Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.그리고 이런 도구들의 비용은 요구받은 뇌물보다 현저하게 낮습니다.
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.Le coût de ces méthodes est nettement moindre qu'une demande de pot de vin.
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.Si mentinand costurile acestor mijloace substantial mai scazute decat mita ceruta.
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.Và với giá dịch vụ thấp hơn khoản tiền dùng để hối lộ.
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.Y siendo el costo de estas herramientas mucho más bajo que lo que pedían de soborno.
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.Ενώ το κόστος των ενεργειών μας ήταν σαφώς μικρότερο από το ποσό του λαδώματος.
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.При това цената на тези инструменти е значително по-ниска от изисквания подкуп.
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.Причем стоимость применения этих инструментов на порядок ниже чем упомянутая взятка.
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.מחירם של כלים אלה הוא זול משמעותית מדרישות השוחד.
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.وبكون هذه الأدوات أقل تكلفة بصورة ملحوظة من مطالب الرشوة
Bu yöntemlerin masrafları rüşvete vereceklerinden epey bir azdı.賄賂より安く済みます。 これら42の試験事例で効果のあった手段は
Büyük şehirlerde boş kiralık konutlar azdır.Dans la plupart des grandes villes, il y a peu de locations libres.
Büyük şehirlerde boş kiralık konutlar azdır.En las ciudades grandes hay pocas viviendas de alquiler libres.
Büyük şehirlerde boş kiralık konutlar azdır.I de större städerna finns det bara få lediga hyresbostäder.
Büyük şehirlerde boş kiralık konutlar azdır.Suurimmissa kaupungeissa vapaita vuokra-asuntoja on vähän.
Büyük şehirlerde boş kiralık konutlar azdır.В крупных городах свободных квартир в аренду довольно мало.
Büyük şehirlerde boş kiralık konutlar azdır.في المدن الكبرى هناك القليل من مساكن الإيجار الشاغرة.
Bu yüzden borçlarını ödeyememe olasılığı çok azdır bu firmaların.Existuje velmi malá šance, že nebudou splácet své úvěry.
Bu yüzden borçlarını ödeyememe olasılığı çok azdır bu firmaların.Há pouca probabilidade de eles não pagarem o empréstimo.
Bu yüzden borçlarını ödeyememe olasılığı çok azdır bu firmaların.فرص تعثرهم لسداد القروض ضعيفة جداً
Bu yüzden borçlarını ödeyememe olasılığı çok azdır bu firmaların.それで、債券とは何ですか?
Bu yüzden kârınız dizüstü bilgisayar üreticisinin kârına kıyasla çok azdır.노트북 제조사에 비하면 세발의 피이지만 그래픽 칩을 수백만 개 팔 수 있다면
Bu yüzden kârınız dizüstü bilgisayar üreticisinin kârına kıyasla çok azdır.مقارنة بما بكسبه مصنّع الحواسيب المحمولة لكنك قد تبيع ملايين
Bu yüzden kârınız dizüstü bilgisayar üreticisinin kârına kıyasla çok azdır.このようにOEMの場合は大量生産となるため 利益が何倍にも増加するのです
Çünkü bu aralıktaki tüm sayıların 0'a olan uzaklığı 7 + 1/2'ninkinden azdır. -그 절댓값은 7 1/2보다 작을 것입니다 그 수들은 모두 0 으로부터의 거리가 7 1/2 보다 작기 때문입니다
Çünkü bu aralıktaki tüm sayıların 0'a olan uzaklığı 7 + 1/2'ninkinden azdır. -Wert wird weniger als 7 und 1/2, da alle diese Zahlen sind kleiner als 7 und 1/2 Weg von 0.
Çünkü bu aralıktaki tüm sayıların 0'a olan uzaklığı 7 + 1/2'ninkinden azdır. -القيمة المطلقة له أقل من 7 1/2 لأن جميع هذه الاعداد تبعد عن الصفر بمقدار أقل من 7 1/2
Çünkü bu aralıktaki tüm sayıların 0'a olan uzaklığı 7 + 1/2'ninkinden azdır. -つまり、数字の0からの距離は 7 1/2 未満です。 では、これらの数字を数直線に置いてみましょう。
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Albowiem wiele jest wezwanych, ale mało wybranych.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Bởi vì có nhiều kẻ được gọi, mà ít người được chọn.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Bởi_vì có nhiều kẻ được gọi , mà ít người được chọn .
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Căci mulţi sînt chemaţi, dar puţini sînt aleşi.``
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Car il y a beaucoup d`appelés, mais peu d`élus.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Denn viele sind berufen, aber wenige sind auserwählt.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››For mange er kalt, men få er utvalgt.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Kajti mnogo jih je poklicanih, a malo izvoljenih.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››청함을 받은 자는 많되 택함을 입은 자는 적으니라
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Lalu Yesus mengakhiri perumpamaan itu begini, "Banyak yang dipanggil, tetapi sedikit saja yang terpilih.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Lebo je mnoho povolaných, ale málo vyvolených.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Mert sokan vannak a hivatalosok, de kevesen a választottak.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Nebo mnoho jest povolaných, ale málo vyvolených.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Perché molti sono chiamati, ma pochi eletti»
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››porque muchos son los llamados, pero pocos los escogidos
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Porque muitos são chamados, mas poucos escolhidos.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Sillä monet ovat kutsutut, mutta harvat valitut."
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Thi mange ere kaldede, men få ere udvalgte."
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Ty många äro kallade, men få utvalda.»
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Velen zijn geroepen, maar weinigen zijn uitgekozen."
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Διοτι πολλοι ειναι οι κεκλημενοι, ολιγοι δε οι εκλεκτοι.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Багато бо званих, мало ж вибраних.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››Защото мнозина са поканени, а малцина избрани.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››ибо много званых, а мало избранных.
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››כי רבים הם הקרואים ומעטים הנבחרים׃
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››لان كثيرين يدعون وقليلين ينتخبون
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››因 為 被 召 的 人 多 、 選 上 的 人 少
‹‹Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.››因 為 被召 的 人 多 、 選 上 的 人少
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Bo zawisna miłość jest zapalczywością męża, a nie sfolguje w dzień pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Căci gelozia înfurie pe un bărbat, şi n'are milă în ziua răzbunării;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Car la jalousie met un homme en fureur, Et il est sans pitié au jour de la vengeance;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Denn der Grimm des Mannes eifert, und schont nicht zur Zeit der Rache