böğür ile cümle
böğür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Marjinal maliyetin böğürtlenlerin fonksiyonu olarak gösterdik.Вече имате маргиналния разход като функция на боровинките.
Marjinal maliyetin böğürtlenlerin fonksiyonu olarak gösterdik.У вас є гранична вартість як функція від ягід.
Önce buraya bir tavşan çiziyorum, en son yakalanan tavşan, en son birim. ve böğürtlenler.-여기 토끼를 그려보았습니다- 좋아요, 점 F부터 생각해 봅시다. 한계비용의 단위는 딸기겠죠
Önce buraya bir tavşan çiziyorum, en son yakalanan tavşan, en son birim. ve böğürtlenler.Nakreslil jsem sem králíka. Jednoho dalšího králíka. A bude to udané v bobulích.
Önce buraya bir tavşan çiziyorum, en son yakalanan tavşan, en son birim. ve böğürtlenler.Narysuję króliczka. koszt jednego królika więcej, wyrażony w jagodach. w jagodach. Najpierw scenariusz F.
Önce buraya bir tavşan çiziyorum, en son yakalanan tavşan, en son birim. ve böğürtlenler.И ще го изведем в боровинки.
Önceliklerimize göre bizim hayali bakkala ödemeye razı olduğumuz böğürtlen sayısı değişiyor.이것이 우리가 편의점에서 지불할 딸기의 수입니다 그때그때 우리의 선호도에 따라서 말이죠
Önceliklerimize göre bizim hayali bakkala ödemeye razı olduğumuz böğürtlen sayısı değişiyor.Taka cena wynika z naszych preferencji.
Önceliklerimize göre bizim hayali bakkala ödemeye razı olduğumuz böğürtlen sayısı değişiyor.Tolik bychom zaplatili samoobsluze na základě našich současných preferencí.
Önceliklerimize göre bizim hayali bakkala ödemeye razı olduğumuz böğürtlen sayısı değişiyor.Това е, което бихме платили на универсалния магазин, базирано на предпочитанията в този момент.
Önceliklerimize göre bizim hayali bakkala ödemeye razı olduğumuz böğürtlen sayısı değişiyor.Це те, що ми б заплатили в цьому магазині, виходячи із наших поточних вигод.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.Ea şi cu mine am fost la cules de mure.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.Hej, poszliśmy razem zbierać jagody;
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.그녀와 나는 블랙베리를 따러 갔지.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.No, ketten mentünk szedret szedni.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.Nous sommes allé cueillir des baies.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.Rồi, nàng và tôi đi hái mâm xôi.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.Samen gingen we bramen plukken.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.Sie und ich gingen Blaubeeren pflücken.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.И вот мы с ней пошли собирать чернику.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.С нея ходихме да берем боровинки.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.ובכן, היא ואני הלכנו לקטוף פטל שחור.
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.حسناً .. وكنا أحيانا نذهب لقطف التوت البري
Onunla ben gittik böğürtlen toplamaya.つまみ食いしたら怒られた
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?¿Acaso rebuzna el asno montés junto a la hierba? ¿Acaso muge el buey junto a su forraje
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ali divji osel riga, kadar ima dosti trave, ali muka vol pri svoji krmi?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Chớ thì con lừa rừng nào kêu la khi có cỏ? Còn bò nào rống khi có lương thảo?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Chớ thì con lừa rừng nào kêu_la khi có cỏ ? Còn bò nào rống khi có lương_thảo ?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Či azda reve divoký osol nad mladistvou trávou? Alebo či ručí vôl nad svojím krmom, slaným a miešaným?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Das Wild schreit nicht, wenn es Gras hat; der Ochse blökt nicht, wenn er sein Futter hat.
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Huutaako villiaasi vihannassa ruohikossa, ammuuko härkä rehuviljansa ääressä?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Icke skriar vildåsnan, när hon har friskt gräs, icke råmar oxen, då han står vid sitt foder?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Izali osieł dziki ryczy nad trawą? albo wół izali ryczy nad paszą swoją?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Keledai akan puas jika diberi rumput muda, begitu pula lembu jika diberi makanannya
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?들 나귀가 풀이 있으면 어찌 울겠으며 소가 꼴이 있으면 어찌 울겠느냐
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?L`âne sauvage crie-t-il auprès de l`herbe tendre? Le boeuf mugit-il auprès de son fourrage?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ordít-é a vadszamár a zöld füvön, avagy bõg-é az ökör az õ abrakja mellett?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Raglia forse il somaro con l'erba davanti o muggisce il bue sopra il suo foraggio
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Sbiară măgarul sălbatec cînd are verdeaţă? Mugeşte boul cînd are de mîncare?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Skriger et Vildæsel midt i Græsset, brøler en Okse ved sit Foder?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Skriker vel et villesel midt i det grønne gress? Eller brøler en okse foran sitt fôr?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Zdaliž řve divoký osel nad mladistvou travou? Řve-liž vůl nad picí svou?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Zurrará o asno montês quando tiver erva? Ou mugirá o boi junto ao seu pasto?:
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ογκαται ο αγριος ονος παρα τη χλοη; η μυκαται ο βους παρα τη φατνη αυτου;
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Реве ли дивият осел, когато има трева? Или мучи ли волът при яслите?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ревет ли дикий осел на траве? мычит ли бык у месива своего?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?הינהק פרא עלי דשא אם יגעה שור על בלילו׃
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?هل ينهق الفراء على العشب او يخور الثور على علفه.
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?野 驢 有 草 、 豈 能 叫 喚 . 牛 有 料 、 豈 能 吼 叫
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?野驢 有 草 、 豈能 叫喚 . 牛有料 、 豈能 吼叫
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Amoras muito uma 'th heather-sinos conhece.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Bardzo jeżyny" Th wrzos dzwony zna.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.'Blackberry sangat sebuah' th heather lonceng mengenalnya.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.목 '매우 블랙베리도'헤더 - 종을 그를 알아.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Mâm rất 'Th thạch-chuông biết anh ta.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.'Moras muy un' th brezo campanas lo conoce.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Mure foarte o" Th Heather-clopotele-l ştie.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Mûres très une" Th bruyère cloches lui connaît.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th 'hyvin karhunvatukat "kanerva-kelloja tuntee hänet.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th "meget brombær en 'lyng-klokker kender ham.