bölgelere ile cümle

bölgelere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bölgelere Yukarı Struma nehri ve o civarda bulunan Küstendil de dahildi.U te zemlje spadalo je i područje Zabiokovlja, odnosno sela Rašćane (Hrašćane) i Vrdol (Vrhdol).
Sistemli bir hale getirilen makamlar çeşitli bölgelere yayılmış ve geliştirilmiştir.Utvrda je proširivana i nadograđivana u nekoliko faza.
Bölgelere ayrılmış özel bir Dünya haritası üzerinde oynanan strateji oyunudur.Pred igračem se nalazi karta svijeta podijeljena na teritorije.
Dört tür göreli olarak daha küçük bölgelere dağılmışlardır.Neslužbeno se četvrti dalje dijele na još manja područja.
Hava kütlelerinin oluştuğu bölgelere kaynak bölgeler denir.Zračne mase nastaju u takozvanim izvorišnim područjima.
Kış aylarında kar yağışı diğer bölgelere göre fazla görülmektedir.Često se čak i ljeti snijeg na mnogo mjesta zadržava.
Her alt bölge toplamda elli tane olan doğal bölgelere bölünür.Každý subdištrikt sa ďalej delí na prirodzené oblasti, ktorých je celkovo päťdesiat.
Bölgenin ekonomisi diğer Slovak bölgelere oranla daha fazla tarıma dayalıdır.Takéto osídlenie je už typické pre mnohé ďalšie regióny Slovenska.
Bölgelere ayrılmış özel bir Dünya haritası üzerinde oynanan strateji oyunudur.Hrá sa na mape rozdelenej do niekoľkých miestností.
Bugünkü Burkina Faso'nun kurulu olduğu bölgelere ilk gelen Avrupalı Alman Heinrich Barth olmuştur.Za prvého Európana, ktorý dosiahol územie súčasného Paraguaja, je považovaný Portugalčan Aleixo Garcia.
Her alt bölge toplamda elli tane olan doğal bölgelere bölünür.Skupno devetdeset okrajev se naravno deli na petdeset naravno-geografskih regij.
Daha sonraki yıllarda diğer bölgelere de yayılmışlardır.V naslednjih tednih se predajo še ostala mesta.
Avrupa kıtasında leylekler geniş ama birbirinden ayrı bölgelere dağılmıştır.Lokacija teh izbruhov se razlikuje, vendar so na splošno razpršeni proti jugu.
Kış süresince kıyıda balıkçılık yapan gruplar iç bölgelere avlanmaya ve yiyecek bulmaya geliyordu.Pozimi so poplavljena območja omogočala ribolov, lov, iskanje hrane.
Kalan kısmı diğer bölgelere yayılmıştır.Tej so segli še na druga področja.
Geçtiği bölgelere verdiği sıkınta bazen oldukça fazlaydı.Na tekmovanjih, ki jih je obiskoval, je pogosto posegal po odličjih.
Fox, patlayıcıları başka bölgelere götürdü.Foksas buvo atsakingas už sprogmenis.
Yiyecekler ve malzemeler bölgelere göre farklılık gösterir.Patiekalai ir jų ingredientai skiriasi priklausomai nuo regiono.
Depremin ardından ulaşım yetersizlikleri nedeniyle kırsal bölgelere yardımların ulaştırılması gecikti.Vėliau gyvenvietės augimą stabdė maisto trūkumas.
Bu bölgelere akış altı da denir.Nuo to laiko ši vietovė vadinama Šeštokais.
Oynatıcılar yavaşça Dünya üzerindeki diğer bölgelere de yayıldı.Tasapisi levisid mängijad ka üle maailma eri riikidesse ja regioonidesse.
Genellikle sıcak su çıkan bölgelerede görülür.Tänapäeval on tavaliselt välises soojusvõrgus ülekuumendatud vesi.
Kete, ilk olarak bu bölgeden çıkmış, daha sonra diğer bölgelere yayılmıştır.See algab perekonnast ja hiljem laieneb teistele.
Yine bu bölgelere azınlık dilini bilen polisler atanmaktadır.Vaid need lapsed, kes on sügaval kogukonna sees geograafiliselt, oskavad veel seda keelt.
Aproch organizasyonu daha öncede çocuklar için çalışmıştı. Şimdi bunu şehirdeki diğer bölgelere yayacağız.Aproch is een organisatie voor kinderen en we willen dit naar andere delen van de stad uitbreiden.
Aproch organizasyonu daha öncede çocuklar için çalışmıştı. Şimdi bunu şehirdeki diğer bölgelere yayacağız.Aproch je organizace, která má zkušenosti s prací pro děti a plánujeme ji rozšířit do dalších části města.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.10年前に私は北極の氷の上に立ちましたが
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Acum putem ajunge până la Arctic.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Ahora podemos ir al Ártico.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Danes lahko obiščemo Arktiko.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Eljuthatunk az Északi-sarkra.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Giờ chúng ta có thể đi đến Bắc Cực.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.북극으로 가보겠습니다.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Machen wir uns nun auf den Weg in die Arktis.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Możemy teraz przenieść się do Arktyki.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Nous pouvons maintenant aller en Arctique.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Nyt voimme lähteä Arktikselle.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Ora possiamo visitare l'Artico.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Podemos agora ir ao Ártico.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Saat ini kita bisa pergi ke daerah Arktik.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Teraz môžeme ísť do Arktídy.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Vi kan nu ta oss till Arktis.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.We kunnen nu naar het Arctisch gebied gaan.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Μπορούμε τώρα να πάμε στην Αρκτική.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Сега можем да отидем до Арктика.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.Сегодня мы можем попасть в Арктику.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.אנחנו יכולים ללכת אל החוג הארקטי.
Artık Arktik bölgelere gidebiliyoruz.يمكننا الآن الذهاب الى القطب الشمالي.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.In manchen Gegenden fällt zu viel Regen und nicht genug in anderen.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.너무 많은 비가 내리는 곳도 있고, 충분히 내리지 않는 지역도 있습니다.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.Mucha lluvia cae en algunas áreas. y no suficiente en otras.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.Na niektórych obszarach pada zbyt dużo, na innych za mało.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.Op sommige plaatsen valt te veel regen. En op andere niet genoeg.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.Peste unele zone cade mult prea multă ploaie. Și prea puțină pe altele.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.Quá nhiều mưa rơi tại một số vùng, và không đủ cho những nơi khác.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.Trop de pluie tombe sur certaines zones. Et pas assez sur d'autres.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.Troppa pioggia in alcune aree. E non abbastanza in altre.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.В някои райони пада твърде много дъжд. А в други - не достатъчно.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.В одних краях на неё выпадает слишком много осадков. А в других - недостаточно.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.יותר מדי גשם יורד באיזורים מסויימים. ולא מספיק יורד באחרים.

İlgili Sayfalar