ayrık ile cümle

ayrık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
ayrık paneldelt område
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.De Heren Elladan en Elrohir van Rivendel zijn onverwacht aangekomen. en wensten ons meteen te spreken.
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.Elladan és Elrohir urak váratlan megérkeztek Völgyzugolyból és azonnal beszélni kívántak velünk.
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.Herrene Elladan og Elrohir af Rivendell ankom uden velkomst, og ønsker at tale med os med det samme.
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.Os Lordes Elladan e Elrohir de Rivendell chegaram de surpresa, e quiseram falar conosco logo.
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.Pánové Elladan a Elrohir z Roklinky nečekaně dorazili a přáli si s námi okamžitě neprodleně mluvit.
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.Pánovia Elladan a Elrohir z Vododolu nečakane dorazili, a priali si s nami okamžite hovoriť.
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.Panowie Elladan i Elrohir z Rivendell przybyli nieoczekiwanie i chcą z nami natychmiast porozmawiać.
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.Wir haben unerwarteten Besuch: die Herren Elladan und Elrohir aus Bruchtal wünschen uns sofort zu sprechen.
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir Geldiler, ve bizle bir an önce konuşmak istiyorlar.Владыки Элладан и Элрохир из Ривенделла прибыли нежданно и пожелали говорить с нами сразу же.
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve ElrohirLord Ellandan e Lord Elrohir da Gran Burrone sono arrivati qua inaspettatamente,
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve ElrohirLos Lords Elladan y Elrohir de Rivendel
Ayrıkvadiden Elladan efendi ve Elrohir火急の用件でお見えです
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.A Rivendell, donde el niño no muera Y donde todavía ondea en alto la bandera.
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Da Gran Burrone, dove la bandiera sventola ancora alta.
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Do Rivendell, gdzie dorasta chłopiec I gdzie wciąż sztandar wysoko łopocze.
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Do Roklinky, kde chlapec prodlívá a prapor náš stále ve větru vlá.
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Do Vododolu, kde chlapec pretrváva A zástava stále veje vo výške.
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.La bannière est toujours debout."
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Naar Rivendel waar de jongen rust En de vlag nog steeds de hemel kust
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Nach Bruchtal, wo der Junge liegt, Und das Banner noch in den Höhen fliegt...
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Para Rivendell onde o menino deve ficar E onde a insígnia ainda tremula no alto.
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Til Rivendell hvor drengen nu hviler. Og hvor Banneret stadig vejer i vinden.
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Völgyzugoly, ahol a fiú fekszik <i>és ahol a zászló még mindig magasan lobog.</i>
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.Στο Σχιστό Λαγκάδι όπου αναπαύεται το αγόρι Και όπου το λάβαρο ακόμα κυματίζει ψηλά.
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.В Ривенделле, где отрок лежит, И над землей стяг наш гордо парит...
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.王旗のはためく下で
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.각기 다른 부지에 작업을 해야했습니다. 각각 부지가 건물에 비하면 아주 아주 작았죠.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.Precisámos de trabalhar em três locais diminutos, todos muito mais pequenos do que o tamanho do edifício.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.We moesten werken op 3 discrete sites. Elk van hen veel kleiner dan de grootte van het gebouw.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.Всъщност трябваше да работим на три отделни места, всички далеч, далеч по-малки от размера на сградата.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.Ми мали працювати на трьох окремих майданчиках, кожен з яких був меншим за розміром, ніж сама будівля.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.בשלושה אתרים שונים, כולם קטנים בהרבה מגודל הבניין.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.بثلاثة مواقع منفصلة كل منها بشكل جيد، جيد بشكل أصغر من حجم المبنى.
Buradaki mermerin bir kısmı gerçekten çok derin oyulmuş, örneğin kolu arkadaki parçadan tamamen ayrık.Niektóre elementy są głęboko rzeźbione, na przykład jej ramiona są całkowicie oderwane od tła.
Buradaki mermerin bir kısmı gerçekten çok derin oyulmuş, örneğin kolu arkadaki parçadan tamamen ayrık.Детали высечены так сильно, к примеру ее руки полностью отдалены от заднего плана.
Buradaki mermerin bir kısmı gerçekten çok derin oyulmuş, örneğin kolu arkadaki parçadan tamamen ayrık.Місцями різьблення дуже глибоке. Наприклад, її руки на задньому плані зовсім не видно.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.Ebben a leckében feltételezzük, hogy minden esemény diszkrét sőt mitöbb: bináris.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.In der kompletten Lektion gehe ich davon aus, dass jedes Ereignis diskret, genauer gesagt binär, ist.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.In tutta questa lezione assumeremo che ogni evento è discreto - infatti, è binario.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.Počas tejto lekcie budem predpokladať, že každá udalosť je diskrétna - v skutočnosti binárna.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.Tout au long de cette unité je vais assumer que chaque évènement est discret, en fait, c'est binaire.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.V této lekci budu předpokládat, že každá událost je diskrétní- ve skutečnosti binární.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.W trakcie tego wykładu założę, że każde zdarzenie jest dyskretne, a właściwie binarne.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.В този раздел, ще приема, че всяко събитие е отделно - всъщност, че е двоично.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.В этой теме мы будем считать, что любое событие дискретно -- по-факту, оно будет бинарным.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.לאורך השיעור אני אניח שכל ארוע הוא בדיד ואפילו בינארי.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.実際には2択です 基礎的な確率の考え方から始めて
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.A klasszikusabb, folyamatos matematikáról a modernebb, diszkrét matematikára.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.Dalla più classica matematica del continuo, alla più moderna matematica discreta.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.Dari matematika klasik, matematika kontinu, ke matematika modern, matematika diskrit
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.De la más clásica, matemática contínua, a una más moderna, matemática discreta.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.De la matematica clasică, continuă, la o matematică mai modernă, o matematică discretă.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.Des mathématiques plus classiques, continues vers des mathématiques plus modernes et discrètisées.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.Duma matemática mais clássica, contínua, para uma matemática mais moderna e discreta.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.Fra det mere klassiske, kontinuerte matematik, til det mere moderne, diskrete matematik.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.Från den mer klassiska, kontinuerliga matematiken, till den mer moderna, diskreta matematiken.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.Klassisemmasta, jatkuvasta matematiikasta, modernimpaan, diskreettiin matematiikkaan.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.전통적인 연속함수를 다루던 수학에서 탈피해서 현대적인 이산수학에 대한 내용을 더 가르쳐야 합니다.
Daha klasik, sürekli matematikten, daha modern, ayrık matematiğe.Od klasične, zvezne matematike, do bolj moderne, diskretne matematike.

İlgili Sayfalar