Ana içeriğe geç
Sözlük

böylelikle ile cümle

böylelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.제비 뽑아 맛디아를 얻으니 저가 열 한 사도의 수에 가입하니라
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Och de drogo lott om dem, och lotten föll på Mattias. Och så blev denne, jämte de elva, räknad såsom apostel.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Og de kastede Lod imellem dem, og Loddet faldt på Matthias. og han blev regnet sammen med de elleve Apostle.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Så kastet de lodd mellem dem, og loddet falt på Mattias, og han blev regnet sammen med de elleve apostler.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Sorsot vetének azért reájok, és esék a sors Mátyásra, és a tizenegy apostol közé számláltaték.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Und sie warfen das Los über sie, und das Los fiel auf Matthias; und er ward zugeordnet zu den elf Aposteln.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.И бросили о них жребий, и выпал жребий Матфию, и он сопричислен к одиннадцати Апостолам.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.И когато настана денят на Петдесятницата, те всички бяха на едно място.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.І кинули жереб про них; і впав жереб на Маттія; і прилучено його до дванайцяти апостолів.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.ויפילו גורלות ויפל הגורל על מתיה ויספח אל עשתי עשר השליחים׃
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.‎ثم ألقوا قرعتهم فوقعت القرعة على متياس فحسب مع الاحد عشر رسولا
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.於 是 眾 人 為 他 們 搖 籤 、 搖 出 馬 提 亞 來 . 他 就 和 十 一 個 使 徒 同 列
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.於是 眾人為 他 們搖籤 、 搖出馬 提 亞來 . 他 就 和 十一 個 使徒 同 列
Artı a kare. Böylelikle bu formu elde ederiz.加a2 这个形式就有了
Aslında 2 tarafı da 8A ile çarpalım böylelikle 1/8 den de kurtulmuş oluruz. . .아 8A를 곱합시다 이 1/8도 없어지도록 말입니다 좌변에 8A를 곱하고
Aslında 2 tarafı da 8A ile çarpalım böylelikle 1/8 den de kurtulmuş oluruz. . .- -
Aslında 2 tarafı da 8A ile çarpalım böylelikle 1/8 den de kurtulmuş oluruz. . .في الواقع، دعونا نضرب كلا الطرفين بـ 8A، حتى نتخلص من 1/8 هذا ايضاً 8A
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Abban dicsõíttetik meg az én Atyám, hogy sok gyümölcsöt teremjetek; és legyetek nékem tanítványaim.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Dacă aduceţi multă roadă, prin aceasta Tatăl Meu va fi proslăvit; şi voi veţi fi astfel ucenicii Mei.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Därigenom bliver min Fader förhärligad, att i bären mycken frukt och bliven mina lärjungar.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Darin wird mein Vater geehrt, daß ihr viel Frucht bringet und werdet meine Jünger.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Derved er min Fader herliggjort, at I bære megen Frugt, og I skulle blive mine Disciple.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Derved er min Fader herliggjort at I bærer megen frukt, og I skal bli mine disipler.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Door veel vrucht te dragen, bewijst u mijn discipelen te zijn. Daardoor wordt mijn Vader grootgemaakt.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.En esto es glorificado mi Padre: en que llevéis mucho fruto y seáis mis discípulos
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.In questo è glorificato il Padre mio: che portiate molto frutto e diventiate miei discepoli
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Kalau kalian berbuah banyak, Bapa-Ku diagungkan; dan dengan demikian kalian betul-betul menjadi pengikut-Ku
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.너희가 과실을 많이 맺으면 내 아버지께서 영광을 받으실 것이요 너희가 내 제자가 되리라
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Nầy, Cha ta sẽ được sáng danh là thể nào: ấy là các ngươi được kết nhiều quả, thì sẽ làm môn đồ của ta vậy.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Nisto é glorificado meu Pai, que deis muito fruto; e assim sereis meus discípulos.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Siinä minun Isäni kirkastetaan, että te kannatte paljon hedelmää ja tulette minun opetuslapsikseni.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Si vous portez beaucoup de fruit, c`est ainsi que mon Père sera glorifié, et que vous serez mes disciples.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.S tem se bo oslavil Oče moj, da obrodite veliko sadu, in tako bodete moji učenci.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Tým je oslávený môj Otec, aby ste niesli mnoho ovocia a boli mojimi učeníkmi
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.V tomť bývá oslaven Otec můj, když ovoce nesete hojné, a takť budete moji učedlníci.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.W tem będzie uwielbiony Ojciec mój, kiedy obfity owoc przyniesiecie, a będziecie moimi uczniami.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Εν τουτω δοξαζεται ο Πατηρ μου, εις το να φερητε καρπον πολυν και ουτω θελετε εισθαι μαθηται μου.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.И сега ви казах това преди да е станало, та когато стане, да повярвате.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.Тем прославится Отец Мой, если вы принесете много плода и будете Моими учениками.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.У сьому прославив ся Отець мій, щоб овощу багато давали ви, й були моїми учениками.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.בזאת נכבד אבי בעשותכם פרי לרב והייתם לי לתלמידים׃
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.بهذا يتمجد ابي ان تأتوا بثمر كثير فتكونون تلاميذي.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.你 們 多 結 果 子 、 我 父 就 因 此 得 榮 耀 、 你 們 也 就 是 我 的 門 徒 了
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.你 們多 結 果子 、 我 父 就 因此 得 榮耀 、 你 們 也就是 我 的 門徒 了
Bakalım ne yapabiliriz? Böylelikle terstürev almak kolaylaşacak. - y çarpı dy eşittir x dx olur.Ale uvidíme, kam se dostaneme.
Bakalım ne yapabiliriz? Böylelikle terstürev almak kolaylaşacak. - y çarpı dy eşittir x dx olur.Mas vamos ver onde vamos.
Bakalım ne yapabiliriz? Böylelikle terstürev almak kolaylaşacak. - y çarpı dy eşittir x dx olur.Pero veamos a donde nos lleva.
Bebeği bir hafta boyunca sıcak tutmak roket bilimi değil sonuçta. Böylelikle işe koyulduk.Een baby warmhouden voor een week: hoe moeilijk kon het zijn.
Bebeği bir hafta boyunca sıcak tutmak roket bilimi değil sonuçta. Böylelikle işe koyulduk.Giữ ấm cho em bé trong một tuần, chẳng phải là phát minh vĩ đại gì. cho nên chúng tôi đã tiến hành việc đó.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Eu nasci num lugar de camponeses muito pobres. A pobreza acabou me influenciando.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Ich wurde in einem sehr armen Zuhause geboren, auf dem Land. So lernte ich die Armut kennen.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.I was born in a very poor home, a peasant home, so I experienced poverty.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Jag föddes i ett mycket fattigt hem, ett hem på landet så jag har upplevt fattigdom.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Nagyon szegény családban születtem, így megtapasztaltam a nyomort.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Narodil som sa vo veľmi chudobnej rodine, v roľníckom dome. Takže viem, čo je chudoba.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Saya lahir dalam keluarga petani yang sangat miskin.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Sono nato in una casa molto povera, quindi ho vissuto la povertà,
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Γεννήθηκα σε μια πολύ φτωχή αγροτική περιοχή. Έτσι δοκίμασα τη φτώχεια.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim."Роден съм в много беден дом и зная какво е бедността,
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Я родился в очень бедном доме, крестьянском доме, и я познал бедность
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod