Oyun alanı, beyaz çizgiler tarafından üçe bölünmüş.The playground is divided into three areas by white lines.
İngiliz Parlamentosu, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarasına bölünmüştür.The British Parliament is divided into the House of Commons and the House of Lords.
Dörde bölünmüş Çin lahanasını biraz geniş şeritler halinde kesin.Cut the quartered pak-choi into, slightly wide, strips.
Tom'un okul günü altı peryoda bölünmüştür.Tom's school day is divided into six periods.
Kendisine karşı bölünmüş bir ev ayakta kalamaz.A house divided against itself cannot stand.
Tom bölünmüş bir kişiliğe sahiptir.Tom has a split personality.
O bölünmüş bir kişiliğe sahip.He has a split personality.
Toplum bölünmüştür.Society is divided.
Bir tezin paragraflara bölünmüş olması gerekir.A dissertation should be divided into paragraphs.
Brezilya eyaletlere bölünmüştür ve bunlar sırasıyla belediyelere bölünmüştürBrazil is partitioned into states, which in turn are partitioned into municipalities.
Görüşler Boston'da daha çok bölünmüştür.Opinions are more divided in Boston.
Amerika Birleşik Devletleri artık her zamankinden daha fazla bölünmüştür.The United States is more divided now than ever.
Amerika her zamankinden daha bölünmüştür.America is more divided than ever.
Amerika her zamankinden daha fazla bölünmüştür.America is more divided than ever.
Drammen şu anda sekiz bölgeye bölünmüştür.Drammen is currently divided into eight districts.
Konu gündemde olduğunda, İsveç sendika hareketi çok bölünmüştü.When the issue was at the agenda, the Swedish union movement was very split.
Bu iki grup, ilişkili risk ve yönetimine göre daha fazla bölünmüştür.These two groups are further subdivided according to their associated risks and management.
Bu durumda, çatal bölünmüş bir Ethereum ve Ethereum Classic zincirleri ile sonuçlandı.In this case, the fork resulted in a split creating Ethereum and Ethereum Classic chains.
Bu bölgeler, Nisan Ayaklanmasında olduğu gibi devrimci bölgelere veya hücrelere bölünmüştü.These regions were to be divided into revolutionary districts or rayons like in the April Uprising.
Windows Phone Mağazası 16 ana kategoride 61 kategori ve 25 alt kategoriye bölünmüş olacakdır.The Windows Phone Store had 61 categories split up into 16 main categories and 25 sub-categories.
Alien: Isolation için eleştiriler ikiye bölünmüştü, ancak genel olarak pozitifti.Critical reception for Alien: Isolation was divided but generally positive.
Türkiye – 21. yüzyılda bölünmüş bir ülke.Die Türkei – ein zerrissenes Land im 21.
Bulgaristan'ın illeri 28 adet olup, bunlar da 265 belediyeye (община, obshtina) bölünmüştür.The 28 provinces of Bulgaria are divided into 265 municipalities (община, obshtina).
IEEE 802 olmayan protokoller MAC ve LLC katmanlarına bölünmüş olarak düşünülebilir.Some non-IEEE 802 protocols can be thought of as being split into MAC and LLC layers.
Ülke bölünmüştü.The country was split.
Wisconsin eyaleti 72 county'ye bölünmüştür.The U.S. state of Wisconsin is divided into 72 counties.
FIBA Afrika, 53 millî takımdan oluşmaktadır ve 7 alana bölünmüştür.FIBA Africa, which has 53 national teams, is divided into 7 zones.
İlçeler toplam 127 kente ve 429 belediyeye bölünmüştür.The counties subdivide into 127 cities and 429 municipalities.
Karelya, Rusya ile Finlandiya arasında bölünmüştür.Karelia is politically divided between Finland and Russia.
Pearl Harbor saldırısı bölünmüş ulusu birleştirdi.The attack on Pearl Harbor immediately galvanized a divided nation into action.
Abhazya Cumhuriyeti arması beyaz ve yeşil içine dikey olarak bölünmüş bir kalkan şeklindedir.The emblem of separatist Republic of Abkhazia is a shield divided vertically into white and green.
Papa Anacleteus döneminde, Roma 25 parçaya bölünmüştü.According to tradition, Pope Anacletus divided Rome into twenty-five parishes.
