ayrılmam ile cümle
ayrılmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ayrılmam için bana el hareketi yaptı.Tom gestured for me to leave.
Tom Mary'ye ayrılmamasını söyledi.Tom has told Mary not to leave.
Tom daha önce ayrılmam gerektiğini söyledi.Tom said I should've left earlier.
Tom erken ayrılmam gerektiğini söyledi.Tom said I should've left early.
Neredeyse hiç erken ayrılmam.I almost never leave early.
Tom'a ayrılmaması söylendi.Tom was told not to leave.
Ben sık sık erken ayrılmam.I don't often leave early.
Tom, Mary'ye erken ayrılmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't leave early.
Tom Mary'ye erken ayrılmamasını zaten söyledi.Tom has already told Mary not to leave early.
Erken ayrılmamalıyız.We shouldn't leave early.
Tom Mary'ye erken ayrılmamasını söylemeliydi.Tom should've told Mary not to leave early.
Tom ayrılmam gerektiğini söyledi.Tom said I had to leave.
Erken ayrılmam gerekiyor.I've got to leave early.
Erken ayrılmam gerekiyordu.I needed to leave early.
2:30'da ayrılmam gerekiyor.I need to leave at 2:30.
Tom ayrılmamıza izin vermeyecek.Tom won't let us leave.
Tom ayrılmamı istedi.Tom wanted me to leave.
Erken ayrılmamız gerek.We need to leave early.
Tom ayrılmamızı önerdi.Tom suggested we leave.
Tom erken ayrılmama izin verdi.Tom let me leave early.
Tom ayrılmamayı biliyor.Tom knows not to leave.
Ben asla erken ayrılmam.I never leave early.
Tom, Mary'ye ayrılmamasını söyledi.Tom told Mary not to leave.
Henüz ayrılmamamız gerektiğini düşünüyorum.I don't think we should leave yet.
Tom ayrılmamak istedi.Tom wanted to stick around.
Tom erken ayrılmamızı tavsiye etti.Tom advised us to leave early.
Ayrılmamızdan önce bir şey yemek istiyor musun?Do you want to eat something before we leave?
Tom'u ayrılmamaya ikna ettim.I convinced Tom not to leave.
Zaten ayrılmam istendi.I've already been asked to leave.
Tom'a erken ayrılmamasını çoktan istedim.I've already asked Tom not to leave early.
Bugün işten erken ayrılmamın bir sakıncası var mı?Would it be OK if I left work early today?
O kadar erken ayrılmamalıydın.You shouldn't have left so early.
Tom’dan ayrılmamasını istedim.I asked Tom not to leave.
Ayrılmama izin verilmedi.I wasn't allowed to leave.
Tom ayrılmamız gerektiğini çok net bir şekilde belirtti.Tom made it very clear that we should leave.
İşte bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur."That will be more suitable, to prevent you from doing injustice."
Bu şekilde işaretlenmiş bloklar, bundan sonra ayrılmamış olarak kalır.Blocks marked as such remain unallocated from then on.
İşte evden ayrılmam ve Ankara'ya gitmem böyle oldu.That's how I left and went to Ankara.
Resmî olarak hiçbir forma numarası Ravens tarafından emekliye ayrılmamıştır.The Ravens do not officially have retired numbers.
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.He was sixteen when his father, without previous warning, dropped dead in his presence.
Ayrılmamın tek istisnası güvenliğimin garantisi imparatorun kutsal haçını almamdır."Please allow me to trade my life for Your Imperial Majesty's safety."
Muoth sevgilisini dövmekte, buna rağmen sevgilisi onun peşinden ayrılmamaktadır.Though they fall in love, her past will not leave her alone.
Ve avukatım Jeff Pucell'e ayrılmam gerektiğini söylemem gerektiğini biliyordum.And I knew I had to tell Jeff Purcell, my attorney, that I needed to leave.
Sana söyleyip te ayrılmam gerekirdi.I should have told you and then left.
Barış uzlaşması imzalanana kadar ayrılmama kararındaydık" dedi.We were not going to leave until the peace accord was signed."
Sadece üç yaşındayken oradan ayrılmamıza rağmen,Even though I left when I was only three years old,
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.And I often have to leave the freeway and look for different ways for me to try and make it home.
Beyin bölümlere ayrılmamıştır.The brain isn't divided into compartments.
Ona, kulübeden ayrılmamasını söylemiştim.I told her not to leave the hut!
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.We have to stick together or it won't work!
Ayrılmamak mı?Stick together?
Ekselansları, artık ayrılmamız gerekiyor.Your Highness, you need to go now.
Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.I had never been away from my home in Malawi.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.We'd better separate. We can't go on like this
Senden ayrılmam.I will not leave you.
Ayrılmam !I will not!
Ayrılmam hükümlerinden, Çünkü bana sen öğrettin.I have not turned aside from your ordinances, for you have taught me.
Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.This is better than being iniquitous.
Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir.This is better than being iniquitous.
ayrılmamış@ item partition nameunallocated