azaldı ile cümle

azaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Disk alanı azaldığında:Όταν τελειώνει ο χώρος στο δίσκο:
Disk alanı azaldığında:Если не хватает дискового пространства:
Disk alanı azaldığında:Якщо залишиться мало місця:
Disk alanı azaldığında:متى هو جاري التنفيذ منخفضة:
Disk alanı azaldığında:ディスクの空き領域が少ない場合:
Diyelim ki burada aktiflerimin değeri %50 azaldı.제 자산의 가치는 50% 까지 내려갑니다.
Diyelim ki burada aktiflerimin değeri %50 azaldı.Así que tengo 1.000 de activos--tan esencialmente me dirijo hacia abajo mis activos por 500.
Diyelim ki burada aktiflerimin değeri %50 azaldı.Donc la valeur de mes actifs diminuent de 50 %.
Diyelim ki burada aktiflerimin değeri %50 azaldı.Hodnota mých aktiv klesne o 50%.
Diyelim ki burada aktiflerimin değeri %50 azaldı.Таким образом стоимость моих активов спуститься на 50%.
Diyelim ki burada aktiflerimin değeri %50 azaldı.なので、1000枚分の資産を持っていましたが、
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Azt mondta "Nem, de a Prozac-ot igen" Antidepresszánsokat írt fel nekem. És a fekete felhő halványult kicsit.
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.E receitou-me antidepressivos. A nuvem negra desvaneceu um pouco. Mas o trabalho também.
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.의사는 "그래도 프로잭(우울증 치료제)은 돈으로 살 수 있잖아요." 라면서, 항우울증 약을 처방해줬어요. 먹구름이 조금 걷히는가 싶더니, 약 때문에 일에 차질이 생기더라고요.
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Maar wel Prozac." Hij schreef me anti-depressiva voor. De zwarte wolk werd wat minder.
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Odparł, "No nie. Ale możesz kupić Prozac." I przepisał mi antydepresanty.
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Ông ta nói, "Đúng vậy. Nhưng tiền có thể mua được thuốc Prozac." Và ông ta cho tôi liều thuốc giảm căng thẳng.
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.On povídá, "To ne, ale můžete si za ně koupit Prozac." A dal mi antidepresiva.
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Pero puede comprar Prozac." Y me recetó anti-depresivos. Y la nube negra se desvaneció un poco.
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi."Rahalla ei voi ostaa onnea." Hän sanoi: "Ei, mutta sillä voi ostaa Prozacia."
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Und er sagte: "Nein. Aber man kann sich Prozac kaufen."
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Vraví mi: "Nie. Ale môžete si za ne kúpiť Prozac."
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Και απάντησε, "Οχι. Αλλα μπορείς να αγοράσεις Πρόζακ." Και μου συνταγογράφησε αντικαταθλιπτικά.
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Він сказав: "Ні. Але ти можеш купити Прозак(ліки від депресії)"
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Он ответил: "Не купишь. Но можно купить Прозак".
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.Той отвърна: "Не. Но може да се купи Прозак".
Doktor "ama Prozac'i alabilir" dedi. ve bana antidepresan verdi ve siyah bulut bir miktar azaldi.そして抗うつ剤を処方したのです 黒い雲は少し消えました でも全ての仕事もなくなりました 私が浮雲のようになってしまったからです 顧客が電話してくれるかどうか、気にも留めなくなりました
Dolayısıyla, bu pozitif diverjans, bize vektör alanının her noktasında yoğunluğun azaldığını söylemektedir. -Agora o isso nos diz?
Dolayısıyla, bu pozitif diverjans, bize vektör alanının her noktasında yoğunluğun azaldığını söylemektedir. -Zatem dodatniość dywergencji mówi nam, jaka w danym punkcie,
Eğer toplam gelir azalırsa, kredi olarak kullandırılabilecek fonlar azaldı, kredi faizleri de yükseldi.Jeśli dochód narodowy zmniejsza się, fudusz pożyczkowy też się zmniejsza, a oprocentowanie rośnie.
Elbette asıl soru, neden azaldığı.Dan pertanyaan besarnya tentu, adalah mengapa?
