Mezhepler Kaça Ayrılır?Ile zapożyczeń w polszczyźnie?
Kazakistan, 2002 yılında AFC'den ayrılıp UEFA'ya üye oldu.Reprezentacja Kazachstanu do 2002 r. należała do AFC, natomiast od 2002 r. przynależy do UEFA.
Bu arada eşinden ayrılır.Postanawia się rozstać z żoną.
Ziriler, Fatımilerden ayrılınca, saldırıya uğradı.Gdy Clara odeszła do grupy, została zaatakowana.
Küp 2: Hiperküp (2002): Serinin bu ikinci filmi ilkinden ayrılır.Cube 2 (2002) - film wzorowany na pierwszym filmie serii.
Bölge iki coğrafik alana ayrılır.Obszar Holandii podzielony jest na dwie strefy geologiczne.
Diğer yassı solucanlardan, 4 sinir kordlarının varlığı ile ayrılırlar.Podstawki podzielone wzdłuż przegrodami, z czterema palcowatymi sterygmami.
Pakistan, Beluçların ayrılıkçı eylemlerine destek verdiği gerekçesi ile Hindistan'ı suçladı.Indie zaatakowały Pakistan w odwecie za wspieranie przez to państwo separatystów w Kaszmirze.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Rodzina przeprowadza się do mniejszego domu.
CAS kayıt numarası tire işaretleri ile üç bölüme ayrılır.Numer CAS ma postać trzech liczb ciągów cyfr oddzielonych dywizami.
Yabancı Durum Testleri’ndeki davranışlarına göre çocuklar üç sınıfa ayrılırlar.Po zbadaniu poziomu umysłowego podzielono dzieci na cztery klasy.
Sonra ordan ayrılır.Po rozmowie odchodzi.
Fikir ayrılığına düştükleri konular sadece ayrıntılardan ibarettir.Wersja produkcyjna od koncepcyjne różnie się jedynie detalami.
Cavaradossi'de onunla birlikte kiliseden ayrılır.Potem radzi mu, aby razem wyjechali z Casablanki.
İlk turun sonunda 5 kart yere ayrılır.Maksymalnie można w nim przeskanować jednocześnie pięć kart.
Kazadan kısa bir süre Menzies emekliye ayrılır.Po upadku powstania krótko przebywał na emigracji.
Kendi aralarında din işlerini bilenler (ukkâl) ve bilmeyenler (cuhhâl) diye ikiye ayrılırlar.Ci co nie wiedzą jak rozróżniać między tymi dwiema (prawdami).
Diğer kızlar ayrılırlar.Przyjaciele rozdzielają się.
Heliportlar kullanım amaçlarına göre Kamu, Özel ve Ticari olarak birbirlerinden ayrılırlar.Zezwala ona na wykorzystywanie silnika w celach prywatnych i komercyjnych jako część projektu.
Kötü huylu tümörler de kendi içinde ikiye ayrılır.Urzeczeni sobą rozstają się z trudem.
Ve orada bozuşup ayrılırlar.Do nich mocowane jest poszycie.
Alt böbrek üstü atar damarı (böbrek atardamarından ayrılır.)Zewnętrzne szczecinki skapularne (se) nitkowate.
Bu özellikleriyle kataloglardan ayrılırlar.Towarzyszyły im katalogi.
Basit meyveler, kuru ve etli meyveler olmak üzere ikiye ayrılırlar.Owoce Torebki rozdzielające się na dwie części i zawierające liczne, drobne nasiona.
Pençşir Nehri tarafından ikiye ayrılır.Pola rozdzielone rzeką srebrną.
Gök yerden ayrılırken yaratılmıştır.Kiedy warzył, niebo pokrywało się chmurami.
Taner Atılgan gruptan ayrılır.Claira do wycofania się z placówki.
15 yaşındayken evden ayrılıp bir kibutzda yaşamaya başladı.W wieku 15 lat uciekł z domu i rozpoczął wędrówkę po świecie.
Inuit Ataqatigiit (Türkçe: Halk Topluluğu) Grönland'da demokratik sosyalist ve ayrılıkçı bir siyasi partidir.Inuit Ataqatigiit) jest grenlandzką socjalistyczną i separatystyczną partią polityczną.
Bu yönetimin başında bulunanlar, eski ayrılıkçı yönetiminde yer alan kişilerdir.Należy do grona osób, które tworzyły początki obecnego Wydziału Zarządzania.
Üç sınıfa ayrılır: ^ "Odznaczenia wojenne".Ci dzielili się na trzy kategorie: Militärinternierte – jeńcy wojenni.
