ayrıl ile cümle

ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Otobüs, beş dakika içinde ayrılacak.The bus leaves in five minutes.
Otobüs ne kadar süre önce ayrıldı?How long ago did the bus leave?
Otobüs duraktan ayrıldı.The bus left the stop.
Byron dönmemek üzere İngiltere'den ayrıldı.Byron left England, never to return.
Niçin ayrılmak istediğine dair fikrim yok.I have no idea why you want to part with that.
Tom Kobe'den yarın sabah ayrılıyor.Tom is leaving Kobe tomorrow morning.
Tom sabah erken ayrılmayı umuyordu fakat o uyuyakaldı.Tom expected to leave early in the morning, but he overslept.
Tom ve Nancy geçen ay ayrıldılar.Tom and Nancy broke up last month.
Her öğrenci saat altıya kadar okuldan ayrılmak zorundadır.Every student has to leave school by six.
Paha biçilmez porselen parçalara ayrıldı.The priceless china shattered into fragments.
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?By the way, did you hear that Mary quit her job?
Tur sırasında gruptan ayrıldı ve kendi yolunu buldu.During the tour he broke apart from the group and found his own way.
Ben ayrılmak üzereyim.I'm about to leave.
Kapı zili çaldığında ayrılmak üzereydim.I was about to leave when the doorbell rang.
O telefon ettiğinde biz tam ayrılmak üzereydik.We were just about to leave when she telephoned.
Chaplin geri dönmemek üzere Amerika'dan ayrıldı.Chaplin left America for good.
Ayrılma saati ne zaman?When is checkout time?
Bu ayrılmak istediğin anlamına mı geliyor?Does that mean you want to break up?
O, parçalara ayrıldı.It fell to pieces.
Tren ayrıldı bile.The train has already left.
Yılın sonunda Japonya'dan ayrıldı.He left Japan at the end of the year.
Ayrıcalık özel olarak kadın için ayrılmıştır.The privilege is reserved exclusively for women.
Seninle bu konuda ayrılıyoruz.I differ from you on that point.
Köprüden sonra demiryolu ikiye ayrılır.The railroad divides into two after the bridge.
Fırtına geminin limandan ayrılmasını imkansız hale getirdi.The storm will make it impossible for the ship to leave port.
Bir fırtına geminin Kobe'den ayrılmasını engelledi.A storm kept the ship from leaving Kobe.
Sınav iki bölüme ayrıldı.The exam was divided into two parts.
Bina üç yıl önce parçalara ayrıldı.The building crumbled to pieces three years ago.
O sonuçla aile iki gruba ayrılabilir.From that conclusion the family could be divided into two groups.
Herkes için aşikardır ki, evlilik er ya da geç ayrılmayla sonuçlanır.It was obvious to everyone that the marriage would sooner or later end in divorce.
Para spor salonunun yapımı için ayrılmıştır.The money was appropriated for building the gymnasium.
Tüm para acil durumlar için ayrıldı.All of the money is reserved for emergencies.
Sınıf dört gruba ayrıldı.The class was divided into four groups.
Çift ayrıldı, tekrar bir araya gelmemek üzere.The couple parted, never to meet again.
Tüm yolcular aceleyle uçaktan ayrıldı.All the passengers left the plane in a hurry.
Hemen ayrılmamalısın.You must not leave right now.
Susan bir saat önce ayrıldı.Susan left an hour ago.
John ve Mary geçen hafta ayrıldılar.John and Mary broke up last week.
Profesör Jones, gelecek yıl emekliye ayrılır.Professor Jones retires next year.
Jim dün Paris'ten ayrıldı.Jim left Paris yesterday.
Ancak Lucy evinden ayrılmak üzereydi.However, Lucy is about to leave her home.
Ayrılışınla ilgili olarak beni önceden bilgilendir.Let me know your departure in advance.
Bu örnekler birkaç kategoriye ayrılır.These specimens are divided into several categories.
Bu koltuklar yaşlı insanlar için ayrılmıştır.These seats are reserved for old people.
Hayatımda şehirden ayrılmayı hiç düşünmedim.Never in my life have I thought of leaving the town.
Bu kitap dört bölüme ayrılmıştır.This book is divided into four parts.
Görüş bu noktada ayrıldı.Opinion is divided on this point.
Geçen yaz, sonunda on iki yıl önce katılmış olduğum firmadan ayrıldım.Last summer, I finally left the firm that I had joined twelve years before.
Bu bilet için ayrılış tarihini değiştirebilir misiniz?Could you change the departure date for this ticket?
Bu binadan ayrılmayacaksınız.You are not to leave this building.
Bu şirketten ayrılmak istiyorum.I mean to quit this company.
Bu otelde saat dokuza kadar ayrılmalısın.In this hotel, you have to check out by nine o'clock.
Bu tablo ayrılmıştır.This table is reserved.
Bardak parçalara ayrıldı.The glass was broken to pieces.
Buradan ayrılırken şemsiyeni almayı unutma.Do not forget to take your umbrella when you leave here.
Carol yarın sekize kadar Londra'dan ayrılmış olacak.Carol will have left for London by eight tomorrow.
Carol ve Will'in ayrıldığını duydum.I heard that Carol and Will have split up.
Cam kase minik parçalara ayrıldı.The glass bowl broke into tiny fragments.
Ayrıldığımızdan beri iki yıl geçti.Two years have passed since we parted.
Buradan ne zaman ayrılıyorsun?When do you leave here?
İlgili Sayfalar