Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.Nous avons œuvré très dur pour obtenir cette diminution du smog que nous voyons à Los Angeles.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.Trabajamos mucho para reducir el esmog de la ciudad de Los Ángeles.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.Trabalhamos arduamente para reduzir o "smog" que se forma aqui em Los Angeles.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.We hebben ons best gedaan om de smog hier in Los Angeles te verminderen.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.Δουλέψαμε πολύ σκληρά για να επιτύχουμε τη μείωση του νέφους που πετύχαμε εδώ στο Λος Άντζελες.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.Мы очень много сделали, чтобы улучшить качество воздуха здесь, у себя, в Лос-Анджелесе.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.Работили сме здраво да намалим смога тук при нас.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.טרחנו מאד כדי להפחית את זיהום האוויר שיש כאן בלוס-אנג'לס.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.لقد عملنا بجهد كبير .. لكي نحد من الضباب الدخاني الذي كان يحوم فوق سماء لوس انجلوس
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.力を注いでいますよね。 でも知っていましたか?
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.비용을 줄이려면 부페 형식의 음식 대신에 가벼운 스낵이나 간식으로 대체하시면 됩니다.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Leichte Snacks oder Fingerfood kosten weniger als ein ganzes Buffet.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Para reducir costos, puedes reemplazar un buffet por aperitivos o tapas.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Para reduzir gastos, pode substituir um bufete por um lanche ou salgadinhos.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Pour réduire les coûts, un buffet peut être remplacé par des snacks légers ou des petits fours.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Zaoszczędzić można podając przekąski, zamiast pełnego bufetu.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Ελαφριά σνακ, ή μπουκίτσες φαγητού είναι φθηνότερα από έναν κανονικό μπουφέ.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Чтобы снизить расходы, можно обойтись лёгкой закуской или бутербродами.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.על מנת להוריד עלויות, מזנון ראוי יכול להיות מוחלף ע"י חטיפים או מתאבנים.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.لخفض التكاليف، مائدة مناسبة يمكن استبدالها بوجبات خفيفة، أو اطعمة خفيفة تُتَناول باليد.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.スポンサーがケータリング費を 安くできることがあります
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Chceme minimalizovat vzdálenost, chceme překlenout mezeru.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Chcemy zminimalizować różnice i dystans.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Chúng ta muốn thu nhỏ khoảng cách giữa hai người, Chúng ta muốn khỏa lấp những khoảng trống.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Hočemo zmanjšati razdaljo. Hočemo premostiti vrzel.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.우리는 거리를 최소화하길 원합니다. 우리는 그 격차와 닿고 싶어합니다.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Minimalizálni akarjuk a távolságot kettőnk között. Össze akarjuk zárni a szakadékot.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.On veut réduire la distance. On veut contracter cet espace.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Queremos minimizar a distância. Queremos diminuir a lacuna.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Queremos minimizar la distancia. Queremos reducir la brecha.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Tahdomme minimoida etäisyyden. Tahdomme ylittää kuilun.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Vi vill minimera avståndet. Vi vill krympa avståndet.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Vi vil minimere afstanden. Vi vil sammentrække afstanden.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Vogliamo ridurre la distanza. Vogliamo ridurre il divario.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Vrem să minimizăm distanţa. Vrem să reducem decalajul.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.We willen de afstand zo klein mogelijk maken. We willen de kloof verkleinen.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Θέλουμε να ελαχιστοποιήσουμε την απόσταση. Να γεφυρώσουμε το χάσμα.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Искаме да минимизираме разстоянието. Искаме да намалим празнината.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Мы хотим свести к минимуму дистанцию. Мы хотим сократить этот разрыв.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.Хочемо зменшити дистанцію, звузити прогалину.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.אנו רוצים למזער את המרחק. אנו רוצים להקטין את הפער.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.نريد أن نقلل المسافات ، نريد ردم تلك الفجوة.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.緊張をほぐしたい 親密感が欲しいと願います
Nesli tükenmekte olan balinalar her yıl gemi çarpması sonucu öldürülüyor. Ve bunu azaltmak çok önemli.Cá voi đang gặp nguy hiểm bị giết hàng năm bởi va chạm với tàu, và để giảm vấn đề này là rất quan trọng.
Odaklanmanız gereken tek şey varoluşsal riski azaltmak olacaktır여러분들이 관심을 두어야 할 하나는 인류멸망의 위험을 줄이는 것일 겝니다.
Odaklanmanız gereken tek şey varoluşsal riski azaltmak olacaktırהדבר היחיד שכדאי להתמקד בו הוא לצמצם את הסיכון האקסיסטנציאלי
Odaklanmanız gereken tek şey varoluşsal riski azaltmak olacaktırالشيء الوحيد الذي يجب التركيز عليه هو التخفيف من الخطر الوجودي
Odaklanmanız gereken tek şey varoluşsal riski azaltmak olacaktır人類絶滅のリスクをいかに低減するかです なぜなら ほんのわずかでも人類絶滅のリスクを減らせれば
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.I-am dat aspirină, medicamente care să-i ajute inima.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Ik gaf haar aspirine en medicatie om de druk op haar hart te verlichten.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Je lui ai donné de l'aspirine et des médicaments pour soulager la tension au cœur.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.저는 그녀에게 아스피린과 심장의 부담을 줄이는 약을 처방했지요.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Le di aspirina y medicación para aliviar la presión en su corazón.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Podal som jej aspirín a lieky na zmiernenie záťaže na srdce.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Дав їй аспірин і ліки, які змeншують тиск.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.Дадох й аспирин, дадох и медикаменти да облекчат натоварването на сърцето.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.נתתי לה אספירין. נתתי לה תרופות להקלת העומס על ליבה.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.اعطيتها أسبرين. اعطيتها ادويه لتخفيف الضغط على قلبها.
Ona aspirin verdim. Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.利尿剤を与えて
Örneğin, opioid bulunmadığında çekilme semptomlarını azaltmakta benzodiazepin kullanılabilir.A benzodiazepin például használható az elvonási tünetek enyhítésére, ha opiátok nem állnak rendelkezésre.