bölgelerinde ile cümle
bölgelerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.E si è temuto che in alcune parti del paese si potesse esercitare influenza sui votanti.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.És volt némi aggodalom amiatt, hogy az ország bizonyos részeiben talán elnyomják a szavazókat.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.Houve alguma inquietação de que, nalgumas partes do país, pudesse haver dissuasão eleitoral.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.그리고 일부 지역에 있었던 우려는 투표를 위축시키는 행위가 벌어질 수도 있다는 것이었습니다.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.Obawiano się, że w pewnych rejonach kraju wyborcy mogą zostać pozbawieni prawa głosu.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.Und es gab Sorge in einigen Teilen des Landes dass Wähler beeinflusst würden.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.V tem času se je pojavila skrb, da je v nekaterih predelih države prišlo do načrtnega oviranja glasovanja.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.Y había cierta preocupación de que en algunas partes del país podría haber supresión del voto.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.Υπήρχε η ανησυχία πως σε μερικά μέρη της χώρας ενδεχομένως να αποτρέπονταν ο κόσμος να ψηφίσει.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.И в отдельных регионах существовали опасения, что на людей будет оказано давление.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.Съществуваше известна загриженост, че в някои части на страната може да има потискане на гласоподаватели.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.היתה דאגה מסויימת שבמספר חלקים של המדינה עלולה להתרחש מניעת הצבעה.
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.وكان هناك بعض القلق انه بعض أطراف البلاد أند قد يكون هناك تأثيرحزبي على الأصوات
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.懸念が持たれていました 投票をビデオに撮ろう という話になりました
Ulkenin diger bolgelerinde ve dunyanin diger bolgelerinde de hastaneler kurduk병원을 운영하기 시작했고 다른 나라에도 병원을 세우고 있습니다.
Ulkenin diger bolgelerinde ve dunyanin diger bolgelerinde de hastaneler kurdukבאיזורים אחרים בהודו והקמנו גם בתי חולים במקומות אחרים בעולם.
Ulkenin diger bolgelerinde ve dunyanin diger bolgelerinde de hastaneler kurdukفي أجزاء أخرى من البلاد وانشأنا أيضا مستشفيات في أنحاء أخرى من العالم أيضا.
Ulkenin diger bolgelerinde ve dunyanin diger bolgelerinde de hastaneler kurdukまた国外にも同様に 設置を始めています 過去30年の間に
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.Acesta este Sultanbelyi, unul dintre cele mai mari cartiere sărace din Istanbul.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.A to Sultanbelyi, jedna z największych takich wspólnot w Stambule.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.Dit is Sultanbelyi, een van de grootste sloppenwijken in Istanbul.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.E esta é Sultanbeyli, que é uma das maiores favelas de Istambul.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.E questa è Sultanbelyi, che è una delle più grandi comunità abusive di Istanbul.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.És ez Sultanbelyi, ami Isztambul egyik legnagyobb nyomornegyede.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.Et voici Sultanbelyi, qui est l'une des plus grandes communautés de squatters à Istanbul.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.Und das hier ist Sultanbelyi, das eine der größten Elendsviertel-Gemeinschaften in Istanbul ist.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.Và đây là Sultanbelyi, một trong những khu dân cư trái phép lớn nhất Istanbul.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.А това е Султанбелий, една от най-големите незаконни общности в Истанбул.
Ve burası Sultanbeyli, İstanbul'daki en büyük gecekondu bölgelerinden birisi.А это Султанбейли — крупнейшая нелегальная община Стамбула.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.A v niektorých kútoch sveta používajú nástroje, ako napr. hubky, na lov rýb.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.A w niektórych częściach świata, używają narzędzi, takich jak gąbki, aby polować na ryby.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Et dans certaines régions du monde, ils utilisent des outils, comme des éponges pour chasser les poissons.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.In alcune parti del mondo si servono di strumenti come le spugne per catturare i pesci.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.In einigen Erdteilen setzen sie Werkzeuge ein, etwa Schwämme zur Fischjagd.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.În unele părți ale lumii, delfinii folosesc unelte, precum bureții pentru a prinde pești.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.어떤 지역의 돌고래는 도구를 이용합니다. 물고기를 잡는데 스펀지를 쓴다거나요.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Nalgumas partes do mundo usam ferramentas, tais como esponjas, para caçar peixes.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Ngoài ra ở một vài nơi trên thế giới, chúng còn sử dụng các công cụ, như là bọt biển để săn mồi.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Og i nogle dele af verden, bruger de redskaber, som svampe til at jage fisk.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.V některých částech světa používají nástroje jako mořské houby k lovení ryb.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.Και σε μερικά μέρη του κόσμου, χρησιμοποιούν εργαλεία, όπως σφουγγάρια, για να κυνηγήσουν ψάρια.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.А в некоторых областях они используют приспособления — вроде морской губки — для ловли рыбы.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.У деяких частинах світу вони використовують знаряддя на кшталт губки, щоб полювати на рибу.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.בכמה אזורים בעולם, הם משתמשים בכלים כמו ספוג, כדי ללכוד דגים.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.وفي بعض أنحاء العالم، الدلافين قادرة على استخدام الأدوات مثل استخدام الإسفنج لاصطياد الأسماك.
Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar.魚を捕るイルカもいます しかし大きな疑問が残ります
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.고작 3천만 정도만 동쪽지역에 거주하고 있습니다.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.A keleti területeken csupán 30 millió ember él.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Dan hanya ada 30 juta orang yang tinggal di wilayah timur.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Doar 30 milioane există în zonele estice.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Et seulement 30 millions vivent dans les zones de l'est.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Jedynie 30 mln ludzi mieszka na wschodnich obszarach.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Lediglich 30 Million Menschen leben in den östlichen Gebieten.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Slechts 30 miljoen mensen leven in de oostelijke gebieden.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Sono solo 30 milioni i russi che abitano nelle zone orientali.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Và chỉ khoảng 30 triệu người sống ở các vùng miền đông.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Y sólo 30 millones de personas están en su zona oriental.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.Και μόνο 30 εκατομμύρια άνθρωποι βρίσκονται στις ανατολικές της περιοχές.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.И всего лишь 30 миллионов населения живут в восточной части.
Ve sadece 30 milyon insan Rusya'nın doğu bölgelerinde.И само 30 милиона човека са в нейните източни площи.
İlgili Sayfalar