Onlar yarın Japonya'dan ayrılıyorlar.They are leaving Japan tomorrow.
Tel Aviv'e gitmek için bugün Kahire'den ayrılıyorlar.They are leaving Cairo today heading for Tel Aviv.
Bakın! Onlar evden ayrılıyorlar.Look! They are leaving the house.
Onlar ayrılıyorlar.They're leaving.
Tom ve Mary ayrılıyorlar.Tom and Mary are splitting up.
Tom ve Mary gelecek sene ayrılıyorlar.Tom and Mary are leaving next year.
Tom ve Mary yarın ayrılıyorlar.Tom and Mary leave tomorrow.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Before we were sliding next to each other, now we're pulling apart altogether.
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Because we know that the fathers are even leaving with this one thought:
Yoksa ayrılıyorlar mı?Or are they just nonsense?
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.And I don't mean that they drop out of school in the third or fourth grade -- they don't go.
Onlar yarın Japonya'dan ayrılıyorlar.Jutro wyjeżdżają z Japonii.
Siyah ve beyaz dumanlı olarak ikiye ayrılıyorlar.Két fő típusuk a fekete, illetve fehér füstölő.
Okulu açtığı ilk zamanlarda işler iyi değildir çünkü öğrencileri birkaç ay orada kalıp ayrılıyorlardır.Pada awalnya bisnis perguruan tidak berjalan lancar karena murid - muridnya hanya bertahan beberapa bulan.
Dönmek: Müşteriler hizmet için çok uzun süre beklediyse sıradan ayrılıyorlar.不久,轉任為太僕,遷太常。
Siyah ve beyaz dumanlı olarak ikiye ayrılıyorlar.색상은 블랙과 화이트 2종이 출시된다.
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Bởi vì chúng tôi biết rằng những người cha đang thậm chí rời xa với suy nghĩ:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Denn wir wissen, dass die Väter sogar mit diesem einen Gedanken gehen:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Ker se zavedamo, da tudi očetje odhajajo z eno samo mislijo:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:왜냐하면 우린 아버지들이 이 생각을 하면서 떠나신 걸 알기 때문입니다:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Koska tiedämme, että isät jopa lähtevät mielessään tämä yksi kysymys:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Mert tudjuk, hogy az apáknak csak egy gondolat jár a fejükben:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Parce que nous savons que les pères, lorsqu'ils s'en vont, ont cette pensée à l'esprit :
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Pentru că știm că taţii păstrează acest gând :
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Perché sappiamo che i padri hanno quello stesso pensiero:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Porque sabemos que los padres aún tienen este pensamiento:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Porque sabemos que os pais têm este pensamento:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Protože víme, že otcové odcházejí s touto myšlenkou:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Wiemy bowiem, że ojcowie nawet gdy odchodzą, zadają sobie pytanie:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Επειδή γνωρίζουμε ότι κάθε πατέρας έχει μία και μόνο σκέψη;
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Ведь мы знаем, что отцы выходят с одной только мыслью:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Защото всички знаем, че бащите стигат до заключението:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Оскільки відомо, що тати навіть живуть з цією єдиною думкою:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:כי אנחנו יודעות שהאבות אפילו משאירים אותנו עם המחשבה:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:لأننا نعلم ان الأباء يغادرون بفكرة واحدة :
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:父親達もある想いを抱いている事を- どんな女性として娘を世界に送り出せるだろう?
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Bevor wir nebeneinander Rutschen waren, sind jetzt wir ziehen insgesamt auseinander.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Předtím jsme molekulami klouzali kolem sebe a teď je od sebe oddělujme.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Zanim prześlizgniemy się dalej od siebie, teraz rozdzielamy się całkowicie.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .離れて全体で。 だから彼らが間違いなく落ちる近い一緒に。
Sentorozomlar, iğ ipliklerinin oluşumuna yardımcı oluyorlar. Ve iğ ipliklerinden hafifçe ayrılıyorlar. -I centrosomi iniziano a creare il fuso, e iniziano a portarsi ai lati del fuso.
Sentorozomlar, iğ ipliklerinin oluşumuna yardımcı oluyorlar. Ve iğ ipliklerinden hafifçe ayrılıyorlar. -Центрозомите започват да улесняват развитието на делителни вретена и започват да разделят вретената.
Sürekli ufak ufak yollara ayrılıyorlar ve en sonunda kıkırdakla çevrelenmemeye başlıyorlar.계속 이렇게 더 작고 작은 관으로 나눠져서, 어느 지점에서부터는 연골을 갖고있지 않습니다.
Sürekli ufak ufak yollara ayrılıyorlar ve en sonunda kıkırdakla çevrelenmemeye başlıyorlar.Oskrzela dzielą się dalej, na coraz mniejsze rurki, które od pewnego momentu tracą chrzęstne usztywnienie.
Sürekli ufak ufak yollara ayrılıyorlar ve en sonunda kıkırdakla çevrelenmemeye başlıyorlar.Průdušky se dále dělí na menší a menší trubičky a v určitém bodě už nemají chrupavku.
Sürekli ufak ufak yollara ayrılıyorlar ve en sonunda kıkırdakla çevrelenmemeye başlıyorlar.Rozdeľujú sa do menších a menších trubí .. nejak takto ... a v určitom štádiu už nie sú chránené chrupavkou.
Sürekli ufak ufak yollara ayrılıyorlar ve en sonunda kıkırdakla çevrelenmemeye başlıyorlar.Вони діляться на все менші і менші трубки, ось так, і у якийсь момент у них вже немає хряща.
Sürekli ufak ufak yollara ayrılıyorlar ve en sonunda kıkırdakla çevrelenmemeye başlıyorlar.Те се разделят на все по-малки и по-малки тръби, които Накрая губят хрущяла в структурата си.
Sürekli ufak ufak yollara ayrılıyorlar ve en sonunda kıkırdakla çevrelenmemeye başlıyorlar.הם מתחלקים לצינוריות יותר ויותר קטנות, הנה כך, ובנקודה מסויימת הם כבר ללא סחוס. הם חדלים להיות קשיחים, אבל
Sürekli ufak ufak yollara ayrılıyorlar ve en sonunda kıkırdakla çevrelenmemeye başlıyorlar.الشعبتان تتفرعان لأنابيب صغيرة فأصغر فأصغر ويستمر هذا التفرع هكذا حتى يتوقف في نقطة معينة تحتوي على غضروف
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.학교를 3-4학년에 그만두는것이 아니라 처음부터 다니지 않습니다
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.3年生か4年生になると -- 行かなくなるのです 私が TED で話をして
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.Elas não abandonam a escola no 3.º ou 4.º ano, simplesmente não vão à escola.
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.Ik bedoel niet dat ze van school wegblijven in de derde of de vierde klas -- ze gaan niet.
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.Maksud saya bukan mereka keluar dari sekolah di kelas tiga atau empat -- mereka tidak bersekolah sama sekali.
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.Nem úgy értem, hogy abbahagyják az iskolát 3. vagy 4. osztályban -- egyáltalán nem járnak.
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.Nemyslím tím, že by je vyloučili ze školy ve třetí nebo čtvrté třídě - prostě ani nezačnou.
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.Nie chodzi o to, że kończą naukę w 3-4 klasie. W ogóle nie idą.
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.Şi nu vreau să spun că se retrag de la şcoală în clasa a treia sau a patra -- nu merg.
Üçincü ya da dördüncü sınıfta okuldan ayrılıyorlar demiyorum, ... okula hiç başlamıyorlar.Y no quiero decir que abandonan la escuela en tercer o cuarto grado -- simplemente nunca van.