ayrım ile cümle
ayrım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü Yahudi Grek ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbidir. Kendisini çağıranların tümüne eliaçıktır.ואין הבדל בזה בין היהודי ליוני כי אדון אחד לכלם והוא עשיר לכל קראיו׃
Çünkü Yahudi Grek ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbidir. Kendisini çağıranların tümüne eliaçıktır.لانه لا فرق بين اليهودي واليوناني لان ربا واحدا للجميع غنيا لجميع الذين يدعون به.
Çünkü Yahudi Grek ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbidir. Kendisini çağıranların tümüne eliaçıktır.猶 太 人 和 希 利 尼 人 、 並 沒 有 分 別 . 因 為 眾 人 同 有 一 位 主 、 他 也 厚 待 一 切 求 告 他 的 人
Çünkü Yahudi Grek ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbidir. Kendisini çağıranların tümüne eliaçıktır.猶太 人和 希利尼人 、 並沒 有 分別 . 因 為眾 人 同有 一 位 主 、 他 也 厚待 一切 求告 他 的 人
(CYANIDE ZEHIRI) Çogu insan tür ayrimcisidir.(CIANID MÉREG) A legtöbb emberi lény fajista.
(CYANIDE ZEHIRI) Çogu insan tür ayrimcisidir.De flesta människor är "artister".
(CYANIDE ZEHIRI) Çogu insan tür ayrimcisidir.Die meisten Menschen sind Speziesisten. (ZYANID-GIFT)
(CYANIDE ZEHIRI) Çogu insan tür ayrimcisidir.La maggior parte degli esseri umani è specista.
(CYANIDE ZEHIRI) Çogu insan tür ayrimcisidir.OTRAVIREA CU CIANURA Cele mai multe fiinte umane sunt specisiste.
(CYANIDE ZEHIRI) Çogu insan tür ayrimcisidir.(RACUN SIANIDA) Kebanyakan manusia adalah 'spesiesis'.
(CYANIDE ZEHIRI) Çogu insan tür ayrimcisidir.(הרעלת ציאניד) (רוב בני האדם הם ספישיסיטיים (מפלים על רקע זן
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.(CIANID MÉREG) A legtöbb emberi lény fajista.
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.De flesta människor är "artister".
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.Die meisten Menschen sind Speziesisten. (ZYANID-GIFT)
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.La maggior parte degli esseri umani è specista.
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.La mayoría de los humanos son especistas.
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.La plupart des êtres humains sont spécistes.
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.OTRAVIREA CU CIANURA Cele mai multe fiinte umane sunt specisiste.
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.(Sianida POISON) Kebanyakan manusia speciesists.
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.(Strup cianid)
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.Většina lidských bytostí jsou lidé druhově nadřazení.
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.Większość istot ludzkich dyskryminuje inne gatunki
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.(ЯД ЦИАНИДА) Большинство людей - speciesists.
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.)הרעלת ציאניד( רוב בני האדם הם ספישיסיטיים (מפלים על רקע זן(
Daha fazla bilgi için InfoFinland'ın Ayrımcılık ve ırkçılık sayfasını okuyun.Encontrará más información en la sección Discriminación y racismo del portal InfoFinland.
Daha fazla bilgi için InfoFinland'ın Ayrımcılık ve ırkçılık sayfasını okuyun.En savoir plus sur la page d’InfoFinland : Discrimination et racisme.
Daha fazla bilgi için InfoFinland'ın Ayrımcılık ve ırkçılık sayfasını okuyun.Läs mer på InfoFinlands sida Diskriminering och rasism.
Daha fazla bilgi için InfoFinland'ın Ayrımcılık ve ırkçılık sayfasını okuyun.Lue lisää InfoFinlandin sivulta Syrjintä ja rasismi.
Daha fazla bilgi için InfoFinland'ın Ayrımcılık ve ırkçılık sayfasını okuyun.Дополнительная информация приведена на сайте InfoFinland в разделе *Дискриминация и расизм.
Daha fazla bilgi için InfoFinland'ın Ayrımcılık ve ırkçılık sayfasını okuyun.اقرأ المزيد من صفحة InfoFinland التهميش (التمييز) والعنصرية.
