bögü ile cümle

bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi her iki boğulma mecazındaki anafikir-実は、一つは母の解釈であって、
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Am început să mă sufoc, şi asta m-a făcut să vomit în apă.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Anschließend begann ich zu würgen, und musste mich kurz darauf im Wasser übergeben.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Aztán fulladás jött rám, aminek hatására hányni kezdtem a vízbe.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.E depois comecei a sufocar, o que rapidamente me levou a vomitar na água.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Ho cominciato a soffocare, il che mi ha portato subito a vomitare nell'acqua.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Ik begon te stikken en te braken in het water.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.거의 질식 상태가 되었고, 곧 바로 물 속에서 구토를 했습니다.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Lalu saya mulai tercekik, kemudian saya pun muntah di dalam air.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Luego empecé a ahogarme, y luego muy pronto me hizo vomitar en el agua.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Nato sem se začel dušiti in takoj sem bruhal v vodi.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Potom som sa začal dusiť, čo rýchlo viedlo k tomu, že som vracal vo vode.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Tôi bắt đầu bị nghẹn, và rồi tôi nôn ra ngay đó.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Zacząłem się dusić, a chwilę potem wymiotować w wodzie.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Άρχισα να πνίγομαι και μετά από λίγο έκανα εμετό μέσα στο νερό.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Започнах да се задушавам, а това бързо доведе дотам, че повръщах във водата.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.Затем я начал захлебываться, и это привело к тому, что меня стошнило в воду.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.І тоді я почав задихатися, це привело до того, що я виблював у воду.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.שהייתה לי בעייה עצומה בידיים שלי. בקושי יכולתי לנשום.
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.ثم بدأت أختنق ثم جعلني ذلك بسرعة أتقيأ في الماء
Sonra boğulmaya başladım, ve ardından suda kusmaya başladım.水中で吐いてしまいました すべてが急に起きたので
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Đậu nành, rau mùi tây, tỏi, nho, và các loại họ dâu.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...콩, 파슬리, 마늘, 포도, 베리.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...La soja, el perejil, el ajo,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Le soja, le persil et l'ail,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Saja, pietruszka, czosnek, winogrona, jagody.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soia, prezzemolo, aglio, uva, frutti di bosco.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, peterselie, knoflook, druiven, bessen.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, Petersilie, Knoblauch,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, peteršilj, česen, grozdje, jagodičevje.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, salsa, alho, uvas, bagas;
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Szója, petrezselyem, fokhagyma, szőlők, bogyók.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Соя, петрушка, часник, виноград, ягоди...
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...סויה, פטרוזיליה, שום, ענבים, גרגרי יער,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...الصويا,البقدونس, الثوم العنب, التوت,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...ぶどう ベリー類 このような食品を使って
Sürekli online, birden fazla işi aynı anda yapmaya çalışan bir hayat içerisinde boğuluyor muyuz?هل بتنا مغمورين بالكثير من التواصل متعدد المهام المفروض علينا
Tamam. Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.Jag tror att om någon verkligen höll på att drunkna, så skulle hon rädda dem.
Tamam. Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.오케이, 만약 누군가 정말 물에 빠졌다면, 제 엄마는 구할겁니다.
Tamam. Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.Sigur, cred că dacă cineva chiar s-ar fi înecat, l-ar fi salvat.
Tamam. Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.Uskon, että jos joku todella olisi hukkumassa, hän pelastaisi heidät.
Tamam. Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.Va bene, penso che se qualcuno stesse annegando davvero, mia madre lo salverebbe.
Tamam. Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.Та думаю, якби хтось дійсно тонув, вона б врятувала його.
Tamam. Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.או-קיי. אני חושבת שאם מישהו באמת היה טובע היא הייתה מצילה אותו.
Tamam. Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.حسناً. أعتقد إذا كان هناك إنسان يغرق حقاً، لكانت ستنقذه.
Tamam. Sanırım eğer birisi boğulursa aslında onları kurtarırdı.しかしこの二つの言い回し、つまり魚を溺れさせないことと、
Tam kendini boğulmuş hissederken,... ...bakmışsın kendindesin.Когда ты чувствуешь, что идешь ко дну, ты оказываешься на твердой земле.
Tanrı'nın var olup olmadığı sorusunda boğulmayı reddediyorum.실제로 존재하는 가에 관한 문제에 관여하길 거부합니다.
Tanrı'nın var olup olmadığı sorusunda boğulmayı reddediyorum.עד שמישהו יגדיר היטב את המושגים.
Tanrı'nın var olup olmadığı sorusunda boğulmayı reddediyorum.حتي يستطيع أحد أن يعرف بدقة المصطلحات.
Tanrı'nın var olup olmadığı sorusunda boğulmayı reddediyorum.(笑)
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Al mover las piedras apareció esta araña cangrejo enfrentándose con un escarabajo.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Az egyik szikladarab alatt bogárral birkózó karolópókot találtunk.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Beim Umdrehen von Steinen fand wir diese Krabbenspinne, die einen Käfer packt.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Cautand sub stanci am gasit acest paianjen-crab luandu-se la tranta cu un gandac.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Kivien alta paljastui tämän rapuhämähäkin ja kovakuoriaisen painiottelu.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.바위를 들춰 보면 게거미들이 딱정벌레들과 싸우고 있는 것을 볼 수 있습니다.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Lật các hòn đá lên bạn sẽ thấy 1 con nhện cua đang ghì chặt một con bọ cánh cứng.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Odsuwając kamienie, znaleźliśmy pająka ukośnikowatego mocującego się z żukiem.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Onder de stenen vonden we deze krabspin in gevecht met een kever.

İlgili Sayfalar