bölgesinin ile cümle

bölgesinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.Máme ji tady. Ale řekl bych, že v záplavové zóně v Bangladéši by ta voda nevypadala takhle.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.Но си помислих - знаете ли, ако сме посред зона на наводнение в Бангладеш, водата няма да изглежда така.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.Но тут я подумал, что если бы мы оказались в зоне наводнения в Бангладеш, то вода выглядела бы далеко не так.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.Правда, мені спадало на думку, що, якби ми були десь у затопленій зоні у Бангладеш, вода б не виглядала так.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.אבל חשבתי לעצמי, אתם יודעים, אם היינו באמצע אזור הצפה בבנגלדש, המים לא היו נראים ככה.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.لكنني فكرت، تعرفون، اذا كنت في وسط منطقة فيضان في بنغلاديش، لن يبدو الماء كهذا.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.もしこれがバングラデシュの洪水地帯の 真ん中だったら、水はこんなじゃないだろう それで、いくらか添加物を加えることにしました
Amerikan nehir bölgesinin tamamı, iki yıl içinde -- altına bakılmadık taş kalmamıştı.미국의 전역의 강가에서, 단 2년 만에 모든 돌들이 금이 들었는지 확인되었습니다. 그리고 그 뒤에는,
Amerikan nehir bölgesinin tamamı, iki yıl içinde -- altına bakılmadık taş kalmamıştı.2年の間にすべて裏返され その後 洗練された採鉱技術を持つ
Amerikan nehir bölgesinin tamamı, iki yıl içinde -- altına bakılmadık taş kalmamıştı.Dans toute la région des rivières Américaine, en deux ans, chaque pierre a été retournée.
Amerikan nehir bölgesinin tamamı, iki yıl içinde -- altına bakılmadık taş kalmamıştı.le intere regioni americane lungo la costa, entro due anni -- ogni pietra era stata rivoltata.
Amerikan nehir bölgesinin tamamı, iki yıl içinde -- altına bakılmadık taş kalmamıştı.כל אזור הנהר האמריקני, תוך שנתיים-- כל אבן היתה הפוכה. ואחרי זה, רק חברות גדולות
Amerikan nehir bölgesinin tamamı, iki yıl içinde -- altına bakılmadık taş kalmamıştı.تجد منطقة نهر أمريكا كاملةً - خلال سنتين - كلُّ حجرٍ قد تحرك من مكانه. بعد كل هذا، فقط الشركات الكبرى
Aniden hastalanırsanız başkent bölgesinin diğer acil servis noktalarına da gidebilirsiniz.Jos sairastut äkillisesti, voit mennä myös muihin pääkaupunkiseudun päivystyspisteisiin.
Aniden hastalanırsanız başkent bölgesinin diğer acil servis noktalarına da gidebilirsiniz.Om du blir akut sjuk, kan du även besöka någon annan jourmottagning i huvudstadsregionen.
Aniden hastalanırsanız başkent bölgesinin diğer acil servis noktalarına da gidebilirsiniz.Если вы внезапно заболели, то можете обратиться в другие дежурные отделения столичного региона.
Aniden hastalanırsanız başkent bölgesinin diğer acil servis noktalarına da gidebilirsiniz.إذا مرضت بشكل مفاجئ، فبإمكانك أن تذهب إلى أي نقطة لمناوبة الطوارئ في منطقة العاصمة وضواحيها.
Aniden hastalanırsanız başkent bölgesinin diğer acil servis noktalarına da gidebilirsiniz.如果您突然生病或遇突发事故,您也可以去首都的医疗急诊中心就医。更多急诊中心的信息可以从万塔的医疗健康服务网页上查寻到。
Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.반분다 남부 지역 내에서 2000여 명이 장애를 얻었습니다.
Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.אלפיים איש נפגעו ממנה בקצה הדרומי של איזור בנדונדה.
Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.تسبب باعاقة 2000 شخص في الطرف الجنوبي من منطقة بندوندا
Bandandu bölgesinin güney ucunda 2.000 kişi sakatlandı.不自由になりました ここは違法ダイヤの取引が行われていた場所です
Başkent bölgesinin vergi dairesinin adresi Aleksanterinkatu 9.Pääkaupunkiseudun verotoimisto on Helsingin Kluuvissa Aleksanterinkatu
Başkent bölgesinin vergi dairesinin müşteri hizmetleri Helsinki’nin merkezindedir.Huvudstadsregionens skattebyrå betjänar kunderna i centrala Helsingfors.
Başkent bölgesinin vergi dairesinin müşteri hizmetleri Helsinki’nin merkezindedir.La oficina de la Agencia Tributaria del área metropolitana de Helsinki se encuentra en el centro de Helsinki.
