Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.لأنه منذ الإنقسامات يعملون معاً على بناء رغبة لأيدلوجياتهم أو أفكارهم على أرض الواقع .
Çünkü bölünme öncesine kadar, ideolojileri için tabandan talep oluşturuyorlardı.その組織のイデオロギーへの要求を 草の根で築いていたからです 必要とされているのは
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Bo muszą być kacerstwa między wami, aby ci, którzy są doświadczeni, byli jawnymi między wami.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!căci trebuie să fie şi partide între voi, ca să iasă la lumină cei găsiţi buni.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Denn es müssen Parteien unter euch sein, auf daß die, so rechtschaffen sind, offenbar unter euch werden.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!E até importa que haja entre vós facções, para que os aprovados se tornem manifestos entre vós.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Er moeten wel splitsingen onder u plaatsvinden; anders zou niet duidelijk worden wie aan de goede kant staan.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!for det må være partier iblandt eder, forat de ekte kan bli åpenbare iblandt eder.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!너희 중에 편당이 있어야 너희 중에 옳다 인정함을 받은 자들이 나타나게 되리라
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Lebo musia i herezie byť medzi vami, aby aj tí, ktorí sú dokázaní, boli zjavení medzi vami.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Mert szükség, hogy szakadások is legyenek köztetek, hogy a kipróbáltak nyilvánvalókká legyenek ti köztetek.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Neboť musejí i kacířstva mezi vámi býti, aby právě zbožní zjeveni byli mezi vámi.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Täytyyhän teidän keskuudessanne olla puolueitakin, että kävisi ilmi, ketkä teistä kestävät koetuksen.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Thi der må endog være Partier iblandt eder, for at de prøvede kunne blive åbenbare iblandt eder.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Ty partier måste ju finnas bland eder, för att det skall bliva uppenbart vilka bland eder som hålla provet.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!διοτι ειναι αναγκη να υπαρχωσι και αιρεσεις μεταξυ σας, δια να γεινωσι φανεροι μεταξυ σας οι δοκιμοι.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Ибо надлежит быть и разномыслиям между вами, дабы открылись между вами искусные.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!Треба бо й єресям між вами бути, щоб вірні між вами явились.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!щото всеки път, когато ядете тоя хляб и пиете [тая] чаша, възвестявате смъртта на Господа, докле дойде Той.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!כי אף צריכות כתות להיות ביניכם למען יודעו הנאמנים בכם׃
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!لانه لا بد ان يكون بينكم بدع ايضا ليكون المزكون ظاهرين بينكم.
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!在 你 們 中 間 不 免 有 分 門 結 黨 的 事 、 好 叫 那 些 經 驗 的 人 、 顯 明 出 來
Çünkü Tanrının beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!在 你 們中間不免 有分 門結黨 的 事 、 好 叫 那些 經驗 的 人 、 顯明 出來
Daha iyi anlayabilmek için virgülümüzü yerleştirelim. . Bunu 8'in 7.000'ye bölünmesi olarak da görebilirsiniz.Og lige for god ordens skyld skal vi huske at sætte vores komma efter 7 så vi kan se det som 8 op i 7,000
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .또 다른 방법으로는 9의 배수 중 12를 나눌 수 있는 숫자를 찾는 거에요
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .Az egyik lehetőség hogy megnézzük a 9 többszöröseit és hogy ezek közül bármelyik osztható-e 12-vel.
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .Een manier is kijken naar de tafel van 9 en zien of er een getal van deelbaar is 12.
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .První způsob je podívat se na násobky 9 a zjisti, jestli je některý z nich dělitelný 12.
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .Uma maneira é justamente olhar para os múltiplos de 9 e ver se algum deles é divisível por 12.
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .Una forma es darle un vistazo a los múltiplos de 9 y ver si alguno de ellos es divisible entre 12.
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .Une façon c'est de regarder les multiples de 9 et de de voir si il y en qui sont divisibles par 12.
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .Un modo e' tipo guardare i multipli di 9 e vedere se uno di loro e' divisibile per 12.
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .Единият начин е като просто погледнем кратните на 9 и проверим дали някои от тях са делими на 12.
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .والطريقة الوحيدة هي ان ترى مضاعفات العدد 9 و تفكر في ما اذا كان اي منها يقبل القسمة على 3
Diğer bir yol ise 9'un katlarına bakıp onların 12'ye bölünüp bölünmediğini denemek. .いずれかが 12 で割り切れるかどうかチェックすることです。 9 から始める場合、ここでやって見ましょう。
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Além de que a replicação imprópria da molécula do ADN "causa doenças genéticas, "não entendemos mais nada."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Azon kívül, hogy a DNS molekula nem megfelelő másolása genetikai betegséget okoz, nem értettünk semmit."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."DNA 분자의 부정확한 복제가 유전병을 일으킨다는 거 말고는 아무것도 이해할 수 없었어요."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."În afară de faptul că replicarea incorectă a moleculei de ADN" provoacă boli genetice, nu am înțeles nimic."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Kromě faktu, že nepřesná replikace molekuly DNA způsobuje genetické nemoci, jsme nic jiného nepochopili."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Ngoài việc sự nhân đôi bất thường của phân tử ADN gây ra các bệnh di truyền, chúng cháu chẳng hiểu gì cả."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."Nie zrozumieliśmy nic poza tym, że nieprawidłowa replikacja cząsteczki DNA wywołuje chorobę genetyczną."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi.Udover at fejlagtig replikering af DNA molekyler kan give genetiske sygdomme, forstod vi ikke andet."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."מלבד העובדה ששיכפול לקוי של מולקולת DNA גורם למחלה תורשתית, לא הבננו כלום."
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi."بخلاف حقيقة أنّ التّناسخ الخاطئ لِجُزئيّات الحمض النوويّ يُسبّب أمراضا وراثيّة، لم نفهم أيّ شيء آخر".
"DNA'nın düzensiz bölünmesinin genetik hastalıklara neden olduğunun dışında hiçbirşey anlamadık." dedi.ということ以外は 何も分からないの」 (笑)
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.Der Hauptschöpfungsprozess der Natur ist die Morphogenese, die Teilung einer Zelle in zwei Zellen.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.El principal proceso de creación en la naturaleza, la morfogénesis, divide una célula en dos células.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.Het belangrijkste scheppingsproces is morfogenese, de splitsing van 1 cel in 2 cellen.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.Hlavním přírodním tvořivým procesem je morfogeneze, kdy se buňka rozděluje na dvě nové.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.Il principale processo di creazione in natura, la morfogenesi, è la divisione di una cellula in due cellule.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.자연에서 가장 중요한 창조 또는 형태 형성 과정은 하나의 세포를 두개로 분리하는 과정입니다
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.Podstawowym procesem twórczym w naturze jest morfogeneza, dzielenie komórki na dwie.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.Pricipalul proces de creație al naturii, morfogeneza, este diviziunea celulei în două celule.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.Quá trình sáng tạo chính của thiên nhiên: tạo hình là sự phân chia một tế bào thành hai.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.Главным процессом в природе является морфогенез, то есть разделение одной клетки на две.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.Основният процес в природата за създаване, морфогенезис, е разделянето на една клетка на две клетки.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.התהליך העיקרי בטבע שזה יצירה, מתן צורה, מתרחש בפיצול של תא אחד לשני תאים.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.نهج الطبيعة الأساسي في الخلق، والتشكل، هو انقسام خلية إلى اثنتين.
Doğanın ana yaratma süreci morfogenez bir hücrenin iki hücreye bölünmesidir.一つの細胞が 2つに分裂することを指しますが 同じ形に分裂したり