна из проблем с фильтрами-пузырями была обнаружена исследователями в Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Отже одна з проблем з "фільтровою бульбашкою" була виявлена дослідниками Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Така че един от проблемите с балонния филтър беше открит от някои изследователи от Нетфликс.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.את אחת הבעיות של בועות הסינון גילו כמה חוקרים מנטפליקס.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.وبالتالي أحد مشاكل الفقاعة المرشحة تم اكتشافه من طرف الباحثين في نت فليكس(Netflix).
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...Copiii ca Nu Ri...
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...Damit Kinder wie Nu Ri...
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...Di modo che bambini come Nu Ri...
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...Dus kinderen zoals Nu Ri...
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...Jadi, anak seperti Nu Ri..
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...<i>世間の沢山の人達の病気を治してあげる 医者になればいいのに
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...Så att barn som Nu Ri...
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...Vì thế, những đứa trẻ như Nu Ri...
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...Ώστε παιδιά σαν τον Νο Ρι...
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar...И такие ребята, как Но Ри...
Böylelikle Nu Ri gibi çocuklar.....لذا, أطفال كـ نو ري
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.À ce moment-là, les objets se trouvant sur la cuisinière peuvent prendre feu.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.Då kan sakerna som ligger på spisen fatta eld.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.Silloin lieden päällä olevat tavarat voivat syttyä palamaan.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.Si ocurriese, los objetos situados sobre la cocina podrían empezar a arder.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.При этом предметы, находящиеся на плите, могут загореться.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.حينئذ فإنه من الممكن أن تشتعل الأمتعة الموجودة فوق الموقد.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.El profesor puede conocer bien a sus alumnos y sabe desarrollar las clases conforme a sus necesidades.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Hän oppii tuntemaan oppilaansa hyvin ja osaa kehittää opetusta heille sopivaksi.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Il apprend à bien connaître ses élèves, et il sait adapter son enseignement selon leurs aptitudes.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Läraren lär känna eleverna bra och kan utveckla undervisningen så att den passar dem.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.Он хорошо узнает учеников и поэтому может выстраивать обучение в соответствии с их уровнем и особенностями.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.فهو يتعلم التعرف على تلاميذه بشكل جيد ويستطيع أن يطور التعليم كي يكون مناسباً لهم.
Böylelikle öğretmen öğrencilerini iyi tanıdığı için öğrencilerine uygun bir öğretim geliştirebilir.一至六年级的学生通常由一位固定的教师负责。教师会逐渐了解每个学生,并会制定最适合学生的教学方案。教育的重要目的之一就是培养学生独立的思维能力,并养成对本人学习负责的习惯。
Böylelikle olaya toplam kar ya da toplam net kar açısından bakabiliriz. -Nyní tedy můžeme přemýšlet v termínech jako "celkový užitek a čistý celkový užitek".
Böylelikle olaya toplam kar ya da toplam net kar açısından bakabiliriz. -Сега вече можем да говорим за обща полза и обща нетна полза
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.Așa că, de la o vârstă fragedă, am vrut să fiu diplomat.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.Así que decidí a una edad bastante temprana que quería ser un diplomático.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.A tak jsem se v poměrně raném věku chtěl stát diplomatem.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.Così decisi già da molto giovane che volevo diventare un diplomatico.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.Dlatego dość wcześnie zdecydowałem, że chce zostać dyplomatą.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.Dus besloot ik op vrij vroege leeftijd dat ik een diplomaat wilde worden.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.Et donc je décidai, assez tôt dans ma vie que je voulais être diplomate.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.Így egész fiatalon elhatároztam, hogy diplomata akarok lenni.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.그래서 꽤 어린 나이였지만 저는 외교관이 되리라 결심했죠.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.So entschied ich mich in einem sehr jungen Alter dazu, dass ich ein Diplomat werden wollte.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.Và tôi đã quyết định khi còn khá trẻ rằng Tôi muốn trở thành một nhà ngoại giao.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.И на доста ранна възраст реших, че искам да стана дипломат.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.И я решил, в еще достаточно раннем возрасте, что хочу стать дипломатом.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.Так, ще досить молодим я вирішив, що стану дипломатом.