Ücretler çok azdı, çalışma koşulları çok kötüydü ve ölümlü kazalar her yıl yüzlü rakamlarla ifade ediliyordu.S časom se je prvotni zagon porazgubil, velika imena so odšla in poslušalcev je bilo z vsakim letom manj.
Yan etkiler genellikle çok azdır.Stranski učinki so redki.
Kolomb'un ilk yılları hakkında bilgi azdır.Malo je znanega o prvih letih opatije.
Arazisi engebeli ve taşlıktır tarıma elverişli alanlar oldukça azdır.Vrtnarskih oziroma gojenih sort je zelo malo.
Bu safhada aşınma hızı çok azdır.Energija za preskok v ta nivo je majhna.
Bu miktar da maaşının yarısından biraz daha azdı.Njegova dobljena vrednost je bila nekaj večja od polovice njene resnične vrednosti.
Fakat insan vücudunda suyun oranı, okyanuslardaki su miktarı ile kıyaslanamayacak kadar azdır.Alkani so slabo topni v vodi, zato je njihova količina v oceanih zanemarljiva.
Diğer tarafa taşınan yük ise daha azdır.Kitoje pusėje esančios jūros yra daug mažesnės.
Bu yüzden insanlara olan etkisi çok azdır.Tai gyventojams atnešė mažai naudos.
Dünyanın bazı bölgelerinde enjekte edilebilir şekilleri mevcuttur fakat kullanılabilirliği azdır.Tam tikrose pasaulio šalyse preparatas tiekiamas ir injekcijų forma, tačiau jų prieinamumas mažesnis.
Yıllık sıcaklık farkı çok azdır.Metinis kritulių kiekis yra labai mažas.
Yayvan kase ve tabaklar yok denecek kadar azdır.Vien tik užglaistyti įtrūkimų ir nudažyti paminklų neužteko.
Doğrudan savaş eylemiyle ölenlerin sayısı azdır.Karuose, kuriuos jos inicijuoja, žuvusių karių skaičius mažesnis nei įprastai.
Üniversite seviyesinde kişi çok çok azdır.Mokinių skaičius labai nedidelis.
Köyde hayvancılığın ekonomik yaşantıdaki payı azdır.Pietinėje regiono dalyje plito gyvulininkystė.
Dolayısıyla akışkanlığı reçele göre daha azdır.Pagal skersmenį šiek tiek mažesnis už Merkurijų.
Yan etkiler genellikle çok azdır.Šalutinis poveikis labai retas.
Üniversiteye giden öğrenci sayısı şimdilik azdır.Vėliau mokinių skaičius mokykloje mažėjo.
Bu değer gerçek değer olan 87°'den biraz azdır.Giliausia vieta siekia 87 m. Yra nedidelė salelė.
Trafik çok azdır.Turizmas yra labai ribotas.
Ancak bunlar primer kimyasal elementlerden oldukça azdır.Kitų cheminių junginių yra labai nedaug.
Bakımı azdır.Priežiūra minimali.
Ancak bunların sayıları oldukça azdır.Jų yra visai nedaug.
Nüfusları çok azdır.Gyventojų labai reta.
İlaçla tedavi neredeyse yok denilecek kadar azdır.Dėl toksiškumo medicinoje beveik nenaudojami.
Av hayvanlarına ait kemik buluntuları, evcilleştirilmiş türlere oranla daha azdır.Palyginti su giminingais lamantinais, šių gyvūnų snukis dar labiau palenktas žemyn.
Analjezik etkisi morfine göre 10-15 kat daha azdır.Narkotiniu požiūriu kodeinas yra 4–5 kartus silpnesnis nei morfinas.
Süt üretimi çok azdır.Piimatootmine on vähene.
Kolomb'un ilk yılları hakkında bilgi azdır.Kolumbuse-eelsest ajast on vähe teada.
Tarım arazisi çok azdır.Põllumajanduslikku maad on vähe.
