ayrıl ile cümle

ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin Boston'dan ne zaman ayrılacağını bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will leave Boston.
Tom Mary'nin erken ayrılması için izin verdi.Tom allowed Mary to leave early.
Tom Mary'ye sabah erken ayrılmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to leave early in the morning.
Tom'un Mary'den ayrıldığına pişman olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever regrets leaving Mary.
Tom ve Mary istasyona yaklaşırken, onlar trenlerinin ayrıldığını gördü.As Tom and Mary approached the station, they saw their train pull out.
Tom, Mary ve John'un ayrıldığını duydu.Tom heard that Mary and John had split up.
Tom erken ayrılması için gayet iyi bir nedeni vardı.Tom had a perfectly good reason for leaving early.
Hemen şimdi ayrılmanı istiyorum.I want you to leave right now.
Adam ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.The man left the restaurant without paying.
Ne zaman Roma'dan ayrılmaya karar verdiğini bilmiyorum.I don't know when he decided to leave Rome.
Mary ayrılmadan önce Tom onunla konuşmak istedi.Tom wanted to talk to Mary before she left.
Tom ayrılmadan önce Mary'yi görmek istedi.Tom wanted to see Mary before she left.
Tom Mary'nin muhtemelen erken ayrılmak isteyeceğini düşündü.Tom thought that Mary was likely to want to leave early.
Tom ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to split.
Tom Mary ile ayrılacak.Tom is going to break up with Mary.
Tom 5:00'te işten ayrılır.Tom gets off work at 5:00.
Tom o gece Boston'dan ayrıldı.Tom flew in from Boston that night.
Tom yarışmadan ayrıldı.Tom dropped out of the competition.
Tom Mary ile ayrılmak istemiyor.Tom doesn't want to break up with Mary.
Tom işten erken ayrılmaya karar verdi.Tom decided to leave work early.
Tom biraz daha yaşlanıncaya kadar evden ayrılmamaya karar verdi.Tom decided not to leave home until he was a little older.
Tom onların ayrılığının ne kadar acı verici olduğunu hatırlamadan Mary'yi düşünemedi.Tom couldn't think of Mary without remembering how painful their breakup had been.
Biz onun evinden ayrıldığımızda Tom kesinlikle ağlamıyordu.Tom certainly wasn't crying when we left his house.
Tom okul için evden ayrıldığında hava hâlâ karanlıktı.It was still dark when Tom left home for school.
Tom'un Mary'den ayrıldığını duydum.I heard Tom split up with Mary.
Siz ayrılmadan önce size söylemem gereken bir şey var.There's something I need to tell you before you leave.
Ekip küçük gruplara ayrıldı.The team was divided into smaller groups.
Son müşteri ayrıldığında biz kapıları kapatırız.When the last customer leaves, we close the doors.
İşinizden ayrılma nedeninizi hâlâ bana söylemediniz.You still haven't told me why you quit your job.
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.Now that you've decided to quit your job, you look happy.
Şirketten ayrılmam istendi.I've been asked to quit the company.
Tom Mary ile ayrıldı.Tom split up with Mary.
Tom işten erken ayrıldı.Tom left work early.
Tom ve Mary ayrılabilirler.Tom and Mary might break up.
Geçen sene Shanghai'dan ayrıldım ve bir daha asla geri dönmedim.I left Shanghai last year and I've never been back.
Onlar ayrılmak üzereler.They're about to leave.
Annem hasta olduğu için geçen cumartesi evden ayrılamadım.Since my mother was sick, I couldn't leave the house last Saturday.
Ben istasyona geldiğimde tren ayrılmak üzereydi.The train was about to leave when I arrived at the station.
Arkadaşlık ve mutluluk ayrılamazlar.Friendship and happiness cannot be separated.
Birbirlerini sevmelerine rağmen, ayrıldılar.Even though they love each other, they broke up.
Dev tanker az önce rıhtımdan ayrıldı.The huge tanker has just left the dock.
Dev bir tanker rıhtımdan ayrıldı.A huge tanker just pulled out from the dock.
Ayrılmaya, çıkmaya hazırım. (Bir seyahate v.b.)I'm ready to depart.
Dil ve kültür ayrılamaz.Language and culture can't be separated.
Otobüs ayrıldıktan hemen sonra otobüs durağına vardım.I got to the bus stop just after the bus had left.
Baban ofisinden ne zaman ayrılır?When does your father leave his office?
Treni kaçırmamak için sabah evden erken ayrıldı.He left home early in the morning so he wouldn't miss the train.
Tren altıda ayrılır.The train leaves at six.
Erken ayrılalım.Let's leave early.
Birkaç günlüğüne kasabadan ayrılıyorum.I'm leaving town for a few days.
Yarın öğleden sonra izne ayrılıyorum.I'm taking tomorrow afternoon off.
O, odadan ayrılırken başıyla beni selamladı.He bowed to me as he left the room.
Laramie'yle anlaşıyorduk , ama daha sonra ayrıldık.We went together to Laramie, but then we split up.
Kız arkadaşımla ayrılmayı düşünüyorum.I'm thinking about breaking up with my girlfriend.
O, biz ayrılmak üzereyken geldi.She arrived when we were about to leave.
O, Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmek için Fransa'dan ayrıldı.She left France for the United States.
O bu gece Amerika Birleşik Devletlerine gitmek için ayrılıyor.She is leaving for the United States tonight.
"Senin kuzenin nerede?" "O az önce ayrıldı.""Where's your cousin?" "He just left."
"Kuzenin nerede?" "O az önce ayrıldı.""Where's your cousin?" "She's just left."
Mary zaten onun yolculuğundan ayrıldı.Mary has already left on her trip.
İlgili Sayfalar