bölündü ile cümle
bölündü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gruplar daha da bölündü.Os grupos estão mais fragmentados.
Gruplar daha da bölündü.Skupinky jsou více fragmentované.
Gruplar daha da bölündü.Skupiny sa rozdelia.
Gruplar daha da bölündü.Οι ομάδες είναι πιο κατακερματισμένες.
Gruplar daha da bölündü.Больше разрозненных групп.
Gruplar daha da bölündü.Групите стават разпръстнати.
Her bir hücre defalarca bölündü세포들이 각자 번식하고 번식해서
Her bir hücre defalarca bölündü Ve bizim görebileceğimiz seviyeye geldiler.Mỗi tế bào vi khuẩn chia đôi và lại chia đôi nhằm tạo nên một đội quân mà chúng ta đang nhìn thấy.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Ed è stata divisa in più parti e in un accordo.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Elemeit először egymás után, majd egyszerre fogják érezni.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Et il a été divisé en plusieurs fragments successifs.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Het is opgedeeld in opeenvolgende deeltjes en een akkoord.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Hương thơm được chia thành các đoạn liên tục và một dây cung.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.향수는 음악적으로 말하자면 음과 화음의 연속이라고 할수 있죠.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Rozłożono je na kolejne części i akordy.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Se la ha separado en partes sucesivas y en un acorde.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Şi a fost împărţit în fragmente succesive şi un acord.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Und er wurde aufgespalten in aufeinanderfolgende Stückchen und einen Akkord.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Έχει διαχωριστεί σε διαδοχικά κομμάτια και μια συγχορδία.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Бил е разделен на последователни части и акорд.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.Он был разделен на последовательность нот и гамму.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.וזה פורק לחלקים עוקבים ולאקורד.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.وقد تمّ تقسيمه إلى مجموعة من الأجزاء الصغيرة المتتالية و تناغم واحد.
Her bir parçası birimlere bölündü ve farklı bir duyguya büründü.今匂うのはトップノートです
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.Bài 2 thì có sự đối lập giữa Saudi và Afghanistan.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.Bei der zweiten waren sie geteilt zwischen Saudi und Afghanistan.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.Bij het tweede waren ze verdeeld tussen Saoedi-Arabië en Afghanistan.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.Co do drugiego, byli podzieleni pomiędzy Arabią Saudyjską a Afganistanem.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.En el segundo caso la opinión se dividió entre Arabia y Afganistán.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.În legătură cu al doilea, părerile erau împărţite între Arabia Saudită şi Afganistan.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.Le second, ils étaient en fait divisés entre l'Arabie et l'Afghanistan.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.O segundo, estavam divididos entre a Arábia Saudita e o Afeganistão.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.Sul secondo, in realtà, erano indecisi tra Arabia Saudita e Afghanistan.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.Yang kedua, mereka berbeda pendapat antara Saudi dan Afghanistan.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.Για το δεύτερο, χωρίστηκαν ανάμεσα στη Σαουδική Αραβία και το Αφγανιστάν.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.Относительно второго мнения разделились между Саудовской Аравией и Афганистаном.
İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü.По вторият, всъщност бяха разделени, между Саудитска Арабия и Афганистан.
İlki dışındaki diğer her terimin, Δx ile bölündükten sonra bile bir Δx'i var. "Cada otro término, incluso después de que hemos dividido por delta x tiene un delta x.
İlki dışındaki diğer her terimin, Δx ile bölündükten sonra bile bir Δx'i var. "Czyli to będzie 0.
İlki dışındaki diğer her terimin, Δx ile bölündükten sonra bile bir Δx'i var. "كل عبارة اخرى --حتى بعد ان نقسم على دلتا x-- تحتوي على دلتا x بداخلها
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.A rozdvojilo sa množstvo mesta, jedni boli so Židmi a druhí s apoštolmi.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.De a városnak sokasága meghasonlék; és némelyek a zsidók mellett, mások pedig az apostolok mellett valának.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.De stad raakte in twee kampen verdeeld. Sommigen waren voor de Joden, anderen voor de apostelen.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Die Menge aber der Stadt spaltete sich; etliche hielten's mit den Juden und etliche mit den Aposteln.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.E se dividiu o povo da cidade; uns eram pelos judeus, e outros pelos apóstolos.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.I rozdělilo se množství města, a jedni byli s Židy, a jiní s apoštoly.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.I rozerwało się mnóstwo miejskie, a byli jedni z Żydami a drudzy z Apostołami.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Ja kaupungin väestö jakaantui: toiset olivat juutalaisten puolella, toiset taas apostolien puolella.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.그 성내 무리가 나뉘어 유대인을 좇는 자도 있고 두 사도를 좇는 자도 있는지라
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.La gente de la ciudad estaba dividida: Unos estaban con los judíos, otros con los apóstoles
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.La population de la ville se divisa: les uns étaient pour les Juifs, les autres pour les apôtres.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Men folket i staden delade sig, så att somliga höllo med judarna, andra åter med apostlarna.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Men Mængden i Byen blev uenig, og nogle holdt med Jøderne, andre med Apostlene.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Mestna množica se pa razdeli, in eni so bili za Jude, drugi pa za apostola.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Mulţimea din cetate s'a desbinat: unii erau cu Iudeii, alţii cu apostolii.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Nhưng dân chúng trong thành chia phe ra: kẻ thì theo bên Giu-đa, người thì theo bên hai sứ đồ.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Nhưng dân_chúng trong thành chia phe ra : kẻ thì theo bên Giu-đa , người thì theo bên hai sứ đồ .
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Og mengden i byen delte sig; nogen holdt med jødene, andre med apostlene.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Εσχισθη δε το πληθος της πολεως, και οι μεν ησαν μετα των Ιουδαιων, οι δε μετα των αποστολων.
Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudilerin, bazıları da elçilerin tarafını tuttu.Между тем народ в городе разделился: и одни были на стороне Иудеев, а другие на стороне Апостолов.