Başkent bölgesinin vergi dairesinin müşteri hizmetleri Helsinki’nin merkezindedir.Pääkaupunkiseudun verotoimiston asiakaspalvelu sijaitsee Helsingin keskustassa.
Başkent bölgesinin vergi dairesinin müşteri hizmetleri Helsinki’nin merkezindedir.Налоговое отделение столичного региона расположено в центре Хельсинки.
Başkent bölgesinin vergi dairesinin müşteri hizmetleri Helsinki’nin merkezindedir.خدمة الزبائن لمكتب الضرائب لمنطقة هلسنكي وضواحيها تقع في مركز مدينة هلسنكي.
Başkent bölgesinin vergi dairesinin müşteri hizmetleri Helsinki’nin merkezindedir.首都地区的税务局位于赫尔辛基市中心。
Bilinmeyen kişilerce, Mareb bölgesinin Wadi Abeeda şehrindeki elektrik iletim hatlarına saldırı düzenlendi.La red de transmisión eléctrica volvió a ser atacada en el distrito de Wadi Abeda, en la provincia de Mareb.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.그렇게 함으로 해서, 약 30분동안 뇌의 일 부분의 활동을 간섭하는 것이죠.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Ao fazer isto, está a interferir com a atividade desta região do cérebro durante uma meia hora.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.A tým mení aktivitu tejto mozgovej oblasti asi na hodinu a pol.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Così facendo, interferisce con l'attività di questa regione cerebrale per circa mezz'ora.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Door dat te doen, beïnvloedt hij de hersenactiviteit in dit gebied gedurende ongeveer een half uur.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Dzięki temu czynnie wpływa na ten obszar mózgu przez około pół godziny.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.És azzal, hogy ezt teszi beavatkozik ezeknek az agyi területeknek a működésébe. kb. egy fél órán keresztül.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Et en faisant cela, il interfère avec l'activité de cette zone du cerveau pendant environ une demi-heure.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Făcând asta, el interferează cu activitatea acestei regiuni cerebrale timp de jumătate de oră.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Och genom att göra det, så påverkar han aktiviteten i den här hjärnregionen i omkring en halvtimme.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Og ved at gøre det, forstyrrer han aktiviteten i dette område af hjernen i cirka en halv time.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Takto ovlivní aktivitu této mozkové oblasti asi na půl hodiny.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Und auf diese Weise kann er in die Aktivität dieser Gehirnregion eingreifen, ungefähr eine halbe Stunde lang.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Và bằng cách làm như thế anh ta can thiệp vào hoạt đông của não trong khoảng nửa giờ.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Και κάνοντάς το αυτό, παρεμβαίνει στη δραστηριότητα αυτής της περιοχής του εγκεφάλου για περίπου μισή ώρα.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.И таким образом он вмешивается в активность головного мозга примерно на полчаса.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Като прави това, той засяга дейността на тази област от мозъка за около половин час.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.Роблячи це, він впливає на активність цієї області мозку майже півгодини.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.ע"י כך, הוא מפריע לפעילות באיזור המוחי הזה למשך כחצי שעה.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.وبهذا، فهو يتّدخل في نشاط هذه المنطقة من الدماغ لمدة نصف الساعة تقريبا.
Böylece, beynin bu bölgesinin aktivitesini yaklaşık yarım saat etkilemiş oluyor.その脳の領域の活動に 30分間ほど干渉します その後は全て正常に戻ります 保証します
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Am descoperit că aria pentru culoare şi cea pentru numere sunt alăturate în creier, în girusul fusiform.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Havaitsimme, että värialue ja numeroalue ovat aivoissa ihan kinni toisissaan, gyrus fusiformiksessa.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.색깔영역과 숫자영역이, 뇌의 방추 이랑 안에 서로 바로 옆에 위치한다는 것을 알아냈습니다.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Odkryliśmy, że w mózgu obszary kolorów i liczb leżą tuż obok siebie, w zakręcie wrzecionowatym.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Takže víme, že oblasti pro barvu a pro čísla jsou v mozku hned vedle sebe, ve fusiformním závitu.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Takže zistili sme, že oblasť farieb a oblasť čísel sú v mozgu, vo fusiformnom závite, hneď vedľa seba.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Vi upptäckte att områdena för färg och nummer ligger bredvid varandra i hjärnan, i fusiform gyrus.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Ми визначили, що кольорова та числова області мозку знаходяться одна біля одної, у веретеноподібній звивині.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.אז אנחנו מצאנו שאזורי הצבעים והמספרים הם מאוד סמוכים במח, בפיתול דמוי-כישור (fusiform gyrus).

İlgili Sayfalar