ayrıl ile cümle
ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, şimdi evden ayrılıyor.He is leaving home now.
O, üç gün içinde ayrılıyor.He is leaving in three days.
O, üç gün önce ayrıldı.He left three days ago.
Bizim varışımızdan kısa bir süre sonra ayrıldı.He left soon after our arrival.
Bana şirketten ayrılmak istediğini söyledi.He told me that he wanted to leave the company.
Beni gördüğü anda odadan ayrıldı.He left the room the moment he saw me.
Evinden ayrılmaya karar verdi.He decided to part with his house.
O ayrılırken bize el salladı.He waved goodbye to us.
Bir süre önce ayrıldı.He left a while ago.
O, hesabı ödeyerek otelden ayrıldı.He checked out of the hotel.
Okuldan geçen hafta ayrıldı.He quit school last week.
Geç kalmamak için erken ayrıldı.He left early in order not to be late.
Onun şehirden ayrıldığını ve doğuya taşındığını duydum.I heard that he left town and moved east.
Derhal odadan ayrılmamı emretti.He ordered me to leave the room at once.
Tokyo'dan Avrupa'ya ayrıldı.He left Tokyo for Europe.
Kyoto'ya gitmek için Tokyo'dan ayrıldı.He left Tokyo for Kyoto.
Amerika'ya gitmek için Japonya'dan ayrıldı.He left Japan for America.
O asla geri dönmemek üzere Japonya'dan ayrıldı.He left Japan never to come back.
O evlendiği için, o sekreterinden ayrılmak zorunda kaldı.He had to part with his secretary because she got married.
O, o evlendiğinde sekreterinden ayrılmak zorunda kaldı.He had to part with his secretary when she got married.
O, gülümsedi ve ayrıldı.He smiled and left.
O hasta olduğundan dolayı şirketten ayrıldı.He quit the company on the grounds that he was ill.
Demokrat Parti'ye girdi ama oradan çok geçmeden ayrıldı.He entered the Democratic Party but soon left it.
O, uyarmadan ayrıldı.He quit without notice.
O, yarın buradan ayrılacak.He will leave here tomorrow.
O yarın öğleden sonra ayrılacak.He is going to leave tomorrow afternoon.
İstasyona vardığında tren çoktan ayrılmıştı.When they got to the station, the train had already left.
7 yıllık evlilikten sonra ayrıldılar.They broke up after 7 years of marriage.
Okullarından ayrıldılar.They dropped out of their school.
Evlerinden ayrılırlarken zaman kaybetmediler.They lost no time in leaving their home.
Otelden ayrılmaları yasaklandı.They were prohibited from leaving the hotel.
Onların yakında Tokyo'dan ayrılacakları söyleniyor.It's said that they will soon be leaving Tokyo.
İlk trene yetişmek için erken ayrıldılar.They left early to catch the first train.
Sıkı bir tokalaşmayla ayrıldılar.They parted with a firm handshake.
Ertesi gün Japonya'dan ayrılacaklardı.They were leaving Japan the next day.
Onlar dükkanı kapattı ve kasabadan ayrıldı.They closed up shop and left town.
Onlar birbirlerini tekrar görmemek üzere ayrıldılar.They parted, never to see each other again.
Onlar yarın Japonya'dan ayrılıyorlar.They are leaving Japan tomorrow.
Onun odadan ayrıldığını gördüm.I saw her leaving the room.
O geldiğinde, o evden ayrılacaktı.He was going to leave the house when she came.
Onun ani ayrılışı hepimizi şaşırttı.Her sudden departure surprised us all.
Hoşça kal demeden odadan ayrıldı.She left the room without saying goodbye.
Veda etmeden ayrıldı odadan.She left the room without saying goodbye.
O bir saat önce hastaneden ayrıldı.She left the hospital an hour ago.
O, sınıftan ne zaman ayrıldı?When did she leave the classroom?
O, Noel Günü ayrıldı.She left on Christmas Day.
Kasıtlı bir şekilde bana baktı ve toplantı salonundan ayrıldı.She looked at me in a deliberate way and left the meeting room.
O sonunda kocasından ayrılmaya karar verdi.She finally decided to separate from her husband.
Partiden ayrılmak için sabırsızlanıyordu.She was impatient to leave the party.
Evden ayrılmak üzereydi.She was about to leave the house.
O, ayrılmak üzereydi.She was on the point of leaving.
O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.She doesn't dare leave the room for fear she should catch cold.
O yakında hastaneden ayrılacak.She will leave the hospital soon.
O zaten ofisten ayrıldı.She has already left the office.
Tek kelime söylemeden odadan ayrıldı.She left the room without saying a word.
O şirketten ayrıldı.She quit the company.
O, şirketten ayrılmaya kararlıdır.She is determined to leave the company.
O, ağlayarak ayrıldı.She broke away crying.
Siz gelmeden uzun süre önce buradan ayrıldı.She left here long before you arrived.
O, üç gün sonra evden ayrıldı.She left home after three days.
İlgili Sayfalar