Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrıcalı ile cümle

ayrıcalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Mutt dotlock ayrıcalıklıBlokada & uprzywilejowana mutt
Mutt dotlock ayrıcalıklıCerrojo privilegiado mutt
Mutt dotlock ayrıcalıklı'Dotlock' do Mutt privilegiado
Mutt dotlock ayrıcalıklıDotlock privilegiato di Mutt
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt dotlock met privilege
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt-dotlock mit Zugriffsrechten
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt dotlock (poufne)
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt dotlock- privilegeret
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt dotlock privilégié
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt dotlock (privilegizált)
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt dotlock (privilegovaný)
Mutt dotlock ayrıcalıklı권한 있는 Mutt dotlock (U)
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt groepsvergrendeling
Mutt dotlock ayrıcalıklıMuttin dotlock etuoikeuksilla
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt skrytý súbor so zámkom privilegovaný
Mutt dotlock ayrıcalıklıMutt ドットロック権限付き(U)
Mutt dotlock ayrıcalıklıPrivilegierat Mutt- punktlås
Mutt dotlock ayrıcalıklıPrivilegirano zaklepanje Mutt s piko
Mutt dotlock ayrıcalıklıΠρονομιούχο Mutt dotlock
Mutt dotlock ayrıcalıklıПривилегирована Mutt блокировка
Mutt dotlock ayrıcalıklıПривилегированная блокировка & Mutt
Mutt dotlock ayrıcalıklıПривилегированная блокировка Mutt
Mutt dotlock ayrıcalıklıПривілейоване блокування, як у програми mutt
Mutt dotlock ayrıcalıklıנעילת Mutt עם זכויות
Mutt dotlock ayrıcalıklıمنهج Mutt dotlock مميز
Nasılsınız? Öncelikle sizinle çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu söylemek isterimE un privilegiu să vă pot ajuta.
Nelson Mandela hükümetinde çalıma onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum.Ho avuto il privilegio e l'onore di lavorare nel governo di Nelson Mandela.
Nelson Mandela hükümetinde çalıma onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum.어쩌다가 넬슨 만델라의 정부를 위해 일하는 영광와 명예를 가졌었지요.
Nelson Mandela hükümetinde çalıma onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum.lehetőséget kaptam Nelson Mandela kormányában dolgozni.
Nelson Mandela hükümetinde çalıma onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum.Po 15 latach, kiedy myślałem, że nigdy nie wrócę, miałem zaszczyt pracować w rządzie Nelsona Mandeli.
Nelson Mandela hükümetinde çalıma onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum.Tôi có sự ưu tiên và vinh dự làm việc trong chính quyền của Nelson Mandela.
Nelson Mandela hükümetinde çalıma onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum.А 15 лет спустя мне выпала честь работать в правительстве Нельсона Манделы.
Nelson Mandela hükümetinde çalıma onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum.היה לי את הזכות והכבוד לעבוד תחת שלטונו של נלסון מנדלה.
Nelson Mandela hükümetinde çalıma onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum.حصلت على إمتياز و شرف العمل في حكومة نلسون مانديلا .
Nelson Mandela hükümetinde çalıma onuruna ve ayrıcalığına sahip oldum.奇跡でした 私たちは一生のうちに
Neyse, o zamandan beri ülkemde 2000'den fazla okula gittiğim için gerçekten ayrıcalıklı olduğumu düşünürüm.글쎄요, 그 다음에는, 방금 저는 제게는 제 나라에 있는 2,000개가 넘는 학교들을 세밀히 조사하는 굉장한 특전이 주어졌었다고 생각했습니다.