Onun hakkında kendimi bölünmüş hissettim, acıdım.I feel split about him, sorry for him.
100 stotinkaya bölünmüştür (tekil: стотинка/stotinka, çoğulu: стотинки/stotinki).It is divided in 100 stotinki (стотинки, singular: stotinka, стотинка).
San Fernando Şehri politik olarak 59 barangay'a bölünmüştür.Sagay City is politically subdivided into 25 Barangay.
Rus Devrimi sırasında Kuban halkı kendi içinde bölünmüştü.With the October Revolution, the people of the Kuban found themselves divided.
İttihat ve Terakki Cemiyeti kendi içerisinde bölünmüş bir yapı sergilemektedir.In fact, the amount of swelling was such that it would raise any structure built upon it.
1 boliviano 100 centavoya bölünmüştür.One boliviano is divided into 100 centavos.
Windows Chat, UNIX Talk yazılımına benzer bir bölünmüş ekran kullanıcı arabirimini kullanır.Windows Chat utilizes a split screen user interface similar to UNIX talk.
1 nuevo sol 100 céntimoya bölünmüştür.The nuevo sol is divided into 100 céntimos.
1662 yılında 3 kişi daha asılmış, sürüklenmiş ve dörde bölünmüştür.In 1662 three more regicides were hanged, drawn and quartered.
Bu kategoride bölünmüş gibi görünen kollara sahip sarmal galaksiler yer alır.This category contains spiral galaxies with arms that appear to be segmented.
Böylelikle Almanya ikiye bölünmüştü.Germany was split into two states.
Grand Bahama, idari gayelerle üç bölgeye ve yedi ilçe faaliyet alanına bölünmüştür.Grand Bahama is divided into three districts and seven town areas for administrative purposes.
Knesset, uygun konularda yasa tasarılarını düzenlemek amacıyla komitelere bölünmüştür.The Knesset is divided into committees, which amend bills on the appropriate subjects.
Kaynaklar isyanın kronolojisi ve sebepleri konusunda bölünmüşlerdir.Sources are divided on the exact chronology and motives of the revolt.
Böylece bir zamanlar bir bütünlük teşkil eden habitatlar ayrı parçalara bölünmüş hale gelir.Habitats which were once continuous become divided into separate fragments.
Beyin böylece sol ve sağ serebral hemisferler olarak ikiye bölünmüş olarak tarif edilebilir.The brain can thus be described as being divided into left and right cerebral hemispheres.
Okyanus bilimcileri bölgeye ne kadar ışık ulaştığıyla ilgili açıklamalarında bölünmüş durumdadırlar.Oceanographers have divided the ocean into zones based on how far light reaches.
1922 yılında ise krallık, idari olarak 33 bölgeye (oblast) bölünmüştür.In 1922, the state was divided into thirty-three oblasts (provinces).
Bugün bu bölge Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan arasında bölünmüştür.Today it is divided between Kazakhstan, Uzbekistan and Turkmenistan.
Eyalet 47 ilçeye bölünmüştür ve her ilçenin 1 Senatörü ve 2 Temsilcisi vardır.The state has 47 districts, each with one senator and two representatives.
Rusya Federasyonu Dengeleme Fonu 1 Şubat 2008 tarihinde iki parçaya bölünmüştür.On 1 February 2008 the Stabilization fund was divided into two parts.
Transalpina demiryolu gar meydanı şimdi İtalya ve Slovenya arasında bölünmüştür.Transalpina Square was divided between Italy and the new state of Slovenia.
İlk hanedanlıklardan beri Çin, defalarca genişlemiş, bölünmüş ve yeniden birleşmiştir.Since then, China has expanded, fractured, and re-unified numerous times.
Tarlalar bölünmüş ve ekonomik değerlerini kaybetmiştir.The regions lost economical interrelations.
Rupi 100 paisasa bölünmüştür.The rupee is divided into 100 paisas.
JEDEC DDR SDRAM’in hızı için ayarlanmış iki bölüme bölünmüştür.JEDEC has set standards for data rates of DDR SDRAM, divided into two parts.
Oyun yedişer satırdan oluşan üç eşit parçaya bölünmüştür.The meat is then divided into three equal parts.
Dağların su üstünde kalan kısmı ise, Gulf of Lune (Hilal Körfezi) ile ikiye bölünmüştü.On the right is a wide landscape, framed by two steep mountains.