İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.E noi rimaniamo stupefatti dai bachi -- questo baco che fila la sua fibra.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.És így, bámuljuk a selyemhernyókat -- a selyemhernyót, amit itt látnak, miközben a szálát sodorja.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.I tak podziwiamy jedwabniki jedwabniki, które możecie zobaczyć jak przędą włókna.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.Kita terpesona pada ulat sutra -- ulat sura yang Anda lihat sedang memintal seratnya.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.Maravilhamo-nos com o bicho-da-seda, a lagarta que aqui vemos a produzir a seda.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.Nas so navdušile sviloprejke, ta na sliki prede svileno nit.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.Nous nous émerveillons devant les vers à soie -- celui que vous voyez ici tisser son fil.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.Pozastavujeme sa nad hodvábnymi červami - červ, ktorého vidíte spriada vlákno.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.We verbazen ons over zijderupsen - de zijderups die je hier haar vezel ziet spinnen.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.Wir bestaunen die Seideraupe, die ihr hier beim Faserspinnen seht.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.Žasneme nad housenkami bource morušového; tady bourec morušový splétá své vlákno.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.Θαυμάζουμε, λοιπόν, τους μεταξοσκώληκες- ο μεταξοσκώληκας που εδώ φαίνεται να υφαίνει τις ίνες του.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.И поэтому мы восхищаемся шелкопрядами - здесь вы видите гусеницу, прядущую свою нить.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.Ние се дивим на копринените буби -- бубата, която виждате тук, тъче нишка.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır.Chúng tôi thực sự thấy kinh ngạc với loài tằm --
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır.우리는 누에를 보고 놀라움을 느낍니다 -
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır.אנו משתאים מתולעות משי --
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır.وهكذا تعجبنا من دود الحرير --
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır.この蚕は繊維を紡いでいるところです
Kalan su ise Pamuk tarlalarında kullanılan böcek ilaçları ile kirletiliyor.A água restante esta contaminada pelos pesticidas que escorrem dos campos de algodão.
Kalan su ise Pamuk tarlalarında kullanılan böcek ilaçları ile kirletiliyor.L'acqua rimanente è contaminata dai pesticidi che provengono dalle coltivazioni di cotone.
Karada yaşayan ve ışık çıkaran birkaç canlı daha var, bazı böcekler, solucanlar, mantarlar.이 외에도 빛을 낼 줄 아는 육지 동물이 좀 있지요. 몇몇 곤충, 지렁이나 곰팡이 등이죠.
Karada yaşayan ve ışık çıkaran birkaç canlı daha var, bazı böcekler, solucanlar, mantarlar.Nog enkele andere landorganismen maken licht: sommige insecten, wormen, fungi.
Karada yaşayan ve ışık çıkaran birkaç canlı daha var, bazı böcekler, solucanlar, mantarlar.Și mai sunt alți câțiva "pământeni" care produc lumină, unele insecte, râmele, ciupercile.
Karada yaşayan ve ışık çıkaran birkaç canlı daha var, bazı böcekler, solucanlar, mantarlar.Und es gibt noch ein paar andere Landbewohner, die Licht machen können, ein paar Insekten, Erdwürmer, Pilze.
Karada yaşayan ve ışık çıkaran birkaç canlı daha var, bazı böcekler, solucanlar, mantarlar.Има и някои други сухоземни жители, които могат да светят - някои насекоми, дъждовни червеи, гъби
Karada yaşayan ve ışık çıkaran birkaç canlı daha var, bazı böcekler, solucanlar, mantarlar.Некоторые наземные обитатели могут излучать свет, некоторые насекомые, черви и грибки.
Karada yaşayan ve ışık çıkaran birkaç canlı daha var, bazı böcekler, solucanlar, mantarlar.וישנם עוד כמה יצורי יבשה שמייצרים אור, כמה חרקים, תולעות אדמה, פטריות.
Karada yaşayan ve ışık çıkaran birkaç canlı daha var, bazı böcekler, solucanlar, mantarlar.كما هناك عدد قليل اخر يسكن اليابسة ويستطيع صنع ضوء، كبعض الحشرات و ديدان الارض والفطريات.
Karada yaşayan ve ışık çıkaran birkaç canlı daha var, bazı böcekler, solucanlar, mantarlar.一部に何種かいますが 一般的に地上では かなりまれです
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.A cochonilha é um produto de um insecto que habita nestes cactos.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.A kosnilt egy rovarból nyerik, ami a kaktuszokon élősködik.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Cochenille ist das Produkt eines Insekts, dass sich von Kakteen ernährt.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Cochenille wordt geproduceerd door een insect dat van cactussen leeft.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Cochineal adalah produk dari serangga yang hidup di kaktus.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Coşenila este un produs secundar al unei insecte care trăieşte pe plantele de cactus.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Karmín je produkt hmyzu, ktorý sa živí kaktusom.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Karmín je produkt z hmyzu, které žije na kaktusu.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.코치닐은 선인장류에서 사는 곤충의 산물입니다.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Kokenillia tuottaa hyönteinen, joka saa ravintonsa kaktuksista.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Koschenill är en produkt gjord på löss som lever på dessa kaktusar.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Koszenilę wytwarza się z owadów żerujących na kaktusach.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.La cocciniglia è il prodotto di un insetto che vive sui cactus.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.La cochenille est un produit d'un insecte qui vit sur les cactus.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.La cochinilla es un producto de un insecto que vive en los cactus.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Phẩm yên chi là sản phẩm của một loại côn trùng sống dựa vào cây xương rồng (rệp son hay yên chi).
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Η κοχενίλλη είναι προϊόν ενός εντόμου που ζει παρασιτώντας σε έναν κάκτο.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Кармин - это продукт из насекомых, живущих на кактусах.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Кармін - це продукт з комах, які живуть на кактусах.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Кохинила е продукт от насекоми, които живеят от кактуси.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.קוצ'ניל היא תוצר של חרק שניזון מקקטוס.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.قرمزي هو نتاج من حشرة تعيش في الصبار.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.コヒニールという赤色着色料になります 大量に作られている その着色料は
Küçük bir böcek bu öncelikleri tersine çevirirdi.Côn trùng, ngược lại, đảo lộn các thứ tự ưu tiên này.
Küçük bir böcek bu öncelikleri tersine çevirirdi.Dla małego owada te cechy ulegają odwróceniu.
Küçük bir böcek bu öncelikleri tersine çevirirdi.Drobný hmyz by mal tieto priority prehodené.
Küçük bir böcek bu öncelikleri tersine çevirirdi.Drobný hmyz by měl tyto priority prohozeny.
Küçük bir böcek bu öncelikleri tersine çevirirdi.Een klein insect zou deze prioriteiten omkeren.
Küçük bir böcek bu öncelikleri tersine çevirirdi.Egy parányi rovar számára viszont fordított lenne a fontossági sorrend.
Küçük bir böcek bu öncelikleri tersine çevirirdi.Ein kleines Insekt würde diese Prioritäten umkehren.