Şu anda ise devamlı şehir merkezine göç vermekte ve mahallenin nüfusu azalmaktadır.Lì il corso si allarga e taglia a metà l'abitato del Capoluogo comunale.
İlacın etkileri de zamanla azalmaktadır.Nella mente del chirurgo il tempo sembra rallentare.
Köy nüfusu sürekli göçten dolayı azalmaktadır.Gli abitanti, quindi, bestemmiano continuamente per rallegrarsi.
Katılmadan önce Charlie uyuşturucu alır, elindeki uyuşturucu azalmaktadır.Находясь в депрессии, Чарли начинает принимать наркотики.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.Эффективность пациентов, способных работать во время мигренозного приступа, снижается примерно на треть.
Balıkçılığın payı ise günden güne azalmaktadır.Стоимость бумажной марки снижалась с каждым днём.
Günümüzde diğer kültürlerde de kullanımı giderek azalmaktadır.В других областях его использование серьёзно сокращается.
Yine 1980'li yıllardan itibaren hem kentsel hem de kırsal nüfus artış oranları giderek azalmaktadır.С начала 1980-х годов все большее распространение получают массовые праздники села, района, города.
Ancak tarımsal üretim her geçen gün azalmaktadır.Царев с каждым годом стал терять своё экономическое значение.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.Количество зла на земле постепенно уменьшается.
Mısır yetiştiriciliği azalmaktadır.Израстание понижает урожайность.
Mandacılık, eski önemini kaybetmektedir ve hayvan sayısı giderek azalmaktadır.Команда постепенно теряет вес и показывает худшие результаты.
Türkeli İlçesi'ndeki kentsel-kırsal nüfus artış oranları da giderek azalmaktadır.Связь их с остальными коленами западной Палестины всё более и более ослабевала.
Ve sayıları gitgide azalmaktadır.وعازمون على تقليصها أرقام.
Tarım ve hayvancılığın ağırlığı ise giderek azalmaktadır.أما الثقل الإقتصادي الذي كان يتحقق عن طريق الزراعة وتربية الحيوانات فهو في تناقص مستمر.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.معدل النمو الطبيعي للسكان سلبي أي يتناقص.
1982'den beri dönemsel göç nedeniyle nüfusu azalmaktadır.وقد جردوا من مواطنتهم منذ قانون الجنسية لسنة 1982.
30 yaşın altındaki nüfusta adigece konuşma oranı azalmaktadır.العمر القياسي لظهور المرض هو أقل من 30 عاما .
Güneye idoğru yükseklikler azalmakta ve ovalık alanlar görülür.Contudo, para sul, a aculturação desvanece.
Ancak bu sayı her sene yaklaşık %1 oranında azalmaktadır.A frequência tem aumentado cerca de 1% a cada década.
Yarı ömür, genel olarak, azalmakta olan bir maddenin baştaki miktarın yarısına düşmesi için gereken zaman.Meia- vida é o tempo que leva para que metade do elemento decaia para outro.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.A indústria continua a diminuir em importância.
Fakat son zamanlarda oyuncu sayısı gitgide azalmaktadır. ^ a b c Accountzahlen von Galaxywars.Hoje, há quem o suba em escalada livre, cotação 6c.
Nüfus giderek azalmaktadır.A população continua diminuindo.
Beldenin nüfusu azalmaktadır.As populações da espécies estão declinando.
Sigara miktarı arttıkça risk katlanarak artmakta, ancak sigarayı bıraktıktan sonra risk giderek azalmaktadır.O risco aumenta de forma proporcional à quantidade fumada e a quanto mais cedo na vida se começou a fumar.
Önceleri çok daha yaygın olan bu faaliyet günümüzde gitgide azalmaktadır.Está claro que alguma vez tiveram uma distribuição muito mais ampla, mas actualmente estão em declínio.
Erken teşhis ve tedavi ile komplikasyonlar azalmaktadır.Essa sequela deve ser evitada com diagnóstico e tratamento precoces.
Gelişen tanı yöntemleri sayesinde yanlış tanılar giderek azalmaktadır.De qualquer modo, para minimizar as incertezas, os modelos vêm sendo constantemente aperfeiçoados.
İlacın etkileri de zamanla azalmaktadır.O efeito do medicamento diminui com seu uso.
Ayrıca direksiyon hakimiyeti yeni bir lastiğe göre 6-7 kat azalmaktadır.A partir daí, a telenovela foi registrando índices entre 6 e 7 pontos.
Kimi dil toplulukların kimileri çok küçüktür ve konuşanların sayıları azalmaktadır.Het aantal sprekers is relatief groot, in vergelijking met dat van andere talen.
Ancak bu sayı her sene yaklaşık %1 oranında azalmaktadır.Dit aantal neemt sinds een aantal jaren jaarlijks met ongeveer 1 procentpunt af.
Gelişen tanı yöntemleri sayesinde yanlış tanılar giderek azalmaktadır.Door allerlei vooroordelen worden de misverstanden alsmaar groter…
Nüfusu azalmaktadır.Ruimen van de populatie.
Kimi dil toplulukların kimileri çok küçüktür ve konuşanların sayıları azalmaktadır.Niektóre z tych społeczności językowych są bardzo małe, a ich liczba maleje.
Kıtanın doğusunda sayıları daha fazladır ancak batısında ise sayıları azalmaktadır.Kontynentalizm wzrasta z zachodu na wschód, w tym samym kierunku maleje ilość opadów.
Tarım ve hayvancılığın ağırlığı ise giderek azalmaktadır.Natomiast znaczenie rolnictwa stale się zmniejsza.
Buna rağmen toplam açısal momentum azalmaktadır.Już przy niewielkim nacisku uwalniają swoją zawartość.
Bunun nedeni buharlaşma artarken yağışlarda azalmaktadır.Z ukrycia wychodzą w czasie deszczu.
Ancak P. rubifrons yaşam alanınının yok edilmesi nedeniyle dikkat çekici şekilde sayısı azalmaktadır.Także podgatunek P. l. brevinasus znacząco zmniejszył liczebność wskutek utraty środowiska.
Bununla birlikte batarya fiyatları toplu üretim ile azalmaktadır ve daha da azalması beklenmektedir.Doprowadziło to do obniżenia emisji metali ciężkich przy jednoczesnym wzroście produkcji.
Mısır yetiştiriciliği azalmaktadır.Popyt na wina maltańskie wzrasta.
Şehrin nüfusu 68.000 olup bu nüfus giderek azalmaktadır.Populacja liczy około 8800 ptaków, ale tendencja jest malejąca.
Kimi dil toplulukların kimileri çok küçüktür ve konuşanların sayıları azalmaktadır.Språket är ett minoritetsspråk och antal talare minskar.
Ve sayıları gitgide azalmaktadır.Den tros även minska i antal.
Nüfus her sene gittikçe azalmaktadır.Antalet ökar sakta från år till år.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.Hos de som arbetar under migränanfall har man uppskattat att effektiviteten sjunker med cirka en tredjedel.
Bu sebeple nüfus azalmaktadır.Det har till följd att populationen minskar.
Köyün kuyularındaki su seviyesi gitgide azalmaktadır.Grundvattennivån sänks därmed lokalt.
Önceleri çok daha yaygın olan bu faaliyet günümüzde gitgide azalmaktadır.Den processen, som till en början var mycket snabb, fortsätter än idag.
Geleneksel geyşalık günümüzde Tokyo'da tamamen ortadan kalkmış olup, Kyoto'da ise giderek azalmaktadır.Detta är mycket vanligt på den europeiska kontinenten men har blivit alltmer ovanligt i Sverige.
Sosyal baskılar dilin kullanımını gittikçe kısıtlamakta ve bu sayı oldukça azalmaktadır.Det är vanligare med fall där språket är bevarat men den sociala interaktionen minskad.
Katılmadan önce Charlie uyuşturucu alır, elindeki uyuşturucu azalmaktadır.Перебуваючи в депресії, Чарлі починає приймати наркотики.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.U těch, kteří jdou navzdory migréně do práce, klesá efektivita přibližně o jednu třetinu.
Günümüzde diğer kültürlerde de kullanımı giderek azalmaktadır.V ostatních oblastech jejich používání rychle klesá.
Ailenin varlıkları günden güne azalmaktadır.Z jeho pohledu se přirozený svět zmenšuje každým dnem.
Günümüzde çerçilik giderek azalmaktadır.V dnešní době stále více ustupuje do pozadí.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.Teplota uvnitř Země postupně klesá.
Son yıllarda nüfusu göçler ve yaşlılık yüzünden giderek azalmaktadır.Populația a arătat rate negative în ultimii ani, datorită emigrării și îmbătrânirii.