bölgesel ile cümle

bölgesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Editör: Raphaël Goulet, Avrupa Komisyonu, Bölgesel Politika GMVydavateľ: Raphaël Goulet, Európska komisia, GR pre regionálnu politiku.
Editör: Raphaël Goulet, Avrupa Komisyonu, Bölgesel Politika GMWydawca: Raphaël Goulet, Komisja Europejska, DG ds. Polityki Regionalnej.
Editör: Raphaël Goulet, Avrupa Komisyonu, Bölgesel Politika GMΕκδότη: Raphaël Goulet, Ευρωpiαϊκή Εpiιτροpiή, Ï Περιφερειακή Πολιτιική.
Editör: Raphaël Goulet, Avrupa Komisyonu, Bölgesel Politika GMИздател: Рафаел Гуле, Европейска комисия, ГД Регионална политика.
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Dacă ne interesează stabilitatea regională,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Jeśli interesuje nas stabilność regionalna,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Jika yang penting bagi kita adalah stabilitas regional,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,우리가 지역 안정에 더 관심이 있다면
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise, Mısır çok daha önemli.Ak to, čo nás zaujíma, je regionálna stabilita, oveľa dôležitejší je Egypt.
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise, Mısır çok daha önemli.Als we geïnteresseerd zijn in regionale stabiliteit, is Egypte veel belangrijker.
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise, Mısır çok daha önemli.Ha a régió stabilitása érdekel minket, akkor Egyiptom sokkal fontossabb.
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise, Mısır çok daha önemli.Om det är stabilitet i regionen vi är intresserade utav, är Egypten betydligt viktigare.
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise, Mısır çok daha önemli.Se é a estabilidade regional que nos preocupa, o Egito é bem mais importante.
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise, Mısır çok daha önemli.Wenn wir an regionaler Stabilität interessiert sind, dann ist Ägypten weit wichtiger.
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise, Mısır çok daha önemli.Αν μας ενδιαφέρει η περιφερειακή σταθερότητα, η Αίγυπτος είναι πολύ πιο σημαντική.
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise, Mısır çok daha önemli.在我们对阿富汗的干预中
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Nếu chúng ta quan tâm tới bình ổn khu vực,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Pokud jsme zaměřeni na regionální stabilitu,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Se siamo interessati alla stabilità dei paesi,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Si c'est la stabilité régionale qui nous intéresse,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Si lo que nos interesa es la estabilidad regional,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Ако онова, което има значение за нас е регионалната стабилност,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,Если, то чем мы интересуемся это региональная стабильность,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,אם היה לנו אינטרס ביציבות באזור,
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,وان كنا مهتمين بالسلام الاقليمي
Eğer ilgilendiğimiz konu bölgesel istikrar ise,エジプトの方が重要です。
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMCOEZIUNEA ECONOMICĂ, SOCIALĂ ŞI TERITORIALĂ
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMDe Raad kan op aanbevelingvan de Europese Commissie aanbevelingen voor de lidstaten aannemen.
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMLe partisociali trasmettono alla Commissione un parere o, se opportuno, una raccomandazione.
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMO Conselho de Ministros delibera por unanimidade, após consulta ao Parlamento Europeu.
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMRada Ministrówstanowi po konsultacji z Parlamentem Europejskim.
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMsont soumis aux articles III-123 à
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMTALOUDELLINEN, SOSIAALINEN JAALUEELLINEN YHTEENKUULUVUUS
Ekonomik ve doğal faktörlerin bileşimi, su kullanımındaki büyük bölgesel farklara yol açmaktadır.Combinînd factorii economici şi naturali rezultă diferenţe regionale majore în utilizarea apei.
Ekonomik ve doğal faktörlerin bileşimi, su kullanımındaki büyük bölgesel farklara yol açmaktadır.Een combinatie van economische en natuurlijke factoren leidt tot grote regionale verschillen in waterverbruik.
Ekonomik ve doğal faktörlerin bileşimi, su kullanımındaki büyük bölgesel farklara yol açmaktadır.Taloudellisten ja luontoperäisten tekijöiden yhdistelmä aiheuttaa merkittäviä alueellisia eroja vedenkäytössä.
Ekonomik ve doğal faktörlerin bileşimi, su kullanımındaki büyük bölgesel farklara yol açmaktadır.Zaradi različnih gospodarskih in naravnih dejavnikov prihaja med regijami do velikih razlik v porabi vode.
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Abbiamo esempi di successo di questo modo di pensare che è cambiato?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Avem vreun exemplu de succes pe aceastaă schimbare a gândirii aplicată la nivel local?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Avons-nous des exemples de réussite de l'application de ce changement d'état d'esprit au niveau local ?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Czy mamy jakieś przykłady pomyślnej zmiany typu myślenia na szczeblu lokalnym?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Finns det exempel på- -ett nytt tankesätt på lokal nivå?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Gibt es Erfolgsbeispiele wo dieser Sinneswandel erfolgreich auf lokaler Ebene geschafft wurde?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Hebben we al voorbeelden van succes van deze mentaliteitsverandering toegepast op lokaal niveau?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?지역적 차원에서 이런 사고방식의 변화를 적용하여 성공한 사례가 있습니까?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Máme příklady úspěchu uplatnění takové změny myšlení na lokální úrovni?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?¿Tenemos ejemplos de éxito de este cambio mental aplicado a nivel local?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Van már példánk sikerre, ahol ez a szemléletváltás alkalmazva lett helyi szinten?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Έχουμε παραδείγματα επιτυχίας ότι αυτή η νοοτροπία λειτουργεί σε τοπικό επίπεδο;
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Есть ли у нас успешные примеры смены восприятия, которая применялась на местном уровне?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?Имаме ли някакви примери за успех, на тази промяна на мислене да се прилага на местно ниво?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?האם יש לנו דוגמאות להצלחת יישום כזה של שינוי הלך-רוח ברמה המקומית?
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?ألدينا أيّ أمثله لنجاح تلك النقلة التفكيرية عند تطبيقها على المستوى المحلي؟
Elimizde bu düşünce tarzındaki değişime dair bölgesel düzeyde herhangi bir başarı örneği var mı?実はあります その成功例はどんどん増えています
- en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.- amely a legnagyobb - a tagállami és a helyi szint.
- en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.연방정부와 주 정부, 지방의 지출을 합한 것입니다.
- en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.le niveau étatique et le niveau local.
- en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.lo estatal y lo local.
- en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.שהיא הגדולה ביותר, הרמה של המדינות והרמה המקומית.
- en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.الذي هو الأكبر على مستوى الولاية والمستوى المحلي
İlgili Sayfalar