Summerslam'de görüşeceğiz" der ve oradan ayrılır."Chcę cię zobaczyć" mówi jednak do Kusakabe i zaprasza do domu, gdzie będą sami.
Ayrılığın ardından Ann oğluna tek başına bakmak zorunda kaldı.Ali po kilku latach rozłąki musi zaopiekować się synem Samem.
Davetliler ayrılınca Prunier gizlice hizmetkar Lisette'i Bullier kaberesine götürmek için geri gelir.W tym czasie Prunier powraca w tajemnicy, aby odprowadzić Lisette do Bullier'a.
Aralarında başkaca bir anlam ayrılığı yoktur.Jednak jeżeli chodzi o same koncepcję nie ma między nimi znaczących różnic.
Birinci ve ikinci olmak üzere iki alt gruba ayrılırlar.Bilateria dzielą się na dwie duże grupy, pierwouste i wtórouste.
Bu rüzgar sayesinde her iki gemi de yelken açıp barınak limandan ayrılır.Jednakże zrywa się wiatr, który sprawia, że oboje lądują w morzu.
Almanya’dan ayrılır ve Panama Kanalı yoluyla San Francisco’ya gider.Wówczas popłynął do San Francisco trasą w kierunku Panamy.
Melisande sesizce hayatına veda edip bu dünyadan ayrılır.Po przeczytaniu wreszcie żegna się z Marissą i wychodzi z równoległego świata.
Hidroponik Sistem kendi içerisinde çeşitli şekillere ayrılır.Hełm łączy w sobie elementy różnych stylów.
Her iki kolum eklemlerinden ayrılıyordu.Naciągnięcie odbywało się obiema rękoma.
Vašek koşarak ayrılır.Zdruzgotana postanawia wyjechać.
Evden gizlice ayrılırken de iki gün içinde kaçmak için buluşmaları gerektiğini söyler.Żony są pokazane, jak opuszczają dom i gdy wracają po dwóch dniach witając się z rodziną.
Minnie ve Johnson yeni bir yaşama başlamak üzere Kaliforniya'dan ayrılırlar.Claire i jej rodzina przeprowadzają się do południowej Kalifornii, aby zacząć nowe życie.
Onlar yarın Japonya'dan ayrılıyorlar.Jutro wyjeżdżają z Japonii.
Diğer imparatorlar Romadan genellikle savaş için ayrılır ve savaşın bitmesinin hemen ardından geri dönerdi.Andra kejsare lämnade ofta Rom enbart för att kriga och återvände snart efter att konflikter avslutades.
1977'deki "Freeways" albümünden sonra Randy Bachman solo kariyer yapmak üzere gruptan ayrılır.Efter albumet Freeways från 1977 lämnade Randy Bachman gruppen för en solokarriär.
(Arya:"Death must come when he is gone (O ayrılınca artık bana ölüm gelir)".Vid sin död utropade hon: "Till paradiset!
Mars’ın yüzeyi Dünya’dan görünüşle, farklı albedo’su olan iki tür alana ayrılır.Mars yta sedd från jorden är följaktligen också delad i två typer av områden med olika albedo.
İl, 7 tane ilçeye ayrılır.Jag ger fan i allt 7.
Bu arada Sakura ve Shikamaru, Naruto'yu aramak için ayrılırlar.Under tiden så har Sakura och Shikamaru delat på sig för att leta upp Naruto.
316 - Aredhel Gondolin'den ayrılır ve Eöl'un yanına gelir.316: Aredhel lämnar Gondolin och möter Eöl.
Sonra odadan ayrılır.Sedan lämnar han rummet.
Almanya’dan ayrılır ve Panama Kanalı yoluyla San Francisco’ya gider.De ska vidare till San Francisco via Panamakanalen.
Life dergisi çalışanı Oliver Jensen ile yaptığı ikinci evliliği de ayrılık ile sonuçlandı.Ett andra äktenskap med fotografen Oliver Jensen slutade också med skilsmässa.
Ağaç kurbağaları 4 alt familya ve 37-39 cinse ayrılır.Lövgrodornas familj delas upp i 4 underfamiljer och 37-39 släkten.
Kazakistan, 2002 yılında AFC'den ayrılıp UEFA'ya üye oldu.2002 gick Kazakstan ur AFC och accepterades i Uefa.
Familya iki alt familyaya ayrılır, Cercopithecinae ve Colobinae.Det finns två underfamiljer, Cercopithecinae och Colobinae.
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.Informellt delas solsystemet ibland in i separata områden.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Hon går argt därifrån.