ayrı ile cümle
ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin neden ayrıldığını öğrenmeye çalışacak.Tom is going to try to find out why Mary left.
Sınıftan ayrılan son kişi Tom'du.Tom was the last one to leave the classroom.
Tom ayrıntıları daha sonra Mary'ye verecek.Tom is going to give Mary the details later.
Mary dün erkek arkadaşından ayrıldı.Mary broke up with her boyfriend yesterday.
Mary erkek arkadaşıyla ayrılmayı planlıyor.Mary plans to break up with her boyfriend.
Ayrılmadan önce bana temizlememde yardımcı olur musun?Can you help me clean up before you leave?
Tom'un ne zaman ayrılmak istediğini düşünüyorsun?When do you think Tom will want to leave?
Tom muhtemelen yakında ayrılıyor olacak.Tom is probably going to be leaving soon.
Tom Mary'den ayrılmasını istemesi gerektiğini düşünüyordu.Tom thought he should ask Mary to leave.
Tom pazartesi sabahı erken saatlerde Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston early on Monday morning.
Tom, Mary'ye erken ayrılması gerektiğini söyledi.Tom told Mary he needed to leave early.
Tom'un karısından ayrılacağını sanmıyorum.I don't think Tom would leave his wife.
Tom, Mary ayrılırsa çok üzülür.Tom will be very sad if Mary leaves.
Tom gruptan ayrılmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to quit the band.
Tom birkaç gün içinde ayrılacak.Tom is going to leave in a few days.
Tom ayrılmaya hazırlanıyordu.Tom has been getting ready to leave.
Tom gruptan ayrılmak istediğini söylüyor.Tom says he wants to quit the band.
Tom otuz yaşındayken Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston when he was thirty.
Mary'nin erkek arkadaşı ondan ayrıldı.Mary's boyfriend broke up with her.
Tom, Mary'ye ayrılmak istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted to leave.
Tom başka ayrıntıları olmadığını söyledi.Tom said he had no other details.
Tom bütün gün odasından ayrılmadı.Tom hasn't left his room all day.
Mary, erkek arkadaşından ayrıldı.Mary broke up with her boyfriend.
Tom yarın sabah ayrılacak.Tom will leave tomorrow morning.
Tom bu sabah Avustralya'dan ayrıldı.Tom left Australia this morning.
Tom pazartesi günü ayrılacak.Tom is going to quit on Monday.
Tom ve Mary zaten ayrıldı.Tom and Mary have already left.
Tom bu gece ayrılacak.Tom is going to leave tonight.
Tom yaklaşık 2.30 da burada ayrıldı.Tom left here at about 2:30.
Tom bugün ayrılmayacak.Tom won't be leaving today.
Tom, Mary'ye ayrılmamasını söyledi.Tom told Mary not to leave.
Tom asla ayrılmayacak.Tom is never going to quit.
2.30'da Tom'un evinden ayrıldım.I left Tom's house at 2:30.
Tom'un evinden saat 2.30'da ayrıldım.I left Tom's house at 2:30.
Tom Boston'dan ayrılmak istiyor.Tom wants to leave Boston.
Tom erken ayrılmazdı.Tom wouldn't leave early.
Tom yarın ayrılmayacak.Tom won't leave tomorrow.
Tom hâlâ ayrılmak istiyor.Tom still wants to leave.
Tom ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to leave.
Tom, 2013'te Boston'tan ayrıldı.Tom left Boston in 2013.
Tom, saat 02.30'da işten ayrıldı.Tom left work at 2:30.
Mary ile ayrılmayı planlıyorum.I plan to break up with Mary.
Tom'un erken ayrılacağından eminim.I'm sure Tom will leave early.
Babam ve ben altmış yıldır ayrıyız.Dad and I are sixty years apart.
Tom ve Mary gelecek sene ayrılıyorlar.Tom and Mary are leaving next year.
Tom saat 2.30'da ayrılmayı planlıyor.Tom is planning on leaving at 2:30.
Hem Tom hem de Mary'nin okuldan ayrıldığını duydum.I've heard that both Tom and Mary have dropped out of school.
Sanırım Tom muhtemelen yarın ayrılacak.I think Tom is likely to leave tomorrow.
Hem Tom'un hem de Mary'nin yarın ayrılmak zorunda olduğunuı biliyorum.I know both Tom and Mary have to leave tomorrow.
Tom ve Mary'nin ikisinin de yarın ayrılmak zorunda olduğunuı biliyorum.I know Tom and Mary both have to leave tomorrow.
Hem Tom hem de Mary'nin zaten Boston'dan ayrıldığını biliyorum.I know both Tom and Mary have already left Boston.
Tom ve Mary'nin ikisinin de zaten Boston'tan ayrıldığını biliyorum.I know Tom and Mary have both already left Boston.
Hem Tom'un hem de Mary'nin okuldan ayrıldıklarını duyuyorum.I hear that both Tom and Mary have dropped out of school.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de okuldan ayrıldıklarını duyuyorum.I hear that Tom and Mary have both dropped out of school.
Tom, Mary'nin yarın sabah ayrılmayacağını söyledi.Tom said that Mary wasn't going to leave tomorrow morning.
Tom planlanladığından bir gün daha erken ayrılacak.Tom is going to leave a day earlier than he'd planned to.
Tom yarın sabah ayrılmayacağını söyledi.Tom said that he wasn't going to leave tomorrow morning.
"Tom burada mı?" "Hayır, birkaç dakika önce ayrıldı.""Is Tom here?" "No, he left just a few minutes ago."
Tom, Mary'den ayrıldıktan sonra numarasını değiştirdi.Tom changed his number after breaking up with Mary.
Tom 2.30'da ayrılan otobüse binecek.Tom is going to take the bus that leaves at 2:30.