azalıyor ile cümle

azalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Makedon iş dünyasında cinisyete dayalı engeller azalıyorGender barriers eroding in Macedonian business world
SETimes: Fakat sayıları azalıyor mu?SETimes: But are we looking at a decreasing number?
Sırbistan'da ortalama net maaş son üç yıldır sürekli olarak azalıyor.The average net salary in Serbia has been constantly decreasing over the past three years.
Bu ülkenin zamanı azalıyor.This country is running out of time.
Sırbistan'ın AB üyeliğine verilen halk desteği azalıyorPublic support for Serbia's EU accession declines
Ve bu rakam sürekli olarak azalıyor."This figure is constantly decreasing."
Sırpların AB üyeliğine verdiği destek azalıyorSerbs support for EU accession declines
Haftalar geçtikçe İngiliz zaferi olasılığı azalıyordu ve Wolfe umutsuzluğa kapılmaya başladı.As the weeks wore on the chances of British success lessened, and Wolfe grew despondent.
Otomatik depolardaki yakıt azalıyordu.Fuel in the automatic tanks was getting low.
Bu zamandan sonra bir sentez ve farklılaşma olmadığı için bu miktar sadece azalıyor.Then this amount is only decreasing, as there is no new synthesis and differentiation.
Bu şehrin nüfusu her yıl azalıyor.Die Bevölkerung dieser Stadt wird jedes Jahr kleiner.
(Kamuda sansür azalıyor.)(Hat Folter abgenommen?) erklärt.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.L'aide internationale du Japon diminue en partie à cause d'un ralentissement de l'économie intérieure.
Popüleritesi azalıyor.Sa popularité s'effondre.
Eğer bir dizi ya artıyor ya da azalıyorsa, "dizi monotondur" denir.Lorsqu’une phase n’apparaît qu’en diminuant ou augmentant la température, elle est appelée monotrope.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.On suppose que leur nombre diminue.
Irkçılık, yaş ayrımcılığı başta olmak üzere her tür ayrımcılık azalıyor gibi görünür.L’âgisme regroupe toutes les formes de discrimination, de ségrégation, de mépris fondées sur l’âge.
Leibniz'in ünü, ölümünden sonraki zamanda azalıyordu.La crainte de Léopold III se réalisait donc dès sa déportation.
(Kamuda sansür azalıyor.)(Will Sex Become Extinct?)
Popüleritesi azalıyor.Su popularidad está disminuyendo.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Su número parece estar disminuyendo.
Leibniz'in ünü, ölümünden sonraki zamanda azalıyordu.L'eredità lasciata da Bailly continuò a vivere anche dopo la sua morte.
1991 yılından beri şehir nüfusunun sayısı hemen hemen her sene azalıyordu.С 1991 года численность населения города практически ежегодно уменьшалась.
(Kamuda sansür azalıyor.)(Король опустил голову.)
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Porém os números continuaram a decrescer.
Eğer bir dizi ya artıyor ya da azalıyorsa, "dizi monotondur" denir.Een stijgende of dalende functie heet een monotone functie.
1991 yılından beri şehir nüfusunun sayısı hemen hemen her sene azalıyordu.Od roku 1991 liczba ludności Zabrza nieprzerwanie się zmniejsza.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Antalet fortsätter dock att minska.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Втім, її численність постійно зменшується.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Jejich počet se bude stale snižovat.
1991 yılından beri şehir nüfusunun sayısı hemen hemen her sene azalıyordu.Începând cu anul 1995, numărul populației începe să scadă.
1991 yılından beri şehir nüfusunun sayısı hemen hemen her sene azalıyordu.A lakosságszám 1991 óta nagyjából egy szinten maradt.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Számuk folyamatosan csökken.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Deres antal er langsomt stigende.
1991 yılından beri şehir nüfusunun sayısı hemen hemen her sene azalıyordu.Siden 1998 har antallet af mandetimer dog været stadigt faldende i hele landet.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Nhưng số lượng của chúng ngày càng giảm mạnh.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.故此其數量不斷下降。
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Жалко, че техният брой непрекъснато намалява.
1991 yılından beri şehir nüfusunun sayısı hemen hemen her sene azalıyordu.Od 1991. broj stanovnika opada.
(Kamuda sansür azalıyor.)(Viac o výzdobe nižšie.)
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Potem se je njihovo število počasi zmanjševalo.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Samas väheneb tema arvukus pidevalt.
Eğer bir dizi ya artıyor ya da azalıyorsa, "dizi monotondur" denir.Kui funktsioon on mittekahanev või mittekasvav, nimetatakse seda monotoonseks.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.1987년에 시작해서는 두 가지 모두 많이 줄어 들고 있지요.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Ab ca. 1987 gehen beide ziemlich stark nach unten.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.A partire all'incirca dal 1987, entrambe scendono molto.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Cerca de 1987, ambas bajan bastante.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor. Daha sonraları, artmaya başlıyor ve birbirlerini izliyorlar.1987-től kezdve mindkettő jelentősen esik, majd még mindig együtt haladva emelkedés látszik az évtized végén.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Începând cu 1987, amândouă cunosc o scădere semnificativă.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Od roku 1987 gwałtownie spadają.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Rond 1987 dalen ze beide sterk.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Sekitar tahun 1987, keduanya sedikit menurun.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Vers 1987, elles commencent à beaucoup baisser.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Начиная с 1987 года, они обе существенно падают.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Около 1987 година, и двете спадат доста.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.בערך ב-1987, שניהם יורדים מאוד.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.و بدءا في الإنخفاض على حدٍ سواء في بداية العام 1987 تقريباً
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.そしてお互いを追うようにして
650 km kayak kullandık. Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Tínhamos esquiado 640 km, faltavam apenas 320 km para chegar ao polo e esgotámos o tempo.
650 km kayak kullandık. Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.Бяхме изминали 400 мили, имахме още 200 до полюса, но времето изтече.

İlgili Sayfalar