bölgelerine ile cümle
bölgelerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.En fait, quand je voyage dans le monde en développement, Coca semble omniprésent.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Faktanya, ketika saya mengunjungi negara-negara berkembang, Coke mudah sekali ditemukan dimanapun
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Faktisk, når jeg rejser til udviklingslandene, føles det som om Coke er allestedsnærværende.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.In realtà, viaggiando nei paesi in via di sviluppo, la Coca-Cola sembra onnipresente.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Kiedy podróżuję do krajów rozwijających się, Cola wydaje się wszechobecna.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.개발도상국을 다니다 보면 코카콜라는 어디에나 있는 아주 흔한 것으로 느껴집니다.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Na verdade, quando viajo pelo mundo em desenvolvimento, a Coca-Cola parece-me omnipresente.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Op reis in de ontwikkelingswereld kom je Coke overal tegen.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Tatsache ist, dass wenn ich Entwicklungsländer bereise, Coke allgegenwärtig scheint.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Tény, hogy bármelyik fejlődő országba utazom, a Coke kikerülhetetlen.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Thực sự, khi tôi đi đến những nước đang phát triển, Coca-Cola có mặt ở khắp mọi nơi.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Vlastně když cestuji po zemích třetího světa, Kola mne všude doprovází.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Βασικά όταν ταξιδεύω στον αναπτυσσόμενο κόσμο η Κόκα Κόλα είναι πανταχού παρούσα
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Всъщност, когато пътувам из развиващия се свят, оставам с усещането, че Колата е Вездесъща.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Дійсно, під час подорожей країнами, що розвиваються, складається враження, що кола всюдисуща.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.Собственно, когда я путешествовала по развивающимся странам, было чувство, что "Кока" вездесуща.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.למעשה, כאשר אני מטיילת למדינות מתפתחות, קולה מרגישה כאילו היא יכולה להיות בכל מקום בו זמנית.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.في الواقع، عندما تنقلت بين دول العالم النامي، شعرت بأن الكولا في كل مكان.
Gerçekten de dünyanın gelişen bölgelerine gittiğimde de kolanın ne kadar da bol olduğunu görüyorum.いたるところでコカコーラを見かけます そこでこのような訪問から戻って
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi."Ei, pelo menos venham até a área da fronteira. E vocês podem se esconder das rebeliões que estão acontecendo.
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi."Hey, au moins venez prêt de la frontière et vous pourrez vous cacher là pendant la durée des tumultes."
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.말했습니다 "이봐요 적어도 국경까지 오면 어때요? 그럼 지금 일어나는 일들에 대한 불안을 좀 줄일 수 있을 거 에요"
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.le-a zis "măcar veniți aici, la frontieră, unde vă puteți ascunde de nebunia de acolo."
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.قالوا لهم اقل ماتفعلوه هو الذهاب للحدود لكي تهربوا من كل هذه المشاكل التي تحدث
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.行かれてはどうです。 そうしたら、今の不安定な状態から 隠れられるでしょう」と。 彼らは召使いのかっこうをしてた。
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Guardate le province del Kenya. Sono molto diverse.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Kenya tartományai. Különbözőek.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Kijk naar de provincies van Kenia. Ze zijn heel verschillend.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.케냐의 한 지방을 보시죠. 매우 다른 양상입니다.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Lihatlah propinsi-propinsi di Kenya. Mereka sungguh berbeda.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Miren a las provincias de Kenya. Son muy diferentes.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Nhìn xem các tỉnh của Kenya. Chúng rất khác biệt.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Podívejte na provincie v Keni. Hodně se od sebe liší.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Pozrite sa na provincie Kene. Sú veľmi odlišné.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Regardez les provinces du Kenya. Elles sont très différentes.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Schauen Sie auf die Provinzen von Kenia. Die sind so unterschiedlich.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Spójrzcie na prowincje Kenii. Bardzo się różnią.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Titta på Kenyas provinser, dom är väldigt olika.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Uitați-vă la provinciile din Kenya. Sunt diferite.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Vejam as províncias do Quénia, são muito diferentes.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Κοιτάξτε τις επαρχίες της Κένυας. Είναι πολύ διαφορετικές.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Вижте в провинциите на Кения. Те са много различни.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Погляньмо на провінції Кенії. Вони дуже різні.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.Посмотрите на провинции Кении. Они очень различаются.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.נבדוק את המחוזות בקניה. הם שונים מאוד.
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.انظروا الى المحافظات في كينيا. انهم مختلفون كليا
Kenya'nın bölgelerine bakın, oldukça farklılar.ここで見られる状況は貧しさによるものではありません
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.Colabora en la búsqueda de familiares desaparecidos y transmite mensajes en zonas de crisis.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.La Croix-Rouge finlandaise recherche les proches disparus et transmet des messages dans les zones sinistrées.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.Punainen Risti etsii kadonneita omaisia ja välittää viestejä kriisialueilla.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.Röda Korset söker försvunna anhöriga och förmedlar meddelanden på krisområden.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.Красный Крест ищет пропавших родственников и передаёт информацию в проблемных регионах.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.الصليب الأحمر يبحث عن الأقارب المفقودين ويوصل الرسائل إلى مناطق الأزمات.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.红十字会为被自然灾难或危机拆散的家庭提供帮助。红十字会帮助寻找失散的家人并向受灾地点传达信息。
Kuzey Donegal ve Batı Kerry bölgelerine odaklandık.북부 더니골과 서부 케리 지역이었는데 제가 주로 연구했던 곳이였죠.
Kuzey Donegal ve Batı Kerry bölgelerine odaklandık.lebo tu som aktívne pôsobil.
Kuzey Donegal ve Batı Kerry bölgelerine odaklandık.le due zone in cui io ero principalmente operativo.
Kuzey Donegal ve Batı Kerry bölgelerine odaklandık.les deux régions où j'ai principalement travaillé.
Kuzey Donegal ve Batı Kerry bölgelerine odaklandık.Ντόνεγκαλ και το Δ. Κέρρυ όπου δραστηριοποιούμαι.
Kuzey Donegal ve Batı Kerry bölgelerine odaklandık.בצפון דונגל ובמערב קארי כשני האזורים בהם פעלתי בעיקר.