Daha fazla bilgi için InfoFinland'ın Ayrımcılık ve ırkçılık sayfasını okuyun.如需了解更多信息,请访问InfoFinland上的歧视和种族歧视。
Demek istediğim... bu çeşit şeyler, bunların hepsi tüm yapmak istediklerimiz bir ayrıma gelmiştiEn, ik bedoel - dit alles kwam uit die afscheiding van dit soort kleine dingen die we doen.
Demek istediğim... bu çeşit şeyler, bunların hepsi tüm yapmak istediklerimiz bir ayrıma gelmişti말하자면- 모든 과학 연구들은 우리가 어려서 했던 작지만 의미있는 실험들로부터
Demek istediğim... bu çeşit şeyler, bunların hepsi tüm yapmak istediklerimiz bir ayrıma gelmiştiPensate questo genere di cose, tutte queste cose vengono da quella separazione da quella piccola separazione.
Demek istediğim... bu çeşit şeyler, bunların hepsi tüm yapmak istediklerimiz bir ayrıma gelmiştiЭто стало возможным благодаря отделению в самостоятельную область того, чем занимаются учёные.
Demek istediğim... bu çeşit şeyler, bunların hepsi tüm yapmak istediklerimiz bir ayrıma gelmiştiואני אומר -- סוג הדברים האלה, כל הדברים האלה באו מאותה הפרדה
Demek istediğim... bu çeşit şeyler, bunların hepsi tüm yapmak istediklerimiz bir ayrıma gelmiştiو، أقصد -- هذا النوع من الأشياء، تعرفون، كل هذه الأشياء أتت من ذلك الانفصال
Demek istediğim... bu çeşit şeyler, bunların hepsi tüm yapmak istediklerimiz bir ayrıma gelmişti全て我々科学者の行為の一部を 分離することから もたらされました
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.De repente ele foi capaz de preencher esta lacuna ou esta relação entre álgebra e geometria.
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.Donc tout à coup, Descartes a réussi établir un lien entre
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.그래서 데카르트는 대수학과 기하학의 관계를 발견 할 수 있었던 거에요.
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.Pludselig kunne Descartes bygge en bro over en kløft eller lave en forbindelse mellem algebra og geometri.
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.Szóval egyszercsak ő át tudta hidalni ezt a szakadékot, vagy a kapcsolatot az algebra és a geometria között.
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.Takže zrazu som dokázal vybudovať most. Alebo vzťah medzi algebrou a geometriou.
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.To je tady.
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.Така изведнъж Декарт успява да опише взаимоотношението между
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.אז פתאום הוא יכל לגשר את הפער או היחס הזה בין אלגברה וגאומטריה.
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.و على حين غرة تمكن من وصل هذه الفجوة أو العلاقة بين الجبر و علم الهندسة!
Descartes cebir ile geometri arasındaki bu ayrımı ortadan kaldırmıştır.幾何学の間の隔たりをいっぺんに埋めてしまった。 このおかげで、方程式を満たす全てのー
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Chúng tôi phân biệt rõ ràng giữa đối thoại ở cấp độ ngoại giao và ở cấp độ chính trị.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Facem diferenţa între a discuta la nivel diplomatic şi a discuta la nivel politic.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Fazemos uma distinção entre falar a um nível diplomático e falar a um nível político.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.우리는 외교적인 수준에 있어서의 대화와 정치적 수준에 있어서의 대화에 있어서 차이를 둘 수 있습니다.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Megkülönböztetjük egymástól a diplomácia szintjén történő tárgyalást és a politika szintjén zajlót.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Noi facciamo una distinzione tra il parlare a un livello diplomatico e parlare a un livello politico.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Nous faisons une distinction entre dialoguer à un niveau diplomatique et dialoguer à un niveau politique.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Se puede hablar a nivel diplomático o a nivel político.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.We maken onderscheid tussen praten op diplomatiek niveau en praten op politiek niveau.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Wir unterscheiden zwischen dem diplomatischen Sprechen und dem politischen Sprechen.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Wprowadziliśmy rozróżnienie na rozmowę na poziomie dyplomatycznym oraz na poziomie politycznym.