ayrıcalık ile cümle
ayrıcalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Das ist alleiniges Privileg der Bänker.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Det är ett privilegium som bara bankirerna har.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Dit privilege is enkel voor bankiers.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Ez csak a bankárok kiváltsága.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Questo è un privilegio solo per i banchieri.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Seuls les banquiers disposent de ce privilège.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Tämä on vain pankkiirien etuoikeus.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.To je izključno v domeni bankirjev.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.To je privilegiem pouze bankéřů.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.To jest przywilej tylko dla bankierów.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Αυτό είναι προνόμιο μόνο των τραπεζιτών.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Това е привилегия само на банкерите.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.Эти привилегии есть только у банкиров.
Bu, yalnızca bankacılar için geçerli bir ayrıcalık.هذه الميزة فقط للمصرفيين.
Bu yüzden, gazetecilik ayrıcalık söz konusu.Portanto, a questão dos previlégios no Jornalismo.
Bu yüzden, gazetecilik ayrıcalık söz konusu.Έτσι, το ζήτημα της προνόμιο στη δημοσιογραφία.
Casey Martin'e bir ayrıcalık tanımaktan ziyade, büyük golfçüleri ve PGA'yı aforoz etmek olacaktır.실력있는 골프 선수들과 PGA가 극력 반대했을 겁니다.
Casey Martin'e bir ayrıcalık tanımaktan ziyade, büyük golfçüleri ve PGA'yı aforoz etmek olacaktır.רעיון מאוס עבור אגדות הגולף ועבור ה PGA,
Casey Martin'e bir ayrıcalık tanımaktan ziyade, büyük golfçüleri ve PGA'yı aforoz etmek olacaktır.أكثر لعنة لعظماء الرياضة ولرابطة محترفي الغولف،
Casey Martin'e bir ayrıcalık tanımaktan ziyade, büyük golfçüleri ve PGA'yı aforoz etmek olacaktır.受け入れ難い問題が 著名ゴルファーや PGAにのしかかることになる
Çünkü biz var gücümüzle ayrıcalıklı insanlar için çalışıyoruz.왜냐하면 우리들은 특권층을 위해 일하느라 아주 바쁘기 때문이에요.
Çünkü biz var gücümüzle ayrıcalıklı insanlar için çalışıyoruz.lebo majú plné ruky práce pre privilegovaných ľudí.
Çünkü biz var gücümüzle ayrıcalıklı insanlar için çalışıyoruz.We hebben het te druk met werken voor bevoorrechte mensen.
Çünkü biz var gücümüzle ayrıcalıklı insanlar için çalışıyoruz.משום שאנו עסוקים מדי בעבודה עבור אנשים מיוחסים.
Çünkü biz var gücümüzle ayrıcalıklı insanlar için çalışıyoruz.نظراً لأننا مشغولون جداً بالعمل لمجتمع النخبة
Çünkü biz var gücümüzle ayrıcalıklı insanlar için çalışıyoruz.そこで私は考えました 「建築家と言えども
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Darwin a été très privilégié.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Darwin đã có được những đặc ân to lớn.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Darwin foi um privilegiado.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Darwin miał bardzo łatwo.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Darwin nagyon kiváltságos volt.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Darwin s-a bucurat de multe privilegii.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Darwin sangat beruntung.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Darwin tuvo grandes privilegios.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Darwin visse una vita da privilegiato.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.누리며 살았습니다.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.Дарвин е имал огромни привилегии.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.לדרווין היו זכויות יתר רבות.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.حظي داروين بشرف كبير.
Darwin muazzam ayrıcalıklara sahipti.かなり裕福な家庭で
Dünyaya hakim olamayıp, hükmedemedikleri için ayrıcalık isterler.Ha nem uralkodhatnak maga felett, akkor inkább tökéletesen kirekesztik.
Dünyaya hakim olamayıp, hükmedemedikleri için ayrıcalık isterler.Nếu không thể tách rời và chi phối Cam tâm tiếp nhận sự khác biệt một cách tuyệt đối.
Dünyaya hakim olamayıp, hükmedemedikleri için ayrıcalık isterler.Se non ti possono controllare e comandare, allora cercano di discriminarti il pių possibile.
Dünyaya hakim olamayıp, hükmedemedikleri için ayrıcalık isterler.S'ils ne peuvent pas vous contrôler, ils préfèrent vous exclure de la société.
Dünyaya hakim olamayıp, hükmedemedikleri için ayrıcalık isterler.Walaupun jika tidak bisa mendominasi atau menendang keluar mereka ingin pemisahan
Dünyaya hakim olamayıp, hükmedemedikleri için ayrıcalık isterler.حتى ولو كانوا غير قادرين على الهيمنة أو يتم طردهم , ولكن على الأقل يريدون الإنفصال
Eğer diğer şehirlerdeki insanlarda sokaklara inerse belki ayrıcalıklar için herşey çok geç olacakSi las personas se toman las calles en otras ciudades tal vez las concesiones estan muy tarde.
Eğer diğer şehirlerdeki insanlarda sokaklara inerse belki ayrıcalıklar için herşey çok geç olacakSi les gens manifestent dans la rue dans les autres villes, les concessions sont peut-être trop tard.
Eğer diğer şehirlerdeki insanlarda sokaklara inerse belki ayrıcalıklar için herşey çok geç olacakΕάν διαμαρτυρίες επεκταθούν και σε άλλες πόλεις πιθανόν να είναι πλέον αργά για παραχωρήσεις.
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım!Ak je toto nejaká privilegovanosť, tak by mala byť Shin-Hwa parádne potrestaná!
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım!Als dit voordeel zo groot is, verdient het officiële maatregelen!
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım!Če so tako priviligirani si zaslužijo kazen!
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım!Ha ez a kiváltság túl sok, akkor ez büntetést érdemel!
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım!Jeżeli Shin-Hwa ma tyle przywilei, to zasługują również na dużo obowiązków.
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım!Jika perlakuan istimewa jadi spt ini, diperlukan hukuman seberat2nya!
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım!Nếu đặc quyền là thế, thì nó rất xứng đáng bị trừng phạt.
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım!Om privilegiet är så här mycket, förtjänar de dödsstraff!
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım! Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Daca asta inseamna privilegiu ,merita pedeapsa capitala ,grupul Shin-Hwa ar trebui sa se auto-distruga .
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım! Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Jos etuoikeus on näin paljon, se ansaitsee mahtavan rangaistuksen ShinHwa-yhtiön pitäisi räjäyttää itsensä..
-Eğer özel ayrıcalık buna yöneltiyorsa ciddi bir ceza vermek lazım! Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!특권도 이정도면 사형감이다 신화그룹은 자폭하라..