Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrıca ile cümle

ayrıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Biz yabancı turistlere vergi muafiyeti ayrıcalığı veriyoruz.We give foreign tourists the privilege of tax exemption.
Diplomatlara çeşitli ayrıcalıklar tanınır.Diplomats are allowed various privileges.
Öncelikle, beş parasızım, ayrıca, zamanım yok.For one thing, I'm penniless; for another, I don't have the time.
Ayrıca bir araba kiralamak istiyorum.I would also like to rent a car.
Ayrıca hardal almak istiyorum.I'd like to have mustard on the side.
Tom uzundur ve ayrıca güçlüdür.Tom is tall and likewise strong.
Diktatör ayrıcalıklarını istediği kadar kötüye kullandı.The dictator abused his privileges to his heart's content.
Ayrıcalık özel olarak kadın için ayrılmıştır.The privilege is reserved exclusively for women.
Ayrıca, bir profesörle görüşmeliyim.In addition, I have to interview a professor.
Ayrıca on bin yen ödemek zorunda kaldık.We had to pay ten thousand yen in addition.
Ayrıca sos almak istiyorum, lütfen.I'd like to have the sauce on the side, please.
Bisiklete binmek iyi egzersizdir. Ayrıca, havayı kirletmez.Cycling is good exercise. Moreover, it doesn't pollute the air.
Bu bina ayrıca bir bankadır.This building also is a bank.
Bu kredi kartı, bize belirli ayrıcalıklar sağladı.This credit card entitles us to certain privileges.
Ayrıca ketçap almak istiyorum.I'd like to have ketchup on the side.
Ayrıca çok eğlendim.I also had a very good time.
O aç olduğunu söyledi ve sonra ayrıca susuz olduğunu da ekledi.He said he was hungry, and then he added that he was also thirsty.
O yakışıklıdır. Ayrıca sporda iyidir.He is handsome. In addition, he is good at sport.
O, ayrıca hayvanlara karşı naziktir.He was also kind to animals.
O İngilizce okuyor ama ayrıca Almanca okuyor.He is studying English, but he is also studying German.
Onun üyelik ayrıcalıkları vardır.He has the privileges of membership.
O, iki yıllığına yurt dışında eğitim görme ayrıcalığına sahipti.He had the privilege of studying abroad for two years.
Kendisi iyi bir yüzücüdür ayrıca güzel de tenis oynar.He is a good swimmer and also plays tennis well.
O iyi bir yüzücüdür ve ayrıca güzel tenis oynar.He is a good swimmer and also plays tennis well.
O ayrıcalığı istismar etti.He abused the privilege.
Ayrıcalığı kötüye kullanmıştır.He must have abused the privilege.
O sadece kibar değil ayrıca dürüst.She is not only kind but honest.
Ayrıca o çok yoruldu, yürüyemiyor.She was so tired that she couldn't walk.
O güzel ve ayrıca çok zarif.She is beautiful, and what is more, very graceful.
Biz ayrıca ayrı sigara içme bölümü yapmak zorunda kalacağız.We'll also have to create a separate smoking section, won't we?
Ayrıca şirket bilgisi oturumundan sonra bile biz bazen şirket turları düzenleriz.Furthermore, even after the company information session, we sometimes hold company tours.
Ayrıca çeşitlerimizde mercimeğimiz var.We also have lentils in our assortment.
Ona sadece biraz nasihat vermedim, ayrıca onunla oral seks yaptım.I not only gave him some advice, I also gave him a fellatio.
Ayrıca uçan balıklar da var.There are also fish that fly.
Ben bu daireyi seviyorum. Yer iyi ve ayrıca, kira çok yüksek değil.I like this flat. The location is good, and besides, rent is not very high.
Ayrıca,bebeğim sekiz aylık,sağlıklı ve çabucak büyüyor.My baby is also eight months old, is healthy and is growing by leaps and bounds.
Ayrıca krem peyniri krema ile değiştirebilirsiniz.You can also replace the mascarpone with cream.
Ödevsiz hak, ayrıcalıktır.A right without a duty is a privilege.
O ayrıca Çince öğrenimi yapıyor.He studies Chinese as well.
Ayrıca ülkeyi birleştirmeye yardım ettiler.They also helped unite the country.
Onlar ayrıca dini özgürlük sözü verdi.They also promised religious freedom.
Ayrıca ahşap ve ahşap ürünleri sattılar.They also sold wood and wood products.
Onlar ayrıca ay kayaları ve toprağı topladı.They also collected moon rocks and soil.
Onlar ayrıca eti ve sütü için hayvanlar besledi.They also raised animals for meat and milk.
Onun ayrıca çok sayıda işçiye ihtiyacı var.He also needs many workers.
Ayrıca güçlü bir dış politika sözü verdi.He also promised a strong foreign policy.
Ayrıca başka bir nedeni vardı.There also was another reason.
Birçok kişi ayrıca onun bir deli olduğunu düşünüyordu.Many people also considered him a madman.
Oyun sırasında, aniden yağmur yağmaya başladı ve ayrıca gök gürledi.During the game, it suddenly began to rain and it thundered, too.
Ayrıca Piotr ve Lech de iyi arkadaşlardır.Also Piotr and Lech are good friends.
Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.Also Felicja has blonde straight hair.
Burnum gerçekten büyük ve ayrıca çarpık.My nose is really big, and it's crooked as well.
Tom yüzümü kara çıkardı ve ayrıca Mary'nin yüzünü de kara çıkardıTom let me down and he also let Mary down.
Ona sadece tavsiye vermedim ayrıca bir bisiklet de verdim.I didn't only give him advice, but a bicycle as well.
O sadece okulda ders vermedi, ayrıca romanlar yazdı.He didn't only teach at school, he also wrote novels.
Fiyat düşük ama ayrıca kalite çok iyi değil.The price is low, but then again, the quality isn't very good.
Ayrıca diğer tarafı da dinlemelisin.You should also listen to the other side.
O sadece koşmakta iyi değildir, ayrıca şarkı söylemekte de iyidir.She is not only good at running; she is also good at singing.
Kız kardeşim ayrıca en iyi arkadaşımdır.My sister is also my best friend.
Ayrıca uluslararası şirketlerde full-time çalışma deneyimi de var.He also has experience working fulltime for international companies.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod