böğ ile cümle

böğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
O buzağı, böğürüyordu da.It had a sound (as if it was mooing).
Hepsini birden batırıp boğduk.So We drowned them all.
Onlar kesinlikle boğulacaklardır."Verily, they are to be drowned.
Bu yüzden biz onu ve maiyyetindekilerin hepsini (denizde) boğduk.But We drowned him and all who were with him.
Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır.Verily, they are to be drowned.
Biz de hepsini (suda) boğduk.So We drowned them all.
Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır!Verily, they are to be drowned.
Ama Biz onu ve beraberindeki bütün ordusunu suda boğduk.But We drowned him and all who were with him.
Bu yüzden Biz de onların hepsini suda boğduk.Verily, they were a people given to evil.
Çünkü onlar suda boğulacaklardır.”Verily, they are to be drowned.
Onları nimetlere boğmuş, ülkelerini ırmaklarla donatmıştık.And We poured out on them rain from the sky in abundance, and made the rivers flow under them.
Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Onlar kör bir halktı.They were indeed a blind people.
Zalimler adına benimle konuşma; onlar boğulacaklardır."And address Me not in favour of those who have done wrong. Verily, they are to be drowned.
Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı.They inflicted on you terrible persecution, killing your sons and sparing your women.
Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda-boğduk.So We saved him and those with him in the Ark, and We drowned those who rejected Our revelations.
Nihayet, boğulma ümüğüne çökünce şöyle dedi: "İman ettim.Pharaoh and his troops pursued them, defiantly and aggressively.
Zulmetmiş olanlar hakkında bana yakarıp durma. Onlar kesinlikle boğulacaklardır."And do not speak to me concerning those who did wrong; for they are to be drowned.”
Bazılarını da boğduk.And some We drowned.
Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır.And do not speak to me concerning those who did wrong; for they are to be drowned.”
Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu.He persecuted a group of them, slaughtering their sons, while sparing their daughters.
Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar).One is fresh, sweet, good to drink, while the other is salty and bitter.
Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır!And do not speak to me concerning those who did wrong; for they are to be drowned.”
Şu tatlı, hararet keser, içerken (boğazdan) kayar; şu da tuzlu, yakar kavurur.One is fresh, sweet, good to drink, while the other is salty and bitter.
Zalim ve kâfirler hakkında sakın Bana başvurma! Çünkü onlar suda boğulacaklardır.”And do not speak to me concerning those who did wrong; for they are to be drowned.”
(O boğulurken pişmanlıkla) Kendi kendini kınıyordu.He became an object of much blame.
Firavun ordusunu suda boğduk. Onların tümü zulmeden kimselerdi.For they were wrong-doers all.
Çünkü onlar suda- boğulacaklardır."They are doomed to be drowned.
Firavun taifesini suda boğduk, hepsi zalimlerdi.For they were wrong-doers all.
Biz de onları günahları yüzünden mahvettik. Firavun hanedanını da boğmuştuk.For they were wrong-doers all.
Onlar, mutlaka boğulacaklardır.They are doomed to be drowned.
Onlar mutlaka boğulacaklardır!They are doomed to be drowned.
Alaya aldıkları şey kendilerini boğuverdi.They were then encompassed by what they had mocked.
Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.For they were wrong-doers all.
Çünkü onlar kesinlikle suda boğulacaklardır.They are doomed to be drowned.
Firavun ve beraberindekileri de denizde boğdu. Doğrusu, bunların hepsi de zalim idiler.For they were wrong-doers all.
Boğulurken, pişmanlıkla kendi kendini kınıyordu.He became an object of much blame.
Biz de günahlarından ötürü onları yıkıma uğrattık. Firavun'un yandaşlarını suda boğduk.For they were wrong-doers all.
Firavun ordusunu suda boğduk.And We drowned the folk of Pharaoh.
Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk.And We drowned the folk of Pharaoh.
Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi gibi olma. Hani o öfkeye boğulmuş da nida etmişti.But wait thou for thy Lord's decree, and be not like him of the fish, who cried out in despair.
Firavun ve beraberindekileri de denizde boğdu.And We drowned the folk of Pharaoh.
“Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm.I see in dreams that I am sacrificing you.
Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi.I see in dreams that I am sacrificing you. See what you think.’
Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi.I see in dreams that I am sacrificing you. See what you think.’
Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum.I see in dreams that I am sacrificing you.
Onlardan, yere batırdıklarımız da oldu. Bazılarını da boğduk.Some We caused to be swallowed up by the earth, and some We drowned.
Ve onları zinetlere boğardık. Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçimliğidir.and gold, surely, all this is but the enjoyment of this present life.
Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk.And We drowned those who denied Our signs.
Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk.The others, who had called Our revelations lies, were drowned.
Onları ötekilerin yerine geçirdik, ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk.The others, who had called Our revelations lies, were drowned.
Onlar ise, (bu deveyi boğazladılar ve) bu yüzden zalim oldular.To the people of Thamud, We sent the she-camel as a visible miracle and they did injustice to it.
Bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk."We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk.We destroyed them for their sins and drowned the people of Pharaoh.
Âyetlerimizi inkâr edenleri ise suda boğduk.The others, who had called Our revelations lies, were drowned.
Biz de onu ve yanında olanları gemide kurtardık, âyetlerimizi yalan sayanları ise boğduk.So We saved him and his companions in an ark and drowned those who called Our revelations mere lies.
Biz de günahları sebebiyle onları imha ettik. Firavun ve beraberindekileri de denizde boğdu.We destroyed them for their sins and drowned the people of Pharaoh.
Mûsâ’yı ve beraberinde olan herkesi kurtardık. Öbürlerini ise suda boğduk.The sea was rent asunder and each side stood high up like a huge mountain.
Onları (yeryüzünün) yöneticileri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk.The others, who had called Our revelations lies, were drowned.
Onu yutmaya çalışır, ama boğazından geçiremez. Ölüm kendisine her yandan gelir, ama ölemiyecek.As they sip the unpleasant water, death will approach them from all sides, but they will never die.
Sonuncusunun zamanı gelince, sizi kedere boğacaklar ve ilk defa girdikleri gibi mescide girecekler.When the prophecy of your second transgression will come to pass, sadness will cover your faces.

İlgili Sayfalar