Neyse, o zamandan beri ülkemde 2000'den fazla okula gittiğim için gerçekten ayrıcalıklı olduğumu düşünürüm.Azóta, úgyhiszem, abban a kiváltságos helyzetben vagyok, hogy hazám 2.000 iskolájában járhattam
Neyse, o zamandan beri ülkemde 2000'den fazla okula gittiğim için gerçekten ayrıcalıklı olduğumu düşünürüm.Siden den gang, har jeg været virkelig privilegeret at besøge over 2.000 skoler i mit land
Neyse, o zamandan beri ülkemde 2000'den fazla okula gittiğim için gerçekten ayrıcalıklı olduğumu düşünürüm.ומאז, היתה לי זכות מיוחדת ללכת ליותר מ-2000 בתי-ספר במדינתי --
Neyse, o zamandan beri ülkemde 2000'den fazla okula gittiğim için gerçekten ayrıcalıklı olduğumu düşünürüm.حسنا منذ آنذاك، اعتقدت أنني كنت فقط محظوظا حقا للذهاب إلى أكثر من 2000 مدرسة في بلدي --
Neyse, o zamandan beri ülkemde 2000'den fazla okula gittiğim için gerçekten ayrıcalıklı olduğumu düşünürüm.村の学校や国立や私立の学校 名門校など 2000 校以上の 学校を回れたことをとても
O bakımdan bu, var olmanın ayrıcalıklarından biri ve işte başka bir rol, mucit.In dat opzicht is dat een voorrecht. En hier ben ik de uitvinder.
O bakımdan bu, var olmanın ayrıcalıklarından biri ve işte başka bir rol, mucit.In dieser Hinsicht ist es also eines der Dinge, eines der Privilegien, wenn man der
O bakımdan bu, var olmanın ayrıcalıklarından biri ve işte başka bir rol, mucit.În privința asta, ăsta e unul din privilegii, și iată un alt rol, acela de inventator.
O bakımdan bu, var olmanın ayrıcalıklarından biri ve işte başka bir rol, mucit.Jeśli o to chodzi, to właśnie przywilej bycia wynalazcą. A kiedy powiedziałem, że jestem "największym",
O bakımdan bu, var olmanın ayrıcalıklarından biri ve işte başka bir rol, mucit.이런 점에서, 이 것은 제가 발명가로서 또다른 역할을 할 수 있다는 특권이에요. 발명가인거죠. 그나저나, 제가 세계에서
O bakımdan bu, var olmanın ayrıcalıklarından biri ve işte başka bir rol, mucit.Portanto, neste aspeto, este é um dos privilégios de ser... — e aqui está outro papel: o inventor —
O bakımdan bu, var olmanın ayrıcalıklarından biri ve işte başka bir rol, mucit.בהקשר זה, זהו אחד הדברים, זה אחד היתרונות של להיות -- וזהו תפקיד נוסף-- הממציא. ודרך אגב,
O bakımdan bu, var olmanın ayrıcalıklarından biri ve işte başka bir rol, mucit.بهذا الخصوص، فهذا أحد الأشياء أحد فوائد أن تكون مخترعاً، وهنا لدينا دورٌ آخر، وبالمناسبة
O bakımdan bu, var olmanın ayrıcalıklarından biri ve işte başka bir rol, mucit.光栄なことに 発明者という 別の役割が加わりました 先ほども申し上げましたが 私は
Öncelikle sizinle çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu söylemek isterimChci Vám říct, ľe je pocta pro vás pracovat.
Öncelikle sizinle çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu söylemek isterimPer prima cosa, mi lasci dire che e' un privilegio essere qui a darvi una mano.
Öncelikle sizinle çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu söylemek isterim Yaptığınız işe hayranımPrimero, déjenme decir que es un privilegio el poder ayudarlos, realmente admiro lo que hacen.
Öncelikle sizinle çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu söylemek isterim Yaptığınız işe hayranımProszę pozwolić mi podziękować, to zaszczyt móc wam pomagać, podziwiam waszą pracę.
Öncelikle sizinle çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu söylemek isterimΚαταρχήν, επιστρέψτε μου να σας πω πως θεωρώ προνόμιο την δυνατότητα να σας βοηθήσω.
Öncelikle sizinle çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu söylemek isterimВо-первых я хочу сказать - это большая честь для меня, быть вам полезным.
Öncelikle sizinle çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu söylemek isterimあなた方の仕事を尊敬します、と言っておきたい。
Onlar bu dünyanın ayrıcalıklı insanları olduklarını düşünüyorlar.Appartengono a questa specie di persone privilegiate del mondo.
Onlar bu dünyanın ayrıcalıklı insanları olduklarını düşünüyorlar.De tillhör de privilegierade människorna i världen.
Onlar bu dünyanın ayrıcalıklı insanları olduklarını düşünüyorlar.Eles "são do mundo". Do mundo rico.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod