bölgelerini ile cümle

bölgelerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.In hodil je po Siriji in Ciliciji in je utrjeval cerkve.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.I przechodził Syryję, i Cilicyję, utwierdzając zbory.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Ja hän vaelsi läpi Syyrian ja Kilikian vahvistaen seurakuntia.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.수리아와 길리기아로 다녀가며 교회들을 굳게 하니라
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Luego recorría Siria y Cilicia, fortaleciendo a las iglesias
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Men han rejste omkring i Syrien og Kilikien og styrkede Menighederne.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Mereka pun mengelilingi Siria dan Kilikia; di sana mereka menguatkan jemaat-jemaat
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Người trải qua xứ Sy-ri và xứ Si-li-si , làm cho các Hội_thánh được vững_bền .
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Người trải qua xứ Sy-ri và xứ Si-li-si, làm cho các Hội thánh được vững bền.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.och färdades genom Syrien och Cilicien och styrkte församlingarna.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Og han drog igjennem Syria og Kilikia og styrket menighetene.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Zij trokken door Syrië naar Cilicië. Onderweg sterkten zij de christengemeenten in hun geloof.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Και διηρχετο την Συριαν και Κιλικιαν, επιστηριζων τας εκκλησιας.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.и проходил Сирию и Киликию, утверждая церкви.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.і проходив Сирию і Киликию, утверджаючи церкви.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.ויעבר בסוריא ובקיליקיא ויחזק את הקהלות׃
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.‎فاجتاز في سورية وكيليكية يشدد الكنائس
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.他 就 走 遍 敘 利 亞 、 基 利 家 、 堅 固 眾 教 會
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.他 就 走遍 敘 利亞 、 基利家 、 堅固眾 教會
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.A jednoduché myšlenky mohou změnit situaci ne v malých oblastech, ale ve velkých částech světa.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.A proste pomysły mogą zmienić oblicze, nie jakichś niewielkich obszarów, ale wielkich obszarów świata.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.E le idee semplici possono trasformare il volto non solo di piccole aree, ma di grandi aree del mondo.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.Ideas sencillas pueden cambiar la situación, no de pequeñas zonas, sino de grandes áreas del mundo.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.Ideias simples podem transformar o rosto não só de pequenas áreas, mas de vastas regiões do mundo.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.Ide sederhana dapat mengubah keadaan, tidak hanya daerah sempit, tetapi daerah yang luas di dunia ini.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.이런 간단한 아이디어는 작은 영역뿐 아니라, 세상의 큰 영역도 바꿀 수 있습니다.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.Och enkla idéer kan förvandla ansiktet, inte av små områden, av stora områden i världen.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.Şi idei simple pot transforma faţa, nu zonelor mici, ci ale zonelor mari ale lumii.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.И простите идеи могат да променят лицето, не на малки райони, а на големи части от света.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.Простейшие идеи способны изменить все, и не только для небольших районов, а для целых регионов на земле.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.ורעיונות פשוטים יכולים לשנות באופן מהותי את הפנים של לא רק שטחים קטנים אלא של שטחים גדולים בעולם
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.والأفكار البسيطة تستطيع تغيير، ليس فقط المناطق الصغيرة، بل مناطق أكبر من العالم.
Ve basit fikirler, dünyanın küçük bölgelerini değil büyük bölgelerinin çehresini değiştirebilir.小さな地域だけでなく より広い地域でも同じです 「デジタル食糧」について話します
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.A ukazujeme, že jsme schopní tyto informace zpracovat do fukčních modelů a simulací oblastí mozku.
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.És megmutatjuk, hogy át tudjuk alakítani ezt az információt működő modellekké és agyterületek szimulációjává.
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.I okazuje się, że istotnie możemy użyć tych danych to budowy działających modeli i symulacji obszarów mózgu.
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.Kita menunjukkan bahwa kita berhasil mengubah data ini menjadi model dan simulasi wilayah otak yang berfungsi.
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.결국 우리는 실제로 이 자료들을 뇌의 각 부분에 대해서 실제 작동하는 모델이나 시뮬레이션으로 만드는데 사용할 수 있을 것입니다.
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.Og vi viser at vi faktisk kan bruge de data i brugbare modeller og simuleringer af regioner i hjernen.
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.Как мы показываем, можно фактически превратить эти данные в рабочие модели и симуляцию регионов мозга.
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.ואנחנו מראים שאנחנו אכן יכולים להפוך את המידע הזה לכדי מודלים מתפקדים וסימולציות של חלקים במוח.
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.والآن نعمل لتحويل هذه البيانات إلى نماذج ومحاكاة لأجزاء العقل المختلفة
Ve bu bilgileri beyin bölgelerinin çalışır modellerine ve simulasyonlarına dönüştürebildiğimizi gosteriyoruz.することができるようになるでしょう 脳の機能のなかで、モデル化してシミュレーション、テストを
Yani, Avusturya, İtalya ve Bavaria daki bölgelerini elinden çıkarması gerekiyordu.Dejarme que escriba esto aqui.... Esto es la Tercera Coalición.
Yani, Avusturya, İtalya ve Bavaria daki bölgelerini elinden çıkarması gerekiyordu.그래서 오스트리아는 이탈리아에 있던 영토를
Yani, Avusturya, İtalya ve Bavaria daki bölgelerini elinden çıkarması gerekiyordu.Rakousko se muselo vzdát území, které získalo v Itálii.
Yani, Avusturya, İtalya ve Bavaria daki bölgelerini elinden çıkarması gerekiyordu.Więc Austria musiała zrzec się terytorium, które miała we
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Bueno, podríamos proteger los blancos de muy alto valor, como las clínicas.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Chúng ta có thể bảo vệ các mục tiêu giá trị cao như các phòng khám.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Eh bien, nous pourrions protéger des objectifs de grande valeur comme les cliniques.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Ei bine, am putea proteja ţinte de mare valoare precum clinicile.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.음, 우리는 클리닉 같은 매우 중요한 곳을 보호할 수 있습니다.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Moglibyśmy chronić obiekty wartościowe, jak np. kliniki.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Nos, megvédhetnénk olyan magas értékű célpontokat, mint a kórházak.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Nun, wir könnten hochwertige Ziele, wie Kliniken, schützen.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Poderíamos proteger alvos de grande valor como clínicas.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Potremmo proteggere obiettivi di alto valore come le cliniche.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.We zouden doelwitten met zeer hoge waarde kunnen beschermen, zoals klinieken.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Λοιπόν, θα μπορούσαμε να προστατεύσουμε στόχους πολύ υψηλής αξίας όπως οι κλινικές.
Yüksek risk içeren hastane bölgelerini koruyabiliriz.Можем да защитим много високостойностни цели, като например болници.

İlgili Sayfalar