Fakat diğer X-Men'lerin tüm olanları bilmelerine imkân yoktu ve bir trajediyi önleme şansları çok azdı.Mehed punkris ei teadnud toimuvast midagi ja nii võeti elu üsna kergelt.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Nad osutasid veel visa vastupanu, kuid peagi hakkasid nad taanduma.
Kış mevsiminde de yatağını dolduramaz, debisi çok azdır.Sukulendina vajab vähe vett, talvel kastmist ei vaja.
Bu sebeple kadınlarda yapılacak saç ekiminin başarı şansı erkeklerden daha azdır.Seega oli naiste tulemus meeste omast kehvem.
Hakkında bilinenler oldukça azdır.Neist teatakse suhteliselt vähe.
Tam olarak oynanabildiği oyunlar çok azdır.Väga väheseid tema teoseid on võimalik täpselt dateerida.
Uçuş hızları azdır.Voolu kiirus on väike.
Diğer tüm izotopların yarı ömürleri 2 saatten azdır ve hatta çoğununki 1 dakikadan kısadır.Ülejäänud radioaktiivsete isotoopide poolestusajad on alla tunni, enamikul alla kolme minuti.
Alman kayıpları ise azdı.Saksa kaotused pole teada.
Eskiden bulunan gayrimüslim sayısı şimdi belki de yok derecede azdır.Kuid minu asunduse asukoht on sarnane, et vähemalt praegu ei võimalda väga palju lootusi.
Bu yüzden yazma kopyalarının sayısı azdır.Kirjalikke andmeid on vähe.
Laboratuvarda çok fazla yetenekli insan bulunmaktaydı fakat ödeneği azdı ve boşa harcamak istemiyorlardı.Haiglas oleks rahast rohkem kasu ja keegi ei tea minu lubadusest.
Limanı küçük ve ticareti azdır.Sadam on väike, ent tiheda liiklusega.
Bu bölümde yağışlar doğu bölümüne göre daha azdır.Samuti on sealses piirkonnas sademete hulk võrreldes riigi kesk- ja idaosaga väiksem.
Trafik çok azdır.Autosid on vähe.
Diğer yandan mühür buluntusu çok azdır.Nõelravil on üldiselt vähe kõrvalnähte.
Engebeli arazi çok azdır.Tasast maad oli vallas väga vähe.
Kar sınırı Erzurum'a göre azdır.Mugul-jänesekapsas on mulla suhtes väga vähenõudlik.
Diğer taraftan bu sayı, eyâlet nüfusunun yarısından biraz azdır.See moodustab ligi poole Ahvenamaa rahvaarvust.
Yazları nem oranı azdır.Suvi on lühike.
Bu safhada aşınma hızı çok azdır.Pöörlemiskiirus on seega äärmiselt väike.
Şalgamın potas gereksinimi, diğer kök sebzelerinkinden daha azdır.Kõrbesebra vajab vähem vett kui teised sebrad.
17 2 konusunda tahminî bilgi veren ülke sayısı azdır (17 2 disponen de estimaciones a escala nacional o subnacional (
17 2 konusunda tahminî bilgi veren ülke sayısı azdır (17 2 ennél alacsonyabb szintű becsléseket erről a területről (
17 2 konusunda tahminî bilgi veren ülke sayısı azdır (172 kansanterveydellisestä tärkeydestä huolimatta. (
17 2 konusunda tahminî bilgi veren ülke sayısı azdır (172 per via parenterale (
17 2 konusunda tahminî bilgi veren ülke sayısı azdır (172 schattingen van drugsgebruik via injecties (
17 2 konusunda tahminî bilgi veren ülke sayısı azdır (alebo regionálnej úrovni (172
17 2 konusunda tahminî bilgi veren ülke sayısı azdır (Malta, Slovenija, Bolgarija (
17 2 konusunda tahminî bilgi veren ülke sayısı azdır (Данни за търсенето на лечение (174)