azaltma ile cümle

azaltma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.To reduce costs, a proper buffet can be replaced by light snacks, or finger food.
Çatışmayı azaltmaya yardım etmede, hikâyeler neden olağanüstü şekilde başarılıdır?So, why are stories so fantastically successful in helping reduce conflict?
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.So the idea here is you want to make it hard to use wrong.
Karbon salinimini her yil yuzde uc azaltmaya dair hedefimizi tutturduk mu?Did we meet our three percent annual target on reducing carbon emissions?
Bir görüş, güzel sanatlar için kamu desteğini büyük ölçüde azaltmak.One idea is to drastically reduce public support for the arts.
Eğer amaç beyin alanını azaltmak olsaydı, bunu simetrik olarak yapardı.If one just needed more brain space, one would do it symmetrically.
İnsanlar salgının artışını azaltmak için davranışlarını değiştirmiyorlar.People aren't changing their behavior enough to decrease the growth in the epidemic.
Azaltma bir elektron kazanç.Reduction is gain an electron.
Yani. bütün bunlar bu belirsizlik katsayısını azaltmak içindi.So, all this was about decreasing the fudge factor.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.And that is the third reason why lowering your expectations will not make you happy.
Yani gürültü azaltma teknolojisi olmasaydı, ülkemiz varolmazdı.So without noise reduction technology, our country would not exist.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.We worked very hard to get the smog reduction happening here in Los Angeles.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.So if I understood the chemistry of trustworthiness, I might help alleviate poverty.
"İlaçlarımı azaltmaya başladım ve kısa sürede etkisini hissettim."I started the reduction of my meds, and within a short time I began feeling the effects.
Yağ belirli bu tür kullanarak, kuvvet sıkma % 50 veya daha fazla azaltmakUsing this specific type of grease, clamping force can diminish by 50% or more
Onlar için 120 mil dayanan batarya demek menzil artışı demek, azaltma değil.For them to get a battery that goes 120 miles is an extension on range, not a reduction in range.
Bu aktif kaleminin değerini azaltmamız gerekiyor diyecekler.We're going to take a write down.
Yani gene bilançodaki bu aktif kaleminin değerinin azaltmanız gerekir.Then you would have to do another write down.
Ve orta gelirli ailelerin ve küçük işletmelerin vergilerini azaltmayı sürdüreceğim.And I want to continue those tax cuts for middle-class families, and for small business.\
Ve sözümü tuttum. Küçük işletmelerin ödedikleri vergileri azaltma sözü vermiştim.I told you I\'92d cut taxes for small businesses, and I have.\
Obama: Ve şiddeti azaltmamızı da sağlayacak.I understand.\ OBAMA: ... and reduce our violence.\
Dedi ki " Benden bir fikir isteyen kimse, bendekileri azaltmadan alır bu bilgiyi.He said, "He who receives an idea from me receives instruction himself, without lessening mine.
Saygıda kusur etmeyeyim de, etkini azaltmak gibi olmasın.That is awe, and I apologize for having watered you down.
Ondan sonra, azaltmalar sabit bir hıza devam edecek, daha falza askerimiz eve dönecek.After that, reductions will continue at a steady pace, with more and more of our troops coming home.
Bu boyutu azaltmaz mı?Won't that decrease?
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Well, reducing the market is really one for governments and civil society.
Eğer sorun olmazsa, ilacın dozunu azaltmayı düşünüyordum.If it's all right, I'm thinking of reducing your medication.
Dozunu azaltma.Don't reduce it.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.It was sold to proto-feminist housewives as a way to cut down on housework.
Faydaları, kaygıları azaltmaktan başlayarak kaliteli uyku ve daha güçlü bir hafızaya kadar uzanır.And the benefits can range from lower anxiety to better quality of sleep, to yes, better memory.
Tüketimi azaltmaya yardımcı olabilecek üç büyük koldan konuşalım.So let's talk about three more big levers that could really help on the consumption side.
Ve biz bu riskleri azaltmak için farklı yollar düşünürken çok yaratıcı olabiliriz.We can be very creative about thinking of different ways to reduce these risks.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.We're trying to reduce the prison population.
Yani 1/3 azaltmak ile 2/3'ü çarpmak aynı şey.So going down by 1/3 is the same thing as multiplying the quantity by 2/3.
Unutan insanlara hatırlatmalısınız ve... sayılarını azaltmalısınız.People forget and you got remind them
Fakat tüketimi de azaltmalıyız.But we've also got to get consumption down.
"Çocuğunuz ishal olduğunda, sıvı vermeyi artırmalı mı, sabit mi tutmalı, yoksa azaltmalı mı?""Your child has diarrhea. Should you increase, maintain or decrease the number of fluids?"
Sıvı alımını azaltmanın altında yatan zihinsel modeli düşünün.So, think of the mental model that goes behind reducing the intake.
Zaten amaç yok etmek değil, azaltmak.But this story's not about eliminating it, it's about minimizing it.
Hedefinize olan uzaklığınızı azaltmanız, neredeyse tüm durumlarda doğru bir yaklaşımdır.Reducing the distance to your target is justified in almost every situation.
Kıtalardaki yeni çiftçiler, avcı toplayıcı grupları azaltmaya devam ediyordu. -As the new farmers on each continent expanded and absorbed other hunter-gatherer groups.
Bu çaba sağlığı iyileştirebilir ve tamamen yok etmese bile yoksulluğu azaltmakta rol oynayabilir.It can improve health and it can play a part in reducing, if not eliminating, poverty.
Kapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktırKapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktır
Eğer alacağım ev %25 azaltmalı olursa 750000 liralık konut kredisi almam gerekir.And right now, if I do 25% down, and I'm buying a $1 million house,
ANWR'da kazmaya ara verdik, ama aslında tükettiğimiz petrol miktarını azaltmadık.We stopped drilling in ANWR, but we didn't actually reduce the amount of oil that we consumed.
Petrol kullanımını azaltmaya odaklanmalıyız.We need to focus on reducing the oil.
Plastiğe bağımlı bir toplumda üretimi azaltmak iyi bir hedef fakat yeterli değil.In a plastic-dependent society, cutting down production is a good goal, but it's not enough.
Örneğin, su kullanımımızı azaltmak için yağmur suyunu kullanıyorlar mı?Do they, for instance, capture rainwater so that we can reduce water use?
Solunum güçlüğünü azaltmak için ona ilaçlar verdim.I gave her medications to relieve the strain on her heart.
Bu miktarı yüzde 80 azaltmak istiyorduk. Bunu da gerçekten yaptık.We wanted to reduce that by 80 percent, which is exactly what we've done.
Düşünüyor olabilirsiniz, niye bu nakiti borçların bir kısmını azaltmak için kullanmıyorlar?So you might have been thinking, why not just use its cash to unload some of that debt?
İkisi de yollardaki araba sayısını ve yakıt tüketimini azaltmaya yardımcıdır.- BOTH CAN REDUCE THE NUMBER OF CARS ON OUR ROADS AND CUT FUEL USAGE.
A) karbon salınımını azaltmak için uzun vadeli hedefler var.A, that there was a long-term target for carbon emission cuts,
Oynamak üretkenliği arttırır, azaltmaz.Play increases productivity, not decreases.
Yani yılda %4 azaltma ediyor. İşte bu, ölçümle.That's a four percent reduction per year -- and this, with measuring.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.And of course, lowering child mortality is a matter of utmost importance from humanitarian aspects.
Sence arttırmalı mıyız, azaltmalı mıyız?Do you think we need to increase it or decrease it?
Ekonomiyi iyileştirmek istersen, insan gücünü azaltman gerekir.So if we want to increase our economy, we need to lower the size of the workforce.
Mesafeyi azaltmak ve boşluğu daraltmak isteriz.We want to minimize the distance. We want to contract that gap.
Rekabeti artýrmak için üretim masraflarýný azaltmalý. Maaţlarý mý azaltayým?E Cumont paga 2 francos for 11 horas. ... e reclama que vai arruinar-se.

İlgili Sayfalar