Ana içeriğe geç
Sözlük

böğ ile cümle

böğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
51
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Senaryo E'ye bakalım, bizim hayali bakkala kaç tane böğürtlen vermeye razı oluruz?, .Nyní řekněme, že jsme ve scénáři E. Kolik bychom zaplatili té hypotetické samoobsluze?
Senaryo E'ye bakalım, bizim hayali bakkala kaç tane böğürtlen vermeye razı oluruz?, .Teraz przesiądźmy się do scenariusza E. Ile w scenariuszu E bylibyśmy gotowi zapłacić w tym sklepie?
Senaryo E'ye bakalım, bizim hayali bakkala kaç tane böğürtlen vermeye razı oluruz?, .Сега, нека кажем, че сме в сценарий Е, колко бихме платили на този хипотетичен универсален магазин?
Senaryo E'ye bakalım, bizim hayali bakkala kaç tane böğürtlen vermeye razı oluruz?, .Тепер, припустимо, що ми знаходимося в сценарії Е, скільки б ми платили цьому гіпотетичному магазину?
Senaryo F'ye bakalım, hiç tavşanımız yok, bu durumda kaç tane böğürtlen vermeye razı olurdunuz?A pamatujte si, že ve scénáři F nemáme žádné králíky. Kolik bychom byli ochotni zaplatit?
Senaryo F'ye bakalım, hiç tavşanımız yok, bu durumda kaç tane böğürtlen vermeye razı olurdunuz?(시나리오 F는 여기 있습니다) 토끼는 한 마리도 없습니다 우리는 얼마를 내야 할까요?
Senaryo F'ye bakalım, hiç tavşanımız yok, bu durumda kaç tane böğürtlen vermeye razı olurdunuz?Nie mamy królików. Ile moglibyśmy zapłacić?
Senaryo F'ye bakalım, hiç tavşanımız yok, bu durumda kaç tane böğürtlen vermeye razı olurdunuz?Нямаме никакви зайци - колко бихме желали да платим?
Senaryo F'ye bakalım, hiç tavşanımız yok, bu durumda kaç tane böğürtlen vermeye razı olurdunuz?У нас немає ніяких кроликів - скільки ми готові заплатити?
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››도마에게 이르시되 네 손가락을 이리 내밀어 내 손을 보고 네 손을 내밀어 내 옆구리에 넣어보라 그리하고 믿음 없는 자가 되지 말고 믿는 자가 되라
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››"Thomas, zie je mijn handen en mijn zij? Voel er maar eens aan en twijfel niet meer. Geloof dat Ik leef!"
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››И тъй, от онзи ден те се съветваха да Го умъртвят.
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››ואחר אמר אל תומא שלח אצבעך הנה וראה את ידי ושלח את ידך הנה ושים בצדי ואל תהי חסר אמונה כי אם מאמין׃
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››ثم قال لتوما هات اصبعك الى هنا وابصر يديّ وهات يدك وضعها في جنبي ولا تكن غير مؤمن بل مؤمنا.
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››就 對 多 馬 說 、 伸 過 你 的 指 頭 來 、 摸 ( 摸 原 文 作 看 ) 我 的 手 . 伸 出 你 的 手 來 、 探 入 我 的 肋 旁 . 不 要 疑 惑 、 總 要 信
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››就 對多馬說 、 伸過 你 的 指 頭來 、 摸 ( 摸 原文 作看 ) 我 的 手 . 伸出 你 的 手來 、 探入 我 的 肋旁 . 不要 疑惑 、 總要信
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Đậu nành, rau mùi tây, tỏi, nho, và các loại họ dâu.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...콩, 파슬리, 마늘, 포도, 베리.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...La soja, el perejil, el ajo,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Le soja, le persil et l'ail,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Saja, pietruszka, czosnek, winogrona, jagody.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soia, prezzemolo, aglio, uva, frutti di bosco.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, peterselie, knoflook, druiven, bessen.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, Petersilie, Knoblauch,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, peteršilj, česen, grozdje, jagodičevje.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, salsa, alho, uvas, bagas;
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Szója, petrezselyem, fokhagyma, szőlők, bogyók.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Соя, петрушка, часник, виноград, ягоди...
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...סויה, פטרוזיליה, שום, ענבים, גרגרי יער,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...الصويا,البقدونس, الثوم العنب, التوت,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...ぶどう ベリー類 このような食品を使って
Yani bir tane fazla tavşanın marjinal maliyeti 40 adet böğürtlen.그래서 점 E에서 토끼 한 마리에 대한 한계비용은 딸기 40개라고 볼 수 있습니다
Yani bir tane fazla tavşanın marjinal maliyeti 40 adet böğürtlen.Mezní náklady tohoto bodu - jednoho králíka navíc - je 40 bobulí.
Yani bir tane fazla tavşanın marjinal maliyeti 40 adet böğürtlen.Так, гранична вартість ще одного кролика становить сорок ягід.
Yani bir tane fazla tavşanın marjinal maliyeti 40 adet böğürtlen.Тогава маргиналният разход на този етап за още един допълнителен заек е 40 боровинки.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.1, 2, 3, 4, 5, 6.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.A ešte raz, povedzme, že máme teraz maliny... ľahšie sa kreslia.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.Din nou, să spunem că am zmeură acum -- este mai uşor de desenat.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.E ancora una volta, diciamo che ho dei lamponi ora --- più facili da disegnare.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.En gång till - nu tar vi hallon - det är lättare för mig att rita.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.En nogmaals, laten we zeggen dat ik heb nu frambozen heb--dat is makkelijker te tekenen.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.다시 한 번, 딸기가 있다고 합시다. 그리기가 좀 쉽네요.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.Lad os sige, at det er hindbær, for de er lettere at tegne.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.Még egyszer, mondjuk van hat málnám -- ezt könnyebb rajzolni.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.On recommence avec des framboises - qui sont plus faciles à dessiner.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.Και ξανά, ας πούμε ότι έχουμε βατόμουρα, πιο εύκολα να τα σχεδιάσουμε.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.ومرة اخرى، لنقول ان لدي حبات توت الآن، فهي اسهل للرسم
Zira vazgeçebileceğiniz böğürtlen yok.그리고 포기할 딸기도 더 이상 없고요
Zira vazgeçebileceğiniz böğürtlen yok.Už nemáte žádné bobule, kterých byste se mohli vzdát.
Zira vazgeçebileceğiniz böğürtlen yok.Нямате повече боровинки, от които да се откажете.
Zira vazgeçebileceğiniz böğürtlen yok.У вас більше немає ягід, від яких можна було б відмовитись.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod