Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.pero uno de los soldados le abrió el costado con una lanza, y salió al instante sangre y agua
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.sondern der Kriegsknechte einer öffnete seine Seite mit einem Speer, und alsbald ging Blut und Wasser heraus.
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.temuč eden od vojakov mu prebode s sulico stran, in precej priteče kri in voda iz nje.
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.vaan yksi sotamiehistä puhkaisi keihäällä hänen kylkensä, ja heti vuoti siitä verta ja vettä.
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.αλλ' εις των στρατιωτων εκεντησε με λογχην την πλευραν αυτου, και ευθυς εξηλθεν αιμα και υδωρ.
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.а один з воїнів проколов Йому списом бік, і зараз вийшла кров і вода.
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.но один из воинов копьем пронзил Ему ребра, и тотчас истекла кровь и вода.
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.ужителите отговориха: Никога човек не е говорил така [както Тоя Човек].
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.אך אחד מאנשי הצבא דקר בחנית את צדו וכרגע יצא דם ומים׃
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.لكن واحدا من العسكر طعن جنبه بحربة وللوقت خرج دم وماء.
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.惟 有 一 個 兵 拿 槍 扎 他 的 肋 旁 、 隨 即 有 血 和 水 流 出 來
Ama askerlerden biri Onun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.惟有 一 個 兵 拿 槍扎 他 的 肋旁 、 隨 即 有 血 和 水流 出來
Ama fazladan bir tavşan için 100 tane böğürtlen vermeye razı olduğumu söyledim. . . .하지만, 앞에서도 말했듯이, 저는 100개의 딸기를 낼 의향이 있습니다. 그렇기 떄문에, 필요한 20개의 딸기는 아무것도 아니라는 거죠. 추가적인 토끼를 얻기 위해
Aslında bana sadece 20 böğürtlene mal olacaktı.20개 밖에 안들잖아요!
Aslında bana sadece 20 böğürtlene mal olacaktı.Stálo by mě to jen 20 bobulí za králíka.
Aslında bana sadece 20 böğürtlene mal olacaktı.Би ми струвало само 20 боровинки за един заек.
Aslında bana sadece 20 böğürtlene mal olacaktı.Це б мені коштувало тільки 20 ягід за кролика.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.여기서 우리가 다섯 마리째 토끼를 가지려면 딸기 100개를 포기해야 하는 거죠.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.A museli bychom se vzdát 100 bobulí, abychom získali pátého králíka.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.lecz aby to zrobić, musielibyśmy wyrzec się 100 jagód. Aby dostać piątego królika.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.Тогава трябва да се откажем от 100 боровинки, за да имаме този заек.
Bir tavşan yiyebilmek için bir sürü böğürtleni gözden çıkarabiliriz.Budeme ochotni za králíka zaplatit hodně bobulí.
Bir tavşan yiyebilmek için bir sürü böğürtleni gözden çıkarabiliriz.우리는 토끼를 더 갖고 싶어 하겠죠
Bir tavşan yiyebilmek için bir sürü böğürtleni gözden çıkarabiliriz.Mam mnóstwo jagód, więc byłbym gotów dużo za niego zapłacić, powiedzmy 100 jagód.
Bir tavşan yiyebilmek için bir sürü böğürtleni gözden çıkarabiliriz.Ми були б готові платити багато в ягодах за кролика.
Bir tavşan yiyebilmek için bir sürü böğürtleni gözden çıkarabiliriz.Тогава ще сме склонни да платим доста в боровинки за един заек.
Böğürtlen yemekten sıkılmışız ve canımız tavşan yemek istiyor. . .만약 우리가 토끼가 한 마리가 없고 딸기는 많다면, 그러니까 딸기가 아주 많이 있다면
Böğürtlen yemekten sıkılmışız ve canımız tavşan yemek istiyor. . .Mamy dużo jagód i zero królików, więc myślimy: chciałbym zjeść królika.
Böğürtlen yemekten sıkılmışız ve canımız tavşan yemek istiyor. . .Pokud nemáme králíky a hodně bobulí, řekněme, že máme hodně bobulí, můžeme mít chuť na králíka.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.A keď to povedal, ukázal im svoje ruky aj svoj bok. A tak zaradovali sa učeníci, keď videli Pána.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.A to pověděv, ukázal jim ruce i bok svůj. I zradovali se učedlníci, vidouce Pána.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.A to rzekłszy pokazał im ręce i bok swój; a uradowali się uczniowie, ujrzawszy Pana.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Detto questo, mostrò loro le mani e il costato. E i discepoli gioirono al vedere il Signore
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Dito isto, mostrou-lhes as mãos e o lado. Alegraram-se, pois, os discípulos ao verem o Senhor.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Habiendo dicho esto, les mostró las manos y el costado. Los discípulos se regocijaron cuando vieron al Señor
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.In ko je to rekel, jim pokaže roke in svojo stran. Razvesele se tedaj učenci, videč Gospoda.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Ja sen sanottuaan hän näytti heille kätensä ja kylkensä. Niin opetuslapset iloitsivat nähdessään Herran.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.이 말씀을 하시고 손과 옆구리를 보이시니 제자들이 주를 보고 기뻐하더라
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Nói đoạn , Ngài giơ tay và sườn mình cho môn_đồ xem . Các môn_đồ vừa thấy Chúa thì đầy sự mừng_rỡ .
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Nói đoạn, Ngài giơ tay và sườn mình cho môn đồ xem. Các môn đồ vừa thấy Chúa thì đầy sự mừng rỡ.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Og da han hadde sagt dette, viste han dem sine hender og sin side. Da blev disiplene glade, da de så Herren.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Og som han sagde dette, viste han dem sine Hænder og sin Side. Så bleve Disciplene glade, da de så Herren.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Zij zagen Zijn handen en Zijn zijde. Wat waren zij blij dat ze de Here zagen.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.І, се промовивши, показав їм свої руки, і бік свій. Зрадїли тоді ученики, побачивши Господа.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Сказав это, Он показал им руки и ноги и ребра Свои. Ученики обрадовались, увидев Господа.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.Тогава юдеите взеха да се препират помежду си, казвайки: Как може Този да ни даде да ядем от плътта Му?
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.ובדברו זאת הראה אתם את ידיו ואת צדו וישמחו התלמידים בראותם את האדון׃
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.ولما قال هذا أراهم يديه وجنبه. ففرح التلاميذ اذ رأوا الرب.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.說 了 這 話 、 就 把 手 和 肋 旁 、 指 給 他 們 看 . 門 徒 看 見 主 、 就 喜 樂 了
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rabbi görünce sevindiler.說了這話 、 就 把 手 和 肋旁 、 指給 他 們看 . 門徒 看 見主 、 就 喜樂了
Burada sadece marjinal maliyeti işaretlemedik. Marjinal faydayı da böğürtlen cinsinden işaretledik. .Nyní nezakreslujeme jen mezní náklady, zakreslujeme mezní náklady a mezní užitek v bobulích.
Burada sadece marjinal maliyeti işaretlemedik. Marjinal faydayı da böğürtlen cinsinden işaretledik. .Сега не просто чертаем маргиналния разход, чертаем маргиналния разход и маргиналната печалба в боровинки.
Bu sayı, fazladan bir tavşanı yakalamak için vazgeçmek zorunda kaldığım böğürtlen sayısı ile eşit. .Ale to je přesně kolik bych se musel vzdát, abych získal králíka navíc.
Bu sayı, fazladan bir tavşanı yakalamak için vazgeçmek zorunda kaldığım böğürtlen sayısı ile eşit. .그것아 바로, 토끼를 한마리 더 얻기 위해 제가 지불해야만 하는 양이죠.
Bu sayı, fazladan bir tavşanı yakalamak için vazgeçmek zorunda kaldığım böğürtlen sayısı ile eşit. .Але від чого доведеться відмовитися, щоб отримати додаткового кролика.
Daha az tavşana razı olmak zorunda kalmadan, daha fazla böğürtlen toplayabilirsiniz.아니면 이 점에서 딸기를 더 가지려고 하면 포기하는 토끼의 수 없이
Daha az tavşana razı olmak zorunda kalmadan, daha fazla böğürtlen toplayabilirsiniz.Nebo můžete získat více bobulí a nemusíte se vzdát žádných králíků.
Daha az tavşana razı olmak zorunda kalmadan, daha fazla böğürtlen toplayabilirsiniz.Або, ви можете зібрати більше ягід, і не потрібно відмовлятися від кроликів.
Daha az tavşana razı olmak zorunda kalmadan, daha fazla böğürtlen toplayabilirsiniz.Или бихте могли да получите повече боровинки без да трябва да се отказвате от каквито и да е зайци.
Dikey eksende ise, böğürtlen cinsinden marjinal maliyeti vereceğim.A na svislé ose tady chci uvést mezní náklady, mezní náklady v bobulích.