azalıyor ile cümle
azalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Garip bir şekilde, öğrencilerin sayısı her yıl azalıyor.Strangely, the number of students is decreasing each year.
Öğrencilerin sayısı her geçen yıl azalıyor.The number of students is decreasing year by year.
Bu şehrin nüfusu azalıyor.The population of this city has decreased.
Bu el fenerinin ışığı azalıyor.This flashlight is getting dim.
Doğum oranı son zamanlarda azalıyor.The birth rate has been decreasing recently.
Satışlarımız azalıyor.Our sales are decreasing.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Japonya'nın pirinç tüketimi azalıyor.Japan's consumption of rice is decreasing.
İlacın etkileri yavaş yavaş azalıyordu.The effects of the medicine were wearing off.
Yağ azalıyor.Oil is running short.
Püskürme azalıyor gibi görünüyor.The eruption seems to be waning.
Vakit azalıyor.Time is getting short.
Ağırlık azalıyor.The weight is decreasing.
Biyolojik çeşitlilik dünya çapında hızla azalıyor.Biodiversity is declining rapidly throughout the world.
Zamanımız azalıyor.We're running out of time.
Suç azalıyor.Crime is down.
Bu ülkenin nüfusu giderek azalıyor.The population of this country is gradually diminishing.
Onun popülaritesi azalıyor.His popularity is waning.
Zaman azalıyor artık.Time is running short now.
Seçeneklerimiz azalıyor.We're running out of options.
Zaman azalıyor.Time is running short.
Yiyecek azalıyor.Food is running low.
Tüketici güveni azalıyor.Consumer confidence is plummeting.
Japonya'nın nüfusu azalıyor.Japan's population is declining.
Bu bölgede ormanlar gittikçe azalıyor.This area is gradually being deforested.
Yiyeceğimiz azalıyor.Tom is running out of food.
Facebook'un gençler arasındaki popülerliği hızla azalıyor.Facebook's popularity among teenagers is declining rapidly.
Sana olan sevgim gitgide azalıyor.I like you less and less.
Eğer bir dizi ya artıyor ya da azalıyorsa, "dizi monotondur" denir.If a sequence is either increasing or decreasing it is called a monotone sequence.
Bölgedeki Osmanlı nüfuzu azalıyordu.Meanwhile, Ottoman power in the region continued to decline.
(Kamuda sansür azalıyor.)(The overall go population is decreasing.)
Anapara borcunuz, zaman geçtikçe ve siz ödemeye devam ettikçe daha hızlı azalıyor.Some of that goes to decrease the amount you owe.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.This inhibits abnormal angiogenesis, by 60 percent.
Devletler eskiden olduğundan daha az anlam taşıyor ve devletin gücü giderek azalıyor.States mean less than they used to, and the power of the state is declining.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.I'm running out of time, so I'm actually going to stop.
Sıtmanın orta seviyede olduğu yerlerde bira azalıyor -- diğeri kadar azalmıyor.Areas with medium levels of malaria it decreases some -- it doesn't decrease as much.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor.Starting about 1987 they're both going down a lot.
Kirlilik azalıyor.The pollution has abated.
"Bak fiyat artıyor, fiyat artarken talebin durumu ne olur?" diye sorabilirler. Talep azalıyor.You just say "Well look price increases, as price increases what happens to demand?"
Evet, "a" artıyor ve "b" azalıyor.As A increases here B is decreasing.
Sertleşmeleri azalıyor ama hala ufak yollara ayrılmaya devam ediyorlar.They stop being reasonably rigid, but they keep splitting off.
Yani, x arttıkça, eğim azalıyor. -We're still downward sloping, but even less steep.
Hala aşağı doğru, ama dikliği azalıyor. Ve, böyle devam ediyor.The slope was increasing.
Dikliğimiz azalıyor ve sonra, minimum noktamıza ulaşıyoruz.So as we increased x, the slope increased.
Eğim azalıyor. Eğim azalıyor.Not the straightest line in the world, but it'll suit our purposes.
Yani, bu noktaya kadar, eğim azalıyor.All of a sudden, my slope starts to increase again.
- Yani, eğim azalıyordu. Ama, burada, birden eğimin biraz daha fazla olduğunu görürüz. -And then after that point, our slope is increasing.
Yukarı doğru çukurlukta, ikinci türev pozitif. Aşağı doğru çukurlukta ise, eğim azalıyor.So in that case, the second derivative would be less than zero.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.If we expect the future to be bright, stress and anxiety are reduced.
Bu aralıkta eğim azalıyor.Over this interval, the slope is decreasing.
Bankacılık artık saygıdeğer kabul edilmiyorsa, bankacılığa ilgimiz azalıyor.When banking is no longer so respectable, we lose interest in banking.
Uzaklaşırken de duyulan frekansı azalıyor.When it's going away from you, low pitch, low frequency.
Altyapı müzeleri, tiyatrolar, sinemaların sayısı azalıyor.Infrastructure museums, theaters, movie houses across the country are disappearing.
Bu fikir birliği delindiğinde, grubun gücü büyük oranda azalıyor.When that unanimity is punctured, the group's power is greatly reduced.
Antibiyotiklerin etkinliği azalıyordu.Antibiotic sensitivity was going down.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.The supply of young men willing to fight and die for this cause is dwindling.
Su kaynaklari azaliyor.Water resources are running low.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.But the wealth gaps are growing wider.
Tam olarak 60'ların sonlarında "ahlaki belirsizlik" yükseliyor, "ilham" ise azalıyor.Right at the end of the 60s, moral ambiguity is going up, inspiration is kind of on the wane.
Para yöneticilerinin aldığı primler azalıyor.And that's also true of the money managers.