ayrıl ile cümle
ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hoşuna gitsin ya da gitmesin, her durumda erken ayrılmak zorundasın.In any case, you have to leave early, whether you like it or not.
Genellikle saat kaçta evden ayrılırsın?What time do you usually leave home?
Onun evden ayrılışını fark ettin mi?Did you notice him leave the house?
Onun evden ayrılışını fark ettiniz mi?Did you notice him leave the house?
Sabah saat kaçta evden ayrılırsınız?What time do you leave home in the morning?
Bizimle birlikte ayrılmayı reddediyor musunuz?Do you refuse to leave with us?
Japonya'dan temelli olarak ayrılmıyorsun, değil mi?You aren't leaving Japan for good, are you?
Ne zaman ayrılmayı planlıyorsun?When do you plan to check out?
Sen evden ayrıldıktan sonra paltonuzu buldum.I found your coat after you left the house.
Ayrılmak istiyorum ama denesem bile yapamayacağımı biliyorum.I want to split up, but I know I couldn't even if I tried.
Eğer daha önce ayrılsaydın trene yetişirdin.If you had left earlier, you would have caught the train.
Bizden ayrılacağın için üzgünüm.I'm sorry you're leaving us.
Yarın sabah ayrılalım.Let's leave tomorrow morning.
İrlanda ve İngiltere deniz ile ayrılır.Ireland and England are separated by the sea.
Üzgünüm, bugün tamamen ayrılmış.I'm sorry, today is fully booked.
Sistem mühendisleri ayrılmaya devam ederse, şirketin rekabet üstünlüğü aşınmış olacak.The company's competitive edge will be eroded if system engineers continue to leave.
Altı kalktım, ve yedide evden ayrıldım.Got up at six, and left home at seven.
Yarım saat daha erken ayrılmalıydın.You should have left half an hour earlier.
Bir saat önce ayrıldı.He left an hour ago.
Saat 11'den sonra misafirler ikişer ve üçer ayrılmaya başladı.After 11 o'clock the guests began to leave by twos and threes.
O, on dakika önce evden ayrıldı.She left home ten minutes ago.
On yıl içinde ilk kez Japonya'dan ayrıldım.I left Japan for the first time in ten years.
O bölgede devriye gezmek için on polis ayrıldı.Ten policemen were assigned to patrol that area.
Sabah 10'dan önce otelden ayrılmalıyız, aksi halde Miami trenini kaçıracağız.We must leave the hotel before 10 a.m., otherwise we will miss the train for Miami.
Bir yıl evlilikten sonra ayrıldılar.They split up after a year of marriage.
Ken Japonya'dan geri dönmemek üzere mi ayrıldı?Has Ken left Japan for good?
İyi sağlık egzersiz ve ılımlılıktan ayrılamaz.Good health is inseparable from exercise and moderation.
Dil kültürden ayrılmaz.You can't separate language from culture.
Beğen veya beğenme, işinden ayrılmamalısın.Whether you like it or not, you must stick to your work.
Bu ayın sonunda işimden ayrılmaya karar verdim.I've decided to quit my job at the end of this month.
Bugün okuldan erken ayrılabilir miyim?May I leave school early today?
Tüm koltuklar ayrıldı.All seats are reserved.
Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.The last to leave was a tall man, with a pale face and smooth, black hair.
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.Several boys had to leave school early yesterday.
Dün onun annesini gördüğümde, bir hafta önce hastaneden ayrıldığını söyledi.When I saw his mother yesterday, she said he had left the hospital a week before.
İşimi bitirdikten sonra bürodan ayrıldım.Having finished my work, I left the office.
İlk tren ne zaman ayrılacak?What time does the first train leave?
Çocuklar babalarını hızla ayrılmaya zorladı.The kids urged their father to leave quickly.
Ayrılmış koltuklar var mı?Are there reserved seats?
Ben odaya girerken o odadan ayrıldı.He left the room on my entering it.
Yağmur yağdığında ayrılmak üzereydik.We were just about to leave when it rained.
O beni aradığında evden ayrılmak üzereydim.I was about to leave my house when she rang me up.
Evden ayrıldıktan beş dakika sonra yağmur yağmaya başladı.It began to rain five minutes after I left home.
Yağmur yağmaya başladığında evden ayrılıyordum.I was leaving home, when it started to rain.
Ben ayrıldıktan sonra o geldiHe arrived after I had left.
Ben ayrıldığımda babam hâlâ evdeydi.My father was still at home when I left.
Benim eski bir arkadaşım uğradığında ben evden ayrılmak üzereydim.I was about to leave home when an old friend of mine dropped in.
Trenim saat altıda Kyoto'dan ayrıldı ve saat dokuzda Tokyo'ya vardı.My train left Kyoto at six, and arrived in Tokyo at nine.
Onun uçağı, Narita Havaalanına vardığımda zaten ayrılmıştı.His airplane had already left when I got to Narita Airport.
Geçen hafta ayrıldığından başka bir şey bilmiyorum.I know nothing except that she left last week.
En iyi arkadaşlarımızdan ayrıldık.We parted the best of friends.
Yarın ayrılacağız.We are going to leave tomorrow.
Buradan ayrılmak üzereyiz.We are about to leave here.
Saat onda otelden ayrıldık.We checked out of the hotel at ten.
Yakında ayrılmaya karar verdik.We agreed to leave soon.
Biz saat üçte istasyonda ayrıldık.We parted at the station at three.
Acele bir yemek yedik ve hemen ayrıldık.We ate a hasty meal and left immediately.
Gelecek Cuma saat 15:00'te Japon'yadan ayrılacağız.We leave Japan at 3 p.m. next Friday.
Sabah erkenden evden ayrıldık.We left home early in the morning.
Yarın öğleden sonra ayrılırız.We leave tomorrow afternoon.
İlgili Sayfalar