Elbette asıl soru, neden azaldığı.En de grote vraag is natuurlijk hoe dat komt.
Elbette asıl soru, neden azaldığı.Hlavná otázka samozrejme znie: "Prečo je to tak?"
Elbette asıl soru, neden azaldığı.Iar întrebarea cea mare, bineînţeles, este de ce?
Elbette asıl soru, neden azaldığı.그리고 물론, 가장 큰 문제는 바로 왜인가 하는 것입니다.
Elbette asıl soru, neden azaldığı.La grande domanda è, dunque, perché?
Elbette asıl soru, neden azaldığı.Und die große Frage lautet natürlich, warum?
Elbette asıl soru, neden azaldığı.Ważnym pytaniem jest, oczywiście, dlaczego?
Elbette asıl soru, neden azaldığı.Y la gran pregunta, por supuesto, es por qué.
Elbette asıl soru, neden azaldığı.Και η μεγάλη ερώτηση, φυσικά, είναι γιατί;
Elbette asıl soru, neden azaldığı.И големият въпрос, разбира се, е защо?
Elbette asıl soru, neden azaldığı.И, конечно, возникает большой вопрос: почему?
Elbette asıl soru, neden azaldığı.והשאלה הגדולה היא, כמובן, מדוע?
Elbette asıl soru, neden azaldığı.ولكن السؤال الاهم هو لماذا ؟
Elbette asıl soru, neden azaldığı.何なのでしょうか? いくつかの例では
Ev aynı ama, piyasada artık ne gelişme olduysa evin değeri 200,000 $ azaldı. .20万ドル落ちました。理由はどうあれ。 たぶん、近くの自動車工場が廃業しました。
Ev aynı ama, piyasada artık ne gelişme olduysa evin değeri 200,000 $ azaldı. .Không có điều gì thực sự xảy ra, nhưng giá trị thị trường đã giảm đi 200,000 USD vì bất kỳ lí do nào
Ev aynı ama, piyasada artık ne gelişme olduysa evin değeri 200,000 $ azaldı. .Nichts wirklich passiert ist, aber der Marktwert ist gesunken von $ 200.000 für welchen Gründen auch immer.
Ev aynı ama, piyasada artık ne gelişme olduysa evin değeri 200,000 $ azaldı. .Nic se ve skutečnosti nestane, ale tržní hodnota klesla o 200 000 dolarů z nějakého důvodu.
Ev aynı ama, piyasada artık ne gelişme olduysa evin değeri 200,000 $ azaldı. .Ничего на самом деле произошло, но снизилась рыночная стоимость от $200000 для какой-либо причине.
Ev aynı ama, piyasada artık ne gelişme olduysa evin değeri 200,000 $ azaldı. .Нічого насправді не сталося, але ринкова вартість знизилася на 200 000 доларів з яких-небудь причин.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Azon a héten, amikor bevezettük nálunk is az ellenőrzőlistát, a szülői üvöltözés felére csökkent.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Die week dat we een ochtend-checklist introduceerden, werd het ouderlijk geschreeuw tot de helft herleid.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.이 아침 확인 목록을 우리집에 도입한 첫 주에 저희 부부의 잔소리가 반으로 줄었습니다.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.La settimana in cui abbiamo introdotto la checklist mattutina in casa nostra le urla si sono dimezzate.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Tuần tôi mang về gia đình danh sách kiểm tra buổi sáng, tiếng la hét của cha mẹ giảm một nửa.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.W tygodniu, w którym wprowadziliśmy poranną listę, zredukowaliśmy rodzicielskie wrzaski o połowę.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Την εβδομάδα που εισαγάγαμε την πρωινή λίστα στο σπίτι μας οι γονικές κραυγές μειώθηκαν στο μισό.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Седмицата, в която сложихме сутрешният списък със задачи намали родителските крясъци наполовина.
Evimize sabah kontrol listesi oluşturduğumuz o hafta aile içindeki bağırmalarımız yarı yarıya azaldı.Того тижня, коли я повісив ранковий список у своєму будинку, ми з дружиною репетували вдвічі менше.
İlgili